Ana içeriğe geç
Sözlük

fayda ile cümle

fayda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Her gün sebze yememiz faydalıdır.Este bine să mâncăm legume în fiecare zi.
Faydalı olmak istiyorum.Vreau să fie util.
O, kibarlığından faydalandı.Ea a profitat de bunătatea lui.
O, kibarlığından faydalandı.El a profitat de amabilitatea ei.
Doğal kaynaklarımızdan faydalansak iyi olur.Ar fi bine dacă am profita de resursele noastre naturale.
Onun faydalı olacağını düşünüyor musun?Crezi că ar fi utilă?
Camera lucida ile çalışırken siyah kâğıt kullanmak ve beyaz kalem ile çizmek faydalıdır.Ezért camera lucida használatakor célszerű fekete papírt használni, és fehér ceruzával rajzolni.
Kemiklere de faydası vardır.Értékesek a mellékoltárok is.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.A légzési fizioterápia hasznossága a tüdőgyulladás kezelésében még nem bizonyított.
NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'ne, ABD başkenti Washington, DC'ye yakınlığından faydalanmaktadır.A Goddard Space Flight Center (GSFC) a NASA egyik vezető űrközpontja Washington D. C. közelében.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.A hányásgátló gyógyszer gyermekeknél hatásos lehet a hányás kezelésében.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.A nagynyomású oxigénkezelés az egyéb, hagyományos kezelési módok hasznos kiegészítője lehet.
Buna herkesin şaşkınlığından faydalanan Leporello hemen oradan kaçar.Mindenki úgy meglepődik, hogy Leporello el tud menekülni.
Homeopati'nin plasebo etkisi dışında bir faydası olduğu bilimsel ve klinik olarak kanıtlanamamıştır.A homeopátia placebohatáson túli hatásosságát tudományos és klinikai vizsgálatok nem támasztják alá.
Bu reaksiyon faydalı veya zararlı olabilir.Ezek az események lehetnek hasznos, vagy károsak az országra nézve.
Bu bir anlamda, fayda teorisinin 18.-19. yüzyılda gelişeceğinin bir habercisi idi.Bizonyos értelemben ez már előrejelezte a hasznossági függvény 18-19. századi kialakulását.
Bu rekabet benim için de faydalı olacak.Mindez ugyancsak jól jön a verseny során.
Çocukların Zihinsel gelişimine çok faydalıdır.Tapasztalatok a gyermekek szellemi képességeinek fejlődéséről.
İnternet gerektiren özelliklerden faydalanamazsınız.Az ingatlanállomány jellemző tulajdonságainak ismeretére nincs szükség.
İnsana fayda sağlamak.Emberi fogyasztásra alkalmas.
Gene de daha ayrıntılı çalışmalara başlangıç olarak faydalı sayılırlar.Mindazonáltal hasznos kiindulási szempont a vizsgálatokban.
Askerler yaptıkları taarruzların anlamsız ve faydasız olduğunu düşünmekteydiler.House szerint a társasági szabályok haszontalanok és nélkülözik az értelmet.
Bu savaşların ardından oluşan siyasi durumdan faydalanarak siyasi ve ekonomik egemenliğini geliştirmiştir.A politikai és nemzetiségi konfliktusok ellenére a gazdaság fejlődött.
Oldukça da faydasını gördü.Bu arada petrol çıkarma ve taşıma işlerinde yenilikler yaptı.Közli, nem jóságból tette, egyszerűen benzint akar cserébe.
Güvenilir kaynaklardan faydalanarak gelişmesine yardımcı olabilirsiniz.A bővítésében megbízhatóan forrásolt elemekkel segíthetsz.
Ağrılı bölgeye masaj yapılması da faydalıdır.Fájdalmas menstruáció esetén is használható.
Değerli, faydalı ya da güzel şeyler vardı.Rengeteg szépet, jót és hasznosan tanultam tőle.
Ahmet Mithat Efendi, sözlü halk hikâyeciliğinden eserlerinde bol bol faydalandı.Mitracsek úr elfuserált életének hiteles története.
Etinden ve sütünden faydalanılır.Másrészt a húsát és tejét hasznosítják.
E-posta ile abone olunarak faydalanılan bir hizmettir.Az ajánlott szolgáltatás egy postai többletszolgáltatás.
Öncelikle, savaş öncesi tecrübelerinden faydalandı.Itt szerezte első tapasztalatait a háborúról.
Bunun faydasını uzun vadede görürsünüz.És ez idő alatt előnyre tehet szert.
Haftaiçi sabah 2’ye kadar, haftasonu sabah 3’e kadar bu hizmetten faydalanabiliyorsunuz.Reggel 9-től másnap hajnali 3-ig használható.
USPSTF, bu testin potansiyel faydalarının beklenen zararlarına üstün olmadığı kararına varmıştır.Az elkövetés szempontjából nincs jelentősége annak, hogy ez a remélt haszon megszerzésre került-e.
Böylece tüketici sadece bir mal alarak faydasını maksimize etmez.Még a becstelenség sem nyomhatja el a profit fényét.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.A CURB-65 (jobbra ZULV-65) pontozás hasznos segítség a felnőtt betegek beutalásáról való döntésben.
Bu yöntem hastaların yüzde 40’ında fayda sağlamıştır.A kezelés az esetek 50%-ban hatásos.
ISDN abonesi olmanın faydası nedir?A magyar kiadás ISBN száma.
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.Yhteiskunnalliset erot voivat perustua vain yleiseen etuun.
Uranyum içeriğinin belirlenmesinde bu durumdan da faydalanılmaktadır.Tämäkin tulee ottaa huomioon kun arvioidaan uraanin riittävyyttä.
Aynı zamanda da gruba çok faydası vardır.Kreider ei myöskään käytä kokoaan kovin paljon hyväksi.
Buna karşın mahallenin ekonomisine faydası yoktur.Taloudellisesti siirtokunnasta ei kuitenkaan tullut kannattava.
Zararı yok etmek, fayda sağlamaktan iyidir.Väärin tehty suolaliuos on enemmän haitaksi kuin hyödyksi.
Kemiklere de faydası vardır.Myös leukoja on käytetty hyödyksi.
2030'a kadar sağlayacağı fayda toplam 30 milyar euro olarak saptanmıştır.Mahdollisiksi säästöiksi arvioidaan jopa 10 miljardia euroa vuoteen 2030 mennessä.
Temel faktörün ağırlık olduğu uçaklar büyük fayda göreceklerdir.Myös planeettojen painovoimaa voi käyttää hyödyksi.
Faydacılığı eleştirenler bu görüşün birkaç problemi olduğunu söylemişlerdir.Problemaattiset arvostelmat väittävät vain, että jokin on mahdollista.
Ekonomik: Faydalı olan şeyler ile ilgilenenler.Toimeksianto; Asioita joita kannattaa pitää mielessä.
Bunların tecrübelerinden faydalandı.Olemme oppineet tämän kokemuksistamme.
Ancak bu fayda kısa vadelidir.Onni on kuitenkin lyhytaikaista.
Çaylar ve dereler yaz aylarında kurumakta sulamaya bir faydası olmamaktadır.Sorsia tai kaupunkilintuja ei saa ruokkia kesällä.
Butterflix ve Tynix'i kazanmak için bu taşlardan faydalanmışlardır.Tämän tuotantokauden voimamuodot ovat Butterflix ja Tynix.
Bu durumdan faydalanarak kendini "Tüm Rusya'nın Çarı" ilan etti.Hän nimitti itsensä ”Koko Venäjänmaan suuriruhtinaaksi”.
Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur.Tällöin voidaan vertailla ja laskea yhteen eri ihmisten hyötyjä.
Toplumsal refah, toplumun genel faydalanırlık (İngilizce: utilitarian) durumu ile ilgilenir.Ihmiset ovat taipuvaisia hyväksymään asiat, jotka hyödyttävät yhteiskuntaa eli yleistä hyötyä.
Fakat Filaret bu durumdan faydalanarak kendi hesabına çalışmıştır.Filotas piti kuitenkin asian omana tietonaan.
Şeker hastalarına faydalıdır.Opas potilasohjeiden tekijöille.
Ancak bu aşıdan toplumun sadece çok küçük bir kısmı faydalanabilmektedir.Hyvät puolet hyödyttivät kuitenkin vain pientä osaa kansalaisista.
Antik çağlardan beri gerek inşaat malzemesi, gerekse süs eşyası olarak camdan faydalanılmaktadır.Sodan aikana osa entisestä veturitallista purettiin tiiliä tarvittaessa.
Son dönemlerde ada artan turizmden faydalanmaya başlamıştır.Seuraavaa kautta varten Saarinen harjoitteli kovaa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod