Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur.Jde o relativní hodnotu sloužící k porovnání úspěšnosti různých jedinců.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.Přetlaková kyslíková terapie může být užitečným doplňkem tradičních způsobů léčby.
Ekonomik: Faydalı olan şeyler ile ilgilenenler.Aspoň ti, kteří je aktivně využívají . .
Antibiyotik kaynaklı ishalin önlenmesi ve tedavisinde de faydalı olabilirler.Mohou být rovněž prospěšná při prevenci a léčbě průjmu po užití antibiotik.
Dünya çapında neredeyse bütün havayolları şirketleri bu şirketin hizmetlerinden faydalanmaktadır.Letiště využívajá téměř stovka leteckých společností z celého světa.
Çocukların Zihinsel gelişimine çok faydalıdır.Velmi vnímavé jsou při svém vývoji děti.
Serin havalarda bir kazak giydirilmesi faydalıdır.Pro běhání v chladném počasí se musí člověk vhodně obléci.
Bu olaylardan faydalanan Arnavutluk da bağımsızlığını ilan etti.Norové této situace využili a vyhlásili nezávislost.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Prospěšnost fyzioterapie hrudníku v případě onemocnění pneumonií zatím nebyla prokázána.
Halkın geneli günümüz teknolojilerinden faydalanabilmektedir.Ale umí maximálně využít stávající technologie.
Ancak, 3. evre hemoroidlerde uzun vadeli faydaları lastik bant ligasyonuna göre daha çoktur.U osob s hemoroidy stupně 3 však v porovnání s podvazováním gumovými pásky představuje dlouhodobý přínos.
Şirket ABD'nin o zaman içinde bulunduğu ekonomik krizden de faydalanarak çok hızlı bir şekilde büyümüştür.Velká vládní podpora souvisela také s tehdy v USA probíhající krizí společnosti.
Ateşin içinden gelen bir kimse çok faydalı olacaktı.Hlavním důvodem by mohl být přínos ohně.
He 111'in geliştirilme sürecinde, bu prototipten faydalanılmıştır.Při stavbě T 111 byly v plné míře využity zásady tatrovácké koncepce.
Öncelikle, savaş öncesi tecrübelerinden faydalandı.Zde získával první válečné zkušenosti.
Komplike vakalarda veya tedavinin başarısız olduğu durumlarda bir idrar kültürü faydalı olabilir.V komplikovaných případech nebo při neúspěšné léčbě může být vhodný rozbor moči.
Ordinal Fayda Teorisinden temel farkı, faydanın ölçülebilir olduğu varsayımına dayanmasıdır.Kardinalistická teorie měření užitku předpokládá, že užitek je přímo měřitelný.
Fakat Filaret bu durumdan faydalanarak kendi hesabına çalışmıştır.Karel Robert byl však rozhodnut tuto situaci využít ve svůj prospěch.
Epifanyalı İoannes'un eserlerinden faydalanmıştır.Oranžského vypálila Newry.
Bir kere, en basit faydası nesillerin devamında.Nejčastější a na uspořádání nejjednodušší akce.
Savunma mekanizmalarının sağladığı fayda geçicidir.Zajímavý je jeho způsob obrany.
Greek House aynen bir özel mülke benzer ama ilişkilerinden daha fazla faydalanırsın.Řecká společnost je sice spíše konzervativní, ale ve vztahu k problematice se zlepšuje.
Bu reaksiyon faydalı veya zararlı olabilir.Mohou být prospěšní nebo nebezpeční.
Ancak Pr'ı ( PageRank ) yüksek olan sitelerden link almak daha faydalıdır.Cosinus je delší slovo, proto mu stačí strana blíž přeponě (přilehlá).
Diğer dini azınlıklara verilmeyen ayrıcalıklardan faydalandılar.Právy jiných menšin se přímo nezabýval.
Bazı bulgular maske takmanın da faydalı olduğunu göstermektedir.Maska samozřejmě slouží i k obraně.
Özellikle İtalayan ticaret şehirleri bu tedbirlerden büyük faydalar gördüler.V ohnisku jeho pozornosti se nacházeli zejména italští velkostatkáři.
Faydacılığı eleştirenler bu görüşün birkaç problemi olduğunu söylemişlerdir.Kritici našli mnoho problémů ohledně této teorie.
Buna rağmen bu kaynaklarda da faydalı bilgiler bulmak mümkündür.Zároveň ale mohou být cenným zdrojem poznání.
Okaliptus ağaçları ise günde ortalama 400 litre su harcadıklarından bataklıkları kurutmada faydalıdırlar.Navíc, ložiska by byla i při průměrné těžbě 3 miliony barelů denně schopna vydávat ropu a živice po 400 let.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.Antiemetika mohou být účinná při léčbě zvracení u dětí.
Yüksek sorumluluğun faydaları açıktır.Výhody vysoušecích prostředků jsou jasné.
Bunların tecrübelerinden faydalandı.Ona doufá, že se z této zkušenosti poučila.
Kullanılan şifreleme tekniğine göre elde edilen bu yarım bilgi faydalı ya da faydasız olabilir.Poznání získané tímto způsobem může být platné nebo neplatné.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Milostivenia Domnului tău este mai bună decât ceea ce ei adună.
Ehl-i kitaptan olanlar, ölümlerinden önce gerçeği öğrenip inanacaklar, fakat bunun faydası olmayacaktır.The Battles for Scripture and the Faiths We Never Knew (în engleză).
EPSA bilgi kitapçığı, Avrupadaki eczacılık öğrencileri ile ilgili faydalı bilgileri içerir.Scrisoarea Informativă EPSA conține informații relevante și folositoare pentru studenții farmaciști europeni.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.Oxigenarea hiperbarică poate fi folositoare pe lângă tratamentele tradiționale.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.Scorul CURB-65 este util pentru a stabili dacă adulții necesită internare.
Komplike vakalarda veya tedavinin başarısız olduğu durumlarda bir idrar kültürü faydalı olabilir.În cazurile complicate sau în cele în care tratamentul nu a reușit, poate fi utilă o urocultură.
Bu alanda büyükbaş hayvanların sütünden ve etinden faydalanılmaktadır.Aspecte pozitive: este folosită blana lor și carnea de către populația din acea zonă.
ISDN abonesi olmanın faydası nedir?Pentru ce se acorda finantare ISPA?
Faydalı olabilecek bir dizi tedavi mevcuttur.Există o serie de tratamente ce pot fi utile.
Direnç eğitimi de faydalıdır ve en etkili yöntem, her iki egzersiz türünün birlikte yapılması olabilir.Fitness-ul este și el util, iar combinarea celor două tipuri de exerciții fizice poate fi foarte eficientă.
Bu göçün faydalı yönleri de yok değildi.Nu are niciun rost acest subterfugiu.
Steroidler de faydalı olup (vizköz lidokain gibi).Steroizii sunt de asemenea utili, și de asemenea lidocaina vâscoasă.
Sivrisineklerin sayısının azaltılması ve ısırmalarından kaçınmak da faydalı olabilir.Exerciții de stretching și de consolidare a musculaturii pot fi și ele utile.
Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur.Astfel poate fi comparată eficiența diferitelor țări.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.Antiemeticele pot ajuta la tratamentul vomismentelor la copii.
Gece karanlığından faydalanan Hamidiye, sorunsuz bir şekilde denize açıldı.Forțele adormite din adâncul mării le-au venit, în mod neașteptat, în ajutor.
Ekonomik: Faydalı olan şeyler ile ilgilenenler.Oameni de seamă : economiști.
Değer= Faydalar – Maliyetler.Acestea sunt: Analiza cost/beneficiu.
EPROM çok büyük faydalar sağlıyordu.Antanta avea toate avantajele.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Utilitatea fizioterapiei respiratorii nu a fost încă stabilită.
Streptokok farenjiti olan bir kişide Antibiyotikler faydalı olabilir.Antibioticele pot fi utile în cazul unei persoane cu faringită streptococică.
Gene de daha ayrıntılı çalışmalara başlangıç olarak faydalı sayılırlar.Este prea devreme pentru a oferi vreun detaliu specific.
Oysa herkes bu kasetlerin gelecek nesiller için faydalı olabileceği görüşündedir.Este posibil ca aceleași persoane să fie surse utile și pe viitor.
Gaskonya çok faydalı olan tuz ve şarap üretiyordu.Acestea dădeau un vin foarte bun și sănătos.
Şirketimiz internetten faydalanmaktadır.Compania noastră se foloseşte de internet.
Fırsattan tam olarak faydalandı.El a profitat din plin de oportunitate.