Ana içeriğe geç
Sözlük

fayda ile cümle

fayda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu göçün faydalı yönleri de yok değildi.No solo esta planta tuvo problemas.
Buna rağmen bu kaynaklarda da faydalı bilgiler bulmak mümkündür.Aun así, se puede tomar una imagen útil de los mismos.
Fakat diğer Harezmşahlar bu keşmekeşten faydalanmayı fırsat bildiler.Fue una oportunidad para que otros desarrolladores descubrieran la nueva aplicación.
WiMAX ve Flarions FLASH-OFDM tekniklerinden faydalanılarak geliştirilmiştir.El Qualcomm Flarion Technologies móvil Flash-OFDM.
Polatlı'nın neredeyse bütün imkanlarından faydalanılmaktadır.De esta manera se estarían utilizando casi completamente las capacidades de las capas.
Toplamda ise, üniversite öğrencileri kentteki 8 ayrı spor merkezinden faydalanabilmektedir.Es así como todos estos centros se agruparon dando lugar a 8 instituciones educativas en el municipio.
Sacrobosco, kendi kitabını yazarken bu eserden faydalanmıştır.Gómez continuó, ya que está en dicho libro.
Maddenin eylemsizlik özelliğinden faydalandığını belirtti.Dijo que se sentía ningún beneficio del tratamiento.
Bir doğru teorisi olarak ise faydacılık neticecidir (consequentialist).Si un monomio carece de signo, equivale a positivo (+).
Birçok önemli keşifler paleosismoloji tekniklerinden faydalanılarak yapılmıştır.La Paleoclimatología emplea multiplicidad de técnicas para deducir paleoclimas.
Gölün oluşumunun, Geç Senozoik'in jeolojik yaşına ait bir jeolojik fayda meydana geldiği düşünülmektedir.La formación del lago se cree que ocurrió por una falla geológica ocurrida en el cenozoico tardío.
Parçaların özgün yapısına yeni akorlar ekleyerek doğaçlamalarında her ikisinden de faydalanıyordu.Los dos nuevos miembros se integran perfectamente, involucrándose incluso en la composición de nuevos temas.
Eşler arasındaki ilişki ilk olarak yararcı, faydacı, bir yaklaşımdır.Lo positivo a nivel práctico será lo útil, eficaz y constructivo.
Gümrük vergisi uygulamasının faydaları ve sakıncaları vardır.22.- Aprobación y vigencia de las tarifas Art.
Ona göre tüm bilgelik artık faydasızdır.De hecho toda la ciencia señala al hecho de que no es para nada sensato.
Yaşarsa faydalı yaşar.Vale la pena vivir.
Söyleyecek başka bir şeyin yoksa bana "Merhaba, nasılsın?" demenin hiçbir faydası yok.È inutile che tu mi dica "Ciao, come stai?" se poi non hai altro da dirmi.
Birbirimizi suçlamak faydasız, çözüm bulmalıyız.È inutile incolparci l'un con l'altro, dobbiamo trovare una soluzione.
Aşırılık durumunda ise faydalar zarara dönmektedir.Rincorrono i nemici affliggendo danni esorbitanti.
Parmak izi yanında bunlardan da faydalanılmaktadır.Per fare ciò, bisogna usare le sue impronte digitali.
Bu kanundan faydalanan birçok kişi Kuzey Afrika ve Türkiye'deki dindaşlarına katıldı.Molti, avvalendosi di questo permesso, seguirono i propri correligionari in Africa e in Turchia.
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.Le distinzioni sociali possono basarsi solo sull'utilità comune".
1970'li yıllarda Maruni cemaati, Lübnan’ın geleneksel sisteminden en çok faydalanan kesimdi.Negli anni settanta, la comunità maronita è la principale beneficiaria del sistema confessionale libanese.
11 Mayıs 1933 tarihinde babasının Kral oluşundan faydalanarak ülkenin veliaht-prensi oldu.L'11 maggio 1933 è stato nominato principe ereditario da suo padre.
Güvenilir kaynaklardan faydalanarak gelişmesine yardımcı olabilirsiniz.Puoi aiutarci espandendolo con le fonti affidabili.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.Il punteggio CURB-65 è utile per determinare la necessità del ricovero negli adulti.
Hatta bazı durumlarda daha uzun süreli faydaları da olmuştur.Alcuni benefici, talvolta, permangono più a lungo.
Bu kılcıklar sayesinde öğütülmüş olarak gelen besinlerin faydalı kısımları emilerek kana verilir.Egli invece, va a comprare dei calderoni rubati, che poi rivende a suo vantaggio.
Güvenilir kaynaklardan faydalanarak gelişmesine yardımcı olabilirsiniz. ^Puoi aiutarci espandendola con le fonti affidabili.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.L'utilità della fisioterapia respiratoria nella polmonite non è ancora stata determinata.
Portekiz ekonomisi, Müslüman devletlerle olan komşuluk durumundan oldukça faydalanmıştı.Ciononostante, l'economia portoghese beneficiò del commercio con alcuni stati islamici confinanti.
TaM'a bağlı olan ulaşım araçlarının tümüne abone olunarak çeşitli indirimlerden faydalanılabilinir.Per quanto riguarda le dotazioni di sicurezza, la vettura offre soluzioni avanzate comuni a tutta la gamma.
Bunun buzlanmayı, paslanmayı ve çürümeyi önleme gibi faydaları vardır.Come tagliare il ghiaccio, trasportarlo e conservarlo.
Vert tarzında ise daha geniş tekerlerin kullanılması daha faydalıdır (genellikle 55–65 mm).È caratterizzato da lunghe pagine verticali (solitamente 55-56 centimetri, o più).
Streptokok farenjiti olan bir kişide Antibiyotikler faydalı olabilir.Una biopsia di un linfonodo può rivelarsi utile.
Nanoteknoloji araştırmalarına eğilimler, virüslerden çok yönlü faydalanılmasına kapı aralamaktadır.Le attuali ricerche nel campo delle nanotecnologie promettono di rendere molto versatile l'utilizzo di virus.
Bunun için kalite kontrol birimlerinden faydalanmak mümkündür.Forse ebbe modo di lavorare tra i miniatori di corte.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.Farmaci antiemetici possono essere utili per il trattamento del vomito nei bambini.
Fakat burada komünistler onların yapacağı bir köprüden faydalanmak isterler.Intanto i giapponesi incominciano a far costruire il ponte da loro progettato.
He 111'in geliştirilme sürecinde, bu prototipten faydalanılmıştır.Per aumentarne la conoscenza, la C113 veniva esposta in fiere.
Burada fayda birçok farklı şekilde yorumlanmıştır.L'amore vi è trattato in più modi.
Daha faydacı bir ders Edmond de Goncourt tarafından çıkarıldı.Questa raccolta fu largamente usata dai fratelli Edmond e Jules de Goncourt.
Fındık, kalp ve damar sağlığı açısından çok faydalıdır.Il fiele, il cuore e il fegato possano essere utili medicamenti".
Dragoon planının sunmuş olduğu faydalardan biri, Marsilya Limanı'nın ele geçmesiydi.Uno dei vantaggi dell'operazione fu l'utilizzo del porto di Marsiglia.
Fenerbahçe'ye birçok faydası dokunmuştur.Questo portò numerose critiche a Winterburn.
Bu süreçte nükleer teknolojiye önemli faydalar sağlayacak katkılarda bulundu.In quel momento furono raccolte donazioni private aggiuntive per vasti miglioramenti tecnici.
Bu uygulamaların çoğunda belli başlı kaliforniyum izotoplarının nötron yayma özelliğinden faydalanılır.La maggior parte di queste sfruttano la proprietà di alcuni isotopi di californio di emettere neutroni.
Böyle zamanlarda, vücutlarında bulunan hava torbalarındaki yedek havadan faydalanırlar.È probabile che riciclino l'aria nel corpo a questo scopo.
Faydalı olabilecek bir dizi tedavi mevcuttur.È necessario intraprendere quanto prima una adeguata terapia di supporto.
Teşhiste faydalı olabilecek bir yöntem ise kan alınarak hastanın HLA doku tipinin araştırılmasıdır.L'unico modo per verificare se si è portatori sani è l'analisi del DNA.
Ancak bu aşıdan toplumun sadece çok küçük bir kısmı faydalanabilmektedir.Solo una piccolissima parte delle donne riesce a eseguire questa pratica sessuale.
Nusaybin barajı bu suyun enerjisinden faydalanır.Questo Pokémon ha la capacità di sfruttare l'acqua a suo vantaggio.
Ayrıca TCDD Yollarından faydalanılmaktadır.Possono essere usati anche i temi dedicati a IceWM.
Renji, Rukia’nın hızlı olduğu için faydalı olduğunu söyler.Chi fa Reiki scopre l'importanza di dire grazie.
Logaritmalar: üstel fonksiyonların tersleri; üstel denklemleri kapsayıp çözmek için faydalıdır.Forzieri e Vasi: Basta rompere uno di questi e scoprirne il contenuto.
Bilginin faydası ve bilgisizliğin zararı hakkında olan konuyu işlemiştir.Egli equipara la conoscenza all'ignoranza, l'inutile al dannoso.
O, yabancı dil yeteneğinden faydalanabileceği bir iş arıyor.Она ищет работу, где сможет применить своё знание иностранных языков.
Oraya gitmenin faydası yok.Нет смысла туда идти.
Fayda elde etmek için problem yaratmak gerekiyor.Чтобы получить выгоду, приходится создавать проблемы.
O bize biraz faydalı bilgi verdi.Она дала нам некоторую полезную информацию.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod