Ana içeriğe geç
Sözlük

fay ile cümle

fay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onların bana faydası yok.They're no use to me.
Bunu daha fazla tartışmanın bir faydası olduğunu sanmıyorum.I don't think there's any point in discussing this any further.
Gelsem bile, bunun ne faydası olacak ki?Even if I came, what good would it do?
Matematiğin ne faydası var?What is Maths good for?
Burada sana hiçbir faydam yok.I'm of no use to you here.
Biraz daha faydalı bir şey umuyordum.I was hoping for something a little more helpful.
Fayda etmiyor.It doesn't help.
Tom ondan nasıl faydalandı.How did Tom make use of that?
Tartışmanın faydası yok.There's no use arguing.
Umarım biraz faydam dokunabilir.I hope I can be of some help.
O faydasızdı.It was useless.
Tom'a doğum günü için faydalı bir şey vermek istiyorum.I want to give Tom something useful for his birthday.
Sana faydalı olabildiğime sevindim.I'm glad I could be useful to you.
Faydalı bir şey öğrendin mi?Did you learn anything useful?
Bunun bana ne faydası olacak?What good will it do me?
Bunu inkâr etmenin faydası yok.It's useless to deny it.
Yalvarmak faydasız.It's useless to beg.
Tartışmak faydasız.It's useless to argue.
Benimle konuşmanın faydası yok.It's no use talking to me.
Faydasız bir girişim.A vain attempt.
Telaş etmenin bir faydası olmayacak.Panicking won't help.
Burada eski bir gerçeğin teyidini görüyoruz: savaş asla faydalı değildir.Here we see confirmation of an old truth: war is never useful.
Böylece eski bir gerçeğin doğrulandığını görüyoruz: savaş her zaman faydasızdır.Thus we see an old truth confirmed: war is always useless.
Uluslararası bir dil insanlık için en faydalı olacaktır.An international language would be most useful for humanity.
İçine dolduracak bir şeyin yoksa, bir bardağın ne faydası var?What use is a glass, if you don't have anything to pour into it?
Onlar kırılan fayansları değiştirdikleri için havuz kapalı.The pool is closed because they are changing the broken tiles.
Güzel olmanın bir sürü faydası vardır.There are many benefits to being beautiful.
Ona konuşmak faydasız.It's useless talking to her.
Onlara konuşmak faydasız.It's useless talking to them.
Faydalar gerçek.The benefits are real.
Hiçbir şeyin faydası olmayacak.Nothing will help.
Hiçbir şey fayda etmeyecek.Nothing will help.
Tom kısa sürede Mary'yi kalmaya ikna etmeye çalışmanın faydasız olduğunu fark etti.Tom soon realized it was useless to try to convince Mary to stay.
Tom Mary'yi onu yapmaya ikna etmeye çalışmanın faydasız olduğunu fark etti.Tom realized it was useless to try to convince Mary to do that.
O çok faydalı bir deneyimdi.It was a very rewarding experience.
Devrim resimsiz faydasız olacaktır.The revolution will be useless without pictures.
Hayatı son sürat yaşamam için bu faydasız düşünceleri bırakmam gerek.I need to drop these useless perceptions to take full throttle over my life.
Ekonominin ne faydası var?What use does economics have?
Tom'un tavsiyesi her zaman çok faydalı olmuştur.Tom's advice has always been very helpful.
Tom yasal boşluklardan faydalanır, değil mi?Tom does get around, doesn't he?
Tom bizim yardımımızdan faydalanabilir.Tom can use our help.
Bu siteyi son derece faydalı buldum.I've found this website to be extremely useful.
Bunun çok faydası olmadı.That didn't help very much.
Toplumun faydası için çalışan insanlara ihtiyacımız var.We need people who work on behalf of all.
O, o bilgi parçasını daha sonra faydalı olabileceğini düşünerek sessizce dosyaladı.She silently filed away that piece of information, thinking it might be useful later.
Bu çok faydalı.It's very rewarding.
Ne faydalı bir alet!What a useful gadget!
O faydalı mıydı?Was it of help?
Bu konuşma kılavuzu benim için çok faydalı.This phrasebook is very useful to me.
Egzersizin birçok faydası var.Exercise has many benefits.
Beni tehdit etmen faydasız, bir şey söylemeyeceğim.Threatening me is useless, I won't say anything.
"Yabancı bir ülkede İngilizce öğretmek" kitabını faydalı bulmadım.I didn't find the book "Teaching English in a foreign country" useful.
Ben sadece faydacı davranıyorum.I'm just being pragmatic.
Yağmur yağdığında şemsiyeler çok faydalıdır.Umbrellas are very useful when it's raining.
Yağmur yağdığında şamsiyeler faydalıdır.Umbrellas are useful when it's raining.
Onun faydası olup olmayacağından emin değilim.I'm not sure if that'll help.
Tom'la tartışmanın faydası yok.It's no use arguing with Tom.
Tom'un faydalı bir şey yapmasını hayal edebiliyor musun?Can you imagine Tom doing anything useful?
Aslında faydalı oldu.It has actually been beneficial.
Şundan faydalanabilirim.I can take advantage of that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod