Bazı bulgular maske takmanın da faydalı olduğunu göstermektedir.Maska samozřejmě slouží i k obraně.
Özellikle İtalayan ticaret şehirleri bu tedbirlerden büyük faydalar gördüler.V ohnisku jeho pozornosti se nacházeli zejména italští velkostatkáři.
Faydacılığı eleştirenler bu görüşün birkaç problemi olduğunu söylemişlerdir.Kritici našli mnoho problémů ohledně této teorie.
Buna rağmen bu kaynaklarda da faydalı bilgiler bulmak mümkündür.Zároveň ale mohou být cenným zdrojem poznání.
Okaliptus ağaçları ise günde ortalama 400 litre su harcadıklarından bataklıkları kurutmada faydalıdırlar.Navíc, ložiska by byla i při průměrné těžbě 3 miliony barelů denně schopna vydávat ropu a živice po 400 let.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.Antiemetika mohou být účinná při léčbě zvracení u dětí.
Yüksek sorumluluğun faydaları açıktır.Výhody vysoušecích prostředků jsou jasné.
Bunların tecrübelerinden faydalandı.Ona doufá, že se z této zkušenosti poučila.
Kullanılan şifreleme tekniğine göre elde edilen bu yarım bilgi faydalı ya da faydasız olabilir.Poznání získané tímto způsobem může být platné nebo neplatné.
Onun başlıca rakibi Faysal bin Shamlan, %21,8 oy aldı.Jeho nejúspěšnější protikandidát, Mustafa Barghútí, obdržel 19,8 % hlasů.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Milostivenia Domnului tău este mai bună decât ceea ce ei adună.
Ehl-i kitaptan olanlar, ölümlerinden önce gerçeği öğrenip inanacaklar, fakat bunun faydası olmayacaktır.The Battles for Scripture and the Faiths We Never Knew (în engleză).
25 Mart - Suudi Arabistan Kralı Faysal, yeğeni tarafından vurularak öldürüldü.25 martie: Regele Faisal al Arabiei Saudite este împușcat mortal de unul din nepoții săi.
EPSA bilgi kitapçığı, Avrupadaki eczacılık öğrencileri ile ilgili faydalı bilgileri içerir.Scrisoarea Informativă EPSA conține informații relevante și folositoare pentru studenții farmaciști europeni.
Hemen Dodi Al Fayed'le görüşmeye başladı.Curând după aceea, a început o relație cu Dodi Al-Fayed.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.Oxigenarea hiperbarică poate fi folositoare pe lângă tratamentele tradiționale.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.Scorul CURB-65 este util pentru a stabili dacă adulții necesită internare.
Komplike vakalarda veya tedavinin başarısız olduğu durumlarda bir idrar kültürü faydalı olabilir.În cazurile complicate sau în cele în care tratamentul nu a reușit, poate fi utilă o urocultură.
Mağaza 1985 yılında Mohamed Al-Fayed tarafından satın alındı.Magazinul Harrods a fost achiziționat în 1985 de magnatul egiptean Mohamed Al-Fayed.
Fayansların sırası değiştirebilir.Orele de disputare se pot schimba.
Böylece La Fayette, kullanılan 630 oyun 406'sını toplayarak beraat etti.La Fayette este achitat cu 406 voturi în favoarea sa din 630 de voturi total exprimate.
ISBN 978-2-7089-4441-1 "Un destin pour la France" (Fransa'nın Kaderi), Fayard, Ocak 2012.ISBN 978-2-7089-4441-1 "Un destin pour la France" (Un destin pentru Franța), Fayard, ianuarie 2012.
Bu alanda büyükbaş hayvanların sütünden ve etinden faydalanılmaktadır.Aspecte pozitive: este folosită blana lor și carnea de către populația din acea zonă.
İlerleyen çalışmalar, Otto von Guericke, Robert Boyle, Stephen Gray ve C.F. du Fay tarafından yapıldı.Alte lucrări au efectuat și Otto von Guericke, Robert Boyle, Stephen Gray și C. F. du Fay.
ISDN abonesi olmanın faydası nedir?Pentru ce se acorda finantare ISPA?
Fay: Dilek: Dünyasına geri dönmemek.Ia hotărârea de a nu reveni în țară.
Faydalı olabilecek bir dizi tedavi mevcuttur.Există o serie de tratamente ce pot fi utile.
Ekinezyanın (kirpi otu)faydası hakkındaki kanıtlar tutarsızlık göstermektedir.Evidențe privind utilitatea echinaceei sunt lipsite de consistență.
Direnç eğitimi de faydalıdır ve en etkili yöntem, her iki egzersiz türünün birlikte yapılması olabilir.Fitness-ul este și el util, iar combinarea celor două tipuri de exerciții fizice poate fi foarte eficientă.
Bu göçün faydalı yönleri de yok değildi.Nu are niciun rost acest subterfugiu.
Steroidler de faydalı olup (vizköz lidokain gibi).Steroizii sunt de asemenea utili, și de asemenea lidocaina vâscoasă.
Sivrisineklerin sayısının azaltılması ve ısırmalarından kaçınmak da faydalı olabilir.Exerciții de stretching și de consolidare a musculaturii pot fi și ele utile.
Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur.Astfel poate fi comparată eficiența diferitelor țări.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.Antiemeticele pot ajuta la tratamentul vomismentelor la copii.
Gece karanlığından faydalanan Hamidiye, sorunsuz bir şekilde denize açıldı.Forțele adormite din adâncul mării le-au venit, în mod neașteptat, în ajutor.
Ekonomik: Faydalı olan şeyler ile ilgilenenler.Oameni de seamă : economiști.
Değer= Faydalar – Maliyetler.Acestea sunt: Analiza cost/beneficiu.
Özellikle faylanmalar ovanın şekillenmesinde büyük rol oynamıştır.Ei joacă, mai ales cu privire la ordin, un rol exemplar tacit.
EPROM çok büyük faydalar sağlıyordu.Antanta avea toate avantajele.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Utilitatea fizioterapiei respiratorii nu a fost încă stabilită.
Streptokok farenjiti olan bir kişide Antibiyotikler faydalı olabilir.Antibioticele pot fi utile în cazul unei persoane cu faringită streptococică.
Gene de daha ayrıntılı çalışmalara başlangıç olarak faydalı sayılırlar.Este prea devreme pentru a oferi vreun detaliu specific.
Oysa herkes bu kasetlerin gelecek nesiller için faydalı olabileceği görüşündedir.Este posibil ca aceleași persoane să fie surse utile și pe viitor.
Gaskonya çok faydalı olan tuz ve şarap üretiyordu.Acestea dădeau un vin foarte bun și sănătos.
Şirketimiz internetten faydalanmaktadır.Compania noastră se foloseşte de internet.
Fırsattan tam olarak faydalandı.El a profitat din plin de oportunitate.
Her gün sebze yememiz faydalıdır.Este bine să mâncăm legume în fiecare zi.
Faydalı olmak istiyorum.Vreau să fie util.
O, kibarlığından faydalandı.Ea a profitat de bunătatea lui.
O, kibarlığından faydalandı.El a profitat de amabilitatea ei.
Doğal kaynaklarımızdan faydalansak iyi olur.Ar fi bine dacă am profita de resursele noastre naturale.
Onun faydalı olacağını düşünüyor musun?Crezi că ar fi utilă?
Camera lucida ile çalışırken siyah kâğıt kullanmak ve beyaz kalem ile çizmek faydalıdır.Ezért camera lucida használatakor célszerű fekete papírt használni, és fehér ceruzával rajzolni.
Kemiklere de faydası vardır.Értékesek a mellékoltárok is.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.A légzési fizioterápia hasznossága a tüdőgyulladás kezelésében még nem bizonyított.
NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'ne, ABD başkenti Washington, DC'ye yakınlığından faydalanmaktadır.A Goddard Space Flight Center (GSFC) a NASA egyik vezető űrközpontja Washington D. C. közelében.
Dorothy Faye Dunaway (14 Ocak 1941; Bascom, Florida), Akademi Ödülü sahibi Amerikalı oyuncu.Dorothy Faye Dunaway (Bascom, 1941. január 14. –) Oscar-díjas amerikai színésznő.
Ekinezyanın (kirpi otu)faydası hakkındaki kanıtlar tutarsızlık göstermektedir.A kasvirág (echinacea) hatékonyságáról eltérőek a tapasztalatok.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.A hányásgátló gyógyszer gyermekeknél hatásos lehet a hányás kezelésében.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.A nagynyomású oxigénkezelés az egyéb, hagyományos kezelési módok hasznos kiegészítője lehet.