Bu ay Tom'un tüm faturalarını ödemek için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough money to pay all his bills this month.
Tom Mary'nin bu ay tüm faturalarını ödeyemeyeceğini söylüyor.Tom thinks that Mary won't be able to pay all her bills this month.
Elektrik faturasını ödedin mi?Have you paid the electric bill?
Dan faturalarını ödemek için mücadele etti.Dan struggled to pay his bills.
Tom faturalarını ödemeyi reddetti.Tom refused to pay his bills.
Bizim enerji faturaları son derece yüksek.Our energy bills are extremely high.
Geçen ay için benzin faturam çok yüksekti.My gas bill for last month was very high.
Fatura alabilir miyim, lütfen?Can I have a receipt, please?
Geçen ay telefon faturasına bir servet harcadım.Last month I spent a fortune on the telephone bill.
Onlar faturayı ödemedi.They didn't settle the bill.
Ben faturalarımı ödedim.I paid my bills.
Kahvemde bir sinek olduğu için, faturayı ödemek zorunda değildim.As there was a fly in my coffee, I didn't have to pay the bill.
Bu faturaları daha önce ödemiş olduğumu düşündüm.I thought I had already paid these bills.
Bazı faturaları ödemem gerek.I need to pay some bills.
Bu broşür size su faturasını nasıl düşürebileceğini söylüyor.This pamphlet tells you how you can lower the water bill.
Bizim ödenmesi gereken faturalarımız var.We have bills that need to be paid.
Faturayı böldük.We split the bill.
Biz faturayı paylaşıyoruz.We're splitting the bill.
Onu faturama ekle.Add that to my bill.
Onu faturama kat.Add that to my bill.
Tom faturayı ödeyecek.Tom will pay the bill.
Tom faturalarını ödeyebilmek için gitarını rehin bırakmak zorunda kaldı.Tom had to pawn his guitar in order to pay his bills.
Tom faturalarını ödeyebilmek için gitarını rehin vermek zorundaydı.Tom had to pawn his guitar so he could pay his bills.
Bu ay tüm faturalarımı ödeyemem.I can't pay all my bills this month.
O fatura ödemeyi asla unutmaz.He never forgets to pay a bill.
Lütfen bana doktor'un faturasını gönder.Please send me the doctor's bill.
Lütfen faturayı unutma.Please don't forget the receipt.
Bir sağlık faturasını ödemek zorundayım.I have to pay a medical bill.
Keşke faturalarımı zamanında ödeseydim.I wish I had paid my bills on time.
Tom faturayı ödedi ve restorandan ayrıldı.Tom paid the bill and left the restaurant.
Ben genellikle faturalarımı zamanında öderim.I usually pay my bills on time.
Ben faturalarımı zamanında öderim.I pay my bills on time.
Bugün onun faturasını ödedim.I paid her bill today.
Faturamızın gerçeğe uygun olduğunu düşünüyorum.I think that our bill is realistic.
Tom faturalarını ödemek için yeterince kazanıyor.Tom makes enough to pay his bills.
Fatura nasıl ödenir?How is the bill paid?
Bu gece faturayı ödüyorum.I'm footing the bill tonight.
Faturaları kim ödeyecek?Who'll pay the bills?
Yarın onun faturasını ödemek zorunda olduğunu unutma.Do not forget tomorrow he has to go pay his bill.
Faturalarımı ödemek istiyorum.I want to pay my bills.
Bir sürü fatura ödüyoruz.We pay a lot of bills.
Bakkal faturaları çok fazladır.Grocery bills are big.
Bazı faturalar bekleyebilir.Some bills can wait.
Efendim, otel odasında sigara içtiniz ve faturanıza 200 dolarlık bir ücret ekledik.Sir, you smoked in your hotel room and we've added a $200 dollar fee to your bill.
Bu harika bir iş değil, faturaları ödemeye yardım ediyor.This isn't a great job, but it helps pay the bills.
Tom faturayı ödeyen değildi.Tom wasn't the one who paid the bill.
Neden bana faturayı zaten ödediğini söylemedin?Why didn't you tell me you'd already paid the bill?
Tom faturalarını ödemek için çabalıyordu.Tom struggled to pay his bills.
Tom faturalarını ödemek için çabalıyor.Tom struggles to pay his bills.
Hâlâ telefon faturasını ödemek zorundayım.I still have to pay the phone bill.
Telefon faturasını henüz ödemedim.I haven't paid the phone bill yet.
Elektrik faturam pahalıdır.My electricity bill is expensive.
Elektrik faturasını ödemeyi unutmadın, değil mi?You didn't forget to pay the electricity bill, did you?
Faturayı ödedim.I dance quite well.
Leyla, elektrik faturasının çok yüksek olduğunu düşündü.Layla thought her electricity bill was too high.
Bütün faturaları ödeyen adam kim?Who's the one who pays all the bills?
Faturaları ödeyen kim?Who's the one who pays the bills?
Faturayı kimin ödemesi gerek?Who should pay the bill?
Hangi faturalar hakkında konuşuyorsun?Which bills are you talking about?
Tom, Mary'nin faturayı ödemesine izin vermedi.Tom didn't let Mary pay the bill.