Farz edin ki, eskiden kıyafet satan bir insan artik Nano arabaları satacak.한 번 상상해보세요, 예를 들어 옷감을 팔던 사람이 나노 자동차를 팔게 되었지요.
Farz edin ki, eskiden kıyafet satan bir insan artik Nano arabaları satacak.Představte si, že spolupracovník například prodávající textil, bude prodávat Nano.
Farz edin ki, eskiden kıyafet satan bir insan artik Nano arabaları satacak.Stellen Sie sich vor, dass ein Textilverkäufer, z.B., Nanos verkaufen wird.
Farz edin ki, eskiden kıyafet satan bir insan artik Nano arabaları satacak.Tưởng tượng xem một người bán vải, ví dụ thế, sẽ bán xe Nano.
Farz edin ki, eskiden kıyafet satan bir insan artik Nano arabaları satacak.Wyobraźcie sobie gościa który sprzedaje np. ubrania, sprzedawałby też Nano.
Farz edin ki, eskiden kıyafet satan bir insan artik Nano arabaları satacak.Представете си, че човек, който продава дрехи, примерно, ще продава Нано.
Farz edin ki, eskiden kıyafet satan bir insan artik Nano arabaları satacak.Представьте себе парня, который совсем недавно торговал одеждой, а теперь продаёт Нано.
Farz edin ki, eskiden kıyafet satan bir insan artik Nano arabaları satacak.דמיינו כי בן אדם המוכר בדים, למשל, עכשיו מוכר ננו.
Farz edin ki, eskiden kıyafet satan bir insan artik Nano arabaları satacak.هل تتصورون أن أحد الأشخاص الذي يعمل في بيع الأقمشة مثلا، يبيع النانو أيضاً
Farz edin ki, eskiden kıyafet satan bir insan artik Nano arabaları satacak.ナノが売られているなんて想像できますか? 素晴らしいイノベーションです
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Dejme tomu, že se dva američtí přátelé jedou podívat na Michelangelova Davida.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Forestil dig at to amerikanske venner på rejse sammen i Italien.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Giả sử hai người bạn Mỹ đang du lịch cùng nhau ở Italy.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Immaginate due amici americani che viaggiano insieme in Italia.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.미국인 친구 두명이 이탈리아에서 여행을 하고 있다고 가정하죠.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Misal ada dua orang Amerika yang bepergian bersama di Italia.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Presupunem că doi prieteni americani călătoresc împreună în Italia.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Stellt euch vor, zwei Amerikaner reisen zusammen durch Italien.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Stel, twee Amerikaanse vrienden zijn samen op reis in Italië.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Supongan que dos amigos Americanos estan viajando juntos por Italia.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Supposons que deux amis américains voyagent ensemble en Italie
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Tegyük fel, hogy két amerikai barát utazik együtt Olaszországban.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Wyobraźmy sobie, że dwóch Amerykanów pojechało razem do Włoch.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Υποθέστε ότι δύο Αμερικανοί φίλοι ταξιδεύουν μαζί στην Ιταλία.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Да предположим, че двама приятели американци пътуват заедно в Италия.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.Представьте себе двух американских друзей путешествующих в Италии.
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.נניח ששני חברים אמריקאים מטיילים ביחד באיטליה
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.بفرض أن إثنين أصدقاء أمريكيين مسافرون معاً فى إيطاليا .
Farzedin ki iki Amerikalı arkadaş birlikte İtalya'yı geziyorlar.ミケランジェロの「ダビデ像」を見に行った
Farzedin ki, odadaki sıcaklık, odanın neresinde bulunduğuma bağlı bir fonksiyon. -Así que digamos que la temperatura en una habitación es una función de donde yo estoy en la habitación.
Farzedin ki, odadaki sıcaklık, odanın neresinde bulunduğuma bağlı bir fonksiyon. -Laten we aannemen dat de temperatuur in een kamer een functie is van mijn positie in die kamer.
Farzedin ki, odadaki sıcaklık, odanın neresinde bulunduğuma bağlı bir fonksiyon. -Portanto, vamos dizer que a temperatura em uma sala é uma função de onde eu estou na sala.
Farzedin ki, odadaki sıcaklık, odanın neresinde bulunduğuma bağlı bir fonksiyon. -Powiedzmy, że temperatura w pokoju jest funkcją zależną od mojego położenia w tym pokoju.
Farzedin ki, odadaki sıcaklık, odanın neresinde bulunduğuma bağlı bir fonksiyon. -Sagen wir die Temeratur in einem Raum ist eine Funktion von wo ich im Raum bin.
Farzedin ki, odadaki sıcaklık, odanın neresinde bulunduğuma bağlı bir fonksiyon. -Så låt oss säga att temperaturen i ett rum är en funktion av var i rummet jag befinner mig.
Farzedin ki, odadaki sıcaklık, odanın neresinde bulunduğuma bağlı bir fonksiyon. -Οπότε ας πούμε ότι η θερμοκρασία ενός δωματίου είναι συνάρτηση της θέσης μου στο δωμάτιο αυτό.
Farzedin ki, odadaki sıcaklık, odanın neresinde bulunduğuma bağlı bir fonksiyon. -Представим, что температура в комнате это функция от моего местоположения в ней.
Farzedin ki, odadaki sıcaklık, odanın neresinde bulunduğuma bağlı bir fonksiyon. -אחד שאני מוצא אינטואיטיבי הוא טמפרטורה בחדר תלת מימדי.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.Ahora supongamos que hay cero personas en la habitación.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.Giả sử không có ai trong phòng.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.다음으로 방 안에 사람이 한 명도 없다고 가정해 봅시다.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.Most legyen 0 ember a szobában.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.Presupunem acum că sunt zero oameni în cameră.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.Supponiamo ora che ci siano zero persone nella stanza.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.Supposons ensuite qu'il y a zéro personnes dans la salle.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.Teraz załóżmy, że w pokoju jest zero osób.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.Да предположим след това, че има нула хора в стаята.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.Предположим, что в комнате не людей.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.נניח אז שיש אפס אנשים בחדר.
Farzedin ki şimdi odada kimse yok.فلنفرض الآن بأنه هناك 0 من الأشخاص في الغرفة.
Farzedin ki size sordum, "Çocuğunuzu kaça satarsınız?"Als ik je vroeg: "Voor hoeveel zou je je kinderen verkopen?"
Farzedin ki size sordum, "Çocuğunuzu kaça satarsınız?"Bayangkan saya bertanya, "berapa harganya jika Anda jual anak Anda?"
Farzedin ki size sordum, "Çocuğunuzu kaça satarsınız?"Dacă v-aș întreba: "Cu cât v-ați vinde copiii?"
Farzedin ki size sordum, "Çocuğunuzu kaça satarsınız?"Forestil at jeg spurgte jer, "Hvor meget vil du sælge dine børn for?"
Farzedin ki size sordum, "Çocuğunuzu kaça satarsınız?"Ha megkérdezném: "Mennyiért adnád el a gyerekedet?"
Farzedin ki size sordum, "Çocuğunuzu kaça satarsınız?"Hãy tưởng tượng rằng tôi hỏi bạn, "Bạn sẽ bán các con của bạn với giá bao nhiêu?"
Farzedin ki size sordum, "Çocuğunuzu kaça satarsınız?"Imaginem que vos pergunto: "Por quanto venderiam os vossos filhos?"
Farzedin ki size sordum, "Çocuğunuzu kaça satarsınız?"Imaginen que les pregunte, "¿en cuanto venderían a sus hijos?"
Farzedin ki size sordum, "Çocuğunuzu kaça satarsınız?"Immaginate che io vi chieda, "Per quanto vendereste i vostri figli?"
Farzedin ki size sordum, "Çocuğunuzu kaça satarsınız?"상상해보세요, 제가 "당신 아이를 얼마에 팔겠어요?" 라고 물어보는겁니다.