Ana içeriğe geç
Sözlük

farz ile cümle

farz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Υποθέτω δεν είναι πολλοί άνθρωποι εδώ που μιλάν Ισλανδικά.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Предполагам, че няма много хора тук, които говорят исландски.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.Я припускаю, що тут немає багато людей, які розмовляють ісландською.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.אני מניח שאין הרבה אנשים כאן שיודעים איסלנדית.
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.انا أعتقد انه لايوجد الكثير هنا مما يجيدون اللغة الآيسلندية
Burada İzlandaca konuşan fazla kimse olmadığını farzediyorum.たくさんいないと思うので 選択肢を2つに減らしましょう
Burada katı halde bulunduğumu farz edelim.Domluvme se také, že tady jsem v pevném skupenství.
Burada katı halde bulunduğumu farz edelim.Nehmen wir an, dass ich im festen Zustand hier bin.
Burada katı halde bulunduğumu farz edelim.Powiedzmy,że tutaj jestem w stanie stałym.
Burada katı halde bulunduğumu farz edelim.紫色の固体をやります。
Burada önemli olan şey, T1 ve T2'nin eşit dağıtıldığını farzetmemiz.A co je skutečně důležité je, že nepředpokládáme pouze, že T1 a T2 jsou identicky distribuované.
Burada önemli olan şey, T1 ve T2'nin eşit dağıtıldığını farzetmemiz.A tym, co jest naprawdę ważne, jest to, że nie zakładamy wyłącznie, że T1 i T2 mają identyczne rozkłady.
Burada önemli olan şey, T1 ve T2'nin eşit dağıtıldığını farzetmemiz.Čo je však veľmi dôležité, je to, že predpokladáme, že nie len T1 a T2 sú rovnako rozdelené.
Burada önemli olan şey, T1 ve T2'nin eşit dağıtıldığını farzetmemiz.Et ce qui est très important est que n'assumons pas juste que T1 et T2 sont identiquement distribués.
Burada önemli olan şey, T1 ve T2'nin eşit dağıtıldığını farzetmemiz.Quello che è importante non è solo supporre che T1 e T2 siano identicamente distribuite.
Burada önemli olan şey, T1 ve T2'nin eşit dağıtıldığını farzetmemiz.T1とT2は同じようには分布していないことです 検査2で使ったように 検査1でも同じ0.9を使いますが
Burada önemli olan şey, T1 ve T2'nin eşit dağıtıldığını farzetmemiz.Und es ist wirklich wichtig, dass wir nicht nur annehmen, dass T1 und T2 identisch verteilt sind.
Burada önemli olan şey, T1 ve T2'nin eşit dağıtıldığını farzetmemiz.И что особенно важно, это то, что мы не только допускаем, что T1 и T2 одинаково распределены.
Burada önemli olan şey, T1 ve T2'nin eşit dağıtıldığını farzetmemiz.מה שבאמת חשוב היא לא רק ההנחה ש-T1 ו-T2 מפולגים באופן זהה.
Bu sizin aklınızı karıştırırsa yok farzedin ama aydınlatıcı olabilir.Dit kan je nu volledig vreemd in de oren klinken, in dat geval: vergeet het, maar zoniet, dan kan
Bu sizin aklınızı karıştırırsa yok farzedin ama aydınlatıcı olabilir.이것 곱하기 역수를 한 것입니다. 제가 하는 말은요,
Bu sizin aklınızı karıştırırsa yok farzedin ama aydınlatıcı olabilir.Y esto podría ser completamente confuso para ustedes, así que ignórenlo si lo es, pero podría ser útil.
Bu sizin aklınızı karıştırırsa yok farzedin ama aydınlatıcı olabilir.وربما ان هذا مزعج بالنسبة لكم، لذا تجاهلوه اذا كان كذلك، لكنها ربما بصيرة
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.Ebben a leckében feltételezzük, hogy minden esemény diszkrét sőt mitöbb: bináris.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.In der kompletten Lektion gehe ich davon aus, dass jedes Ereignis diskret, genauer gesagt binär, ist.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.In tutta questa lezione assumeremo che ogni evento è discreto - infatti, è binario.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.Počas tejto lekcie budem predpokladať, že každá udalosť je diskrétna - v skutočnosti binárna.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.Tout au long de cette unité je vais assumer que chaque évènement est discret, en fait, c'est binaire.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.V této lekci budu předpokládat, že každá událost je diskrétní- ve skutečnosti binární.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.W trakcie tego wykładu założę, że każde zdarzenie jest dyskretne, a właściwie binarne.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.В този раздел, ще приема, че всяко събитие е отделно - всъщност, че е двоично.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.В этой теме мы будем считать, что любое событие дискретно -- по-факту, оно будет бинарным.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.לאורך השיעור אני אניח שכל ארוע הוא בדיד ואפילו בינארי.
Bu ünite boyunca, bütün olayların ayrık-- ve aslında iki değerli olduğunu farzedeceğim.実際には2択です 基礎的な確率の考え方から始めて
Bu videoyu durdurup kendinizin çözdüğünüzü veya en azından çözmeye çalıştığınızı farz ediyorum.아마 이 동영상을 멈추지 않았거나 적어도 그냥 한 번 봤을 것 같네요
Bu videoyu durdurup kendinizin çözdüğünüzü veya en azından çözmeye çalıştığınızı farz ediyorum.Předpokládám, že jste příklad vyřešili nebo jste se o to alespoň pokusili.
Bu videoyu durdurup kendinizin çözdüğünüzü veya en azından çözmeye çalıştığınızı farz ediyorum.Zo ik ga er vanuit dat je het hebt opgelost of dat je het in ieder geval hebt geprobeerd.
Bu videoyu durdurup kendinizin çözdüğünüzü veya en azından çözmeye çalıştığınızı farz ediyorum.И тъй, предполагам че сте го активирали отново и сте намерили решение, или поне сте направили добър опит.
Bu videoyu durdurup kendinizin çözdüğünüzü veya en azından çözmeye çalıştığınızı farz ediyorum.Я сподіваюсь, що ти вже знайшов відповідь, або хоча б гарненько спробував.
Bu videoyu durdurup kendinizin çözdüğünüzü veya en azından çözmeye çalıştığınızı farz ediyorum.وانا افترض انكم لم توقفوه وقد قمتم بحلها او انكم قد اعطيتم لقطة جيدة منه
Bu yüzden farzediyorum bunlar gerçek.Ik kan aannemen dat ze echt zijn.
Bu yüzden farzediyorum bunlar gerçek.Pøedpokládám, že jsou opravdové.
Bu yüzden farzediyorum bunlar gerçek.Predvidevam, da so prave.
Bu yüzden farzediyorum bunlar gerçek.Aşa că presupun că ăştia sunt reali.
Bu yüzden farzediyorum bunlar gerçek. Sen iyi misin?Así que supongo que ésas son reales. ?Estás bien?
Bu yüzden farzediyorum bunlar gerçek.Vì vậy, tôi cho rằng đó là thực tế.
Bu yüzden farzediyorum bunlar gerçek.Οπότε υποθέτω ότι αυτά είναι αληθινά.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Also nehmen wir an euer Ziel ist es Kinder in die Schule zu bringen.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Deci să presupunem că scopul este să trimitem copiii la școală.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Entonces, supongamos que tu meta es los que niños asistan a la escuela.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Imaginez que votre objectif soit d'envoyer un gamin à l'école.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Jadi misalkan tujuan anda adalah untuk meningkatkan jumlah anak masuk sekolah.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.예를 들어 아이들을 학교로 보내는 것이 목표라면
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Może chcemy wysłać dzieci do szkoły.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Perciò immaginiamo che il vostro obbiettivo sia portare i bambini a scuola.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Så anta att ditt mål är att få barn att gå i skolan.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Suponhamos que o objetivo é aumentar o número de crianças na escola.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Tegyük fel, az önök célja az iskoláztatás.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Vậy giả sử mục tiêu là đưa được trẻ đến trường.
Çocukları okula yazdırmayı amacınız olan farz edin.Veronderstel dat je kinderen naar school wil krijgen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod