Ana içeriğe geç
Sözlük

farz ile cümle

farz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Hikayeni doğru farz edelim, ne yapmam gerekir?Assuming your story is true, what should I do?
Farzet ki işten atıldın, ilk olarak ne yaparsın?Suppose you are fired, what will you do first?
Son treni kaçırdığımızı farzet, ne yapmalıyız?Suppose that we miss the last train, what should we do?
Farzedelim ki doğru.Let's suppose it's true.
Bu fikrin işe yarayacağını farz ediyorum.I assume that this idea will work well.
Tom Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farzediyor.Tom assumes Mary will be willing to help with the bake sale.
Tom, o gelmeden önce Mary'nin işi bitirteceğini farzediyor.Tom assumed that Mary would have the work finished by the time he arrived.
Tom'un bize hiç yardım etmeyeceğini farzetmelisin.You should assume that Tom won't help us at all.
Tom'un sorunu zaten bildiğini farzetmelisin.You should assume that Tom already knows about the problem.
Ben Tom'un o kadar çok arkadaşlara sahip olmadığını farzederim.I assume that Tom doesn't have that many friends.
Ben senin Tom'un bir yakın arkadaşı olman gerektiğini farzederim.I assume you must be a close friend of Tom's.
Hiç kimse şikayet etmediği için oldukça iyi bir iş yaptığımızı farzediyorum.I assume we're doing a pretty good job since no one has complained.
Ben senin onu yapmak istemeyeceğini farzederim.I assume you wouldn't want to do that?
Ben senin bunun hakkında bazı bilgilere sahip olduğunu farzederim.I assume you have some information about this.
Ben senin benim neden burada olduğumu bildiğini farzederim.I assume you know why I'm here.
Ben senin bana nakit olarak ödeyeceğini farzederim.I assume you'll be paying me in cash.
Ben senin partinin başarılı olduğunu farz ediyorum.I assume your party was a success.
Takip ettiğimiz adamlar silahlı ve oldukça tehlikeli farz edilmektedir.The men we're chasing are presumed armed and extremely dangerous.
Tom'un zamanında burada olmayacağını farzedelim.Let's assume Tom won't be here on time.
Seyahate çıkabileceğiniz farzedilse, önce nereye giderdiniz.Supposing you could travel, where would you go first?
Onunla konuştuğunu farz ediyorum.I take it you talked to her.
Güneşin yüzey ısısı yaklaşık 6000°C farzediliyor.The surface temperature of the sun is assumed to be about 6000°C.
O sadece bir farzetme.That was just an assumption.
Tom'un şaka yaptığını farzediyorum.I assume Tom was kidding.
Tom'un haklı olduğunu farz edelim.Let's assume Tom is right.
Haklı olduğunu farzedelim.Let's assume you're right.
Sana inandığımı farz edelim.Let's assume that I do believe you.
Bunun Mary'nin fikri olduğunu farzediyorum.I assume this was Tom's idea.
Fadıl bileziğin Leyla'ya ait olduğunu farz etti.Fadil presumed the bracelet belonged to Layla.
Güneşin yüzey ısısının yaklaşık 6000°C olduğu farz ediliyor.The surface temperature of the sun is assumed to be about 6000°C.
Neden herkes benim karşıdan karşıya geçemediğimi farz ediyor?Why does everyone assume that I can't cross the street?
Farz edelim ki birisi yağmurda ayakta duruyor olsun ve rüzgar olmasın.Consider a person standing in the rain on a day when there is no wind.
Yılın 628 olduğunu farz edelim.Assuming the year is 628.
Sovyet devletinin insan haklarının kaynağı olduğu farzediliyordu.The Soviet state was considered as the source of human rights.
Buna ek olarak, farz edelim ki resilinin gerilimi boyunca Hooke yasasına uyar.Furthermore, we will assume that throughout the stretch the resilin obeys Hooke's law.
Ana madde: Namaz Namaz (Arapça: صلاة Salah) İslam'ın her inanana farz kıldığı bir ibadetdir.It is in the form of an appeal to a relative who had left the faith.
Athaliah genelde İsrail Kralı Ahab ile Kraliçe Jezebel'in kızı olduğu farzedilir.Athaliah is usually considered the daughter of King Ahab and Queen Jezebel of Israel.
Doktor kendisine "Kurtulacağını farzet.The Doctor tells himself "Assume you're going to survive.
Bunun yerine mesaj sürekli farz edilir veya kabul edilir.The concept is instead repeatedly assumed or implied.
O, “Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?” demişti.He replied: "This too is possible that when commanded to fight you may not fight at all."
Bu kez gruptaki her kişinin Küp'ün farzedilen yaratıcısı ile bağlantısı vardır.This time the prisoners each have a connection to the cube's suggested creator.
Farz et ki, bu sorundan etkilendiğimizden, piller olmadan çalışıyoruz."Suppose we work without batteries while we are affected by this trouble."
Kur’an'ı ezberlemek, yani hafız olmak farz-ı kifâyedir.If the liar is indeed lying, then the liar is telling the truth, which means the liar is lying.
Bir toplumda âlimlerin bulunması farz-ı kifâyedir.So the commutant of T consists of polynomials in T (or a).
Orucun farz kılındığını bildiren ayet şöyledir:“Ey inananlar!To this, Malik is said to have replied: "Commander of the Believers, do not!
Bunlarla cihad farzdır.”"Veetile Visheshanga".
Mükellef olan Müslümanların Ramazan orucunu tutması farzdır...It is meant to enable Muslim families to still observe Ramadan.
Deneyim çeşitlerinin birçoğunun tinsel farz edildiği form, gerçekliğin bu düzeyinde bulunur.Much of the kind of experience deemed spiritual occurs on this level of reality.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Muslims are obliged to pray five times a day.
Erişim tarihi: 8 May 2010. ^ Arbab, Farzam; Correa, Gustavo; de Valcarcel, Francia (1988).Arbab, Farzam; Correa, Gustavo; de Valcarcel, Francia (1988).
İsteğine ulaşmak için ihtiyaç duyduğunu farzettiği değerleri isterler.In addition, he lies to get what he wants.
Duyularımız bazen bizi aldattığına göre, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını farzetmeliyim.As the action unfolds, we become aware that nothing is as it seems.
Ona imân etmek farzdır.Aanchal is grateful to him.
Tesbihât, İslam dininde genellikle farz namazlardan sonra yapılan zikir ibadeti.Since then, the Salat al-Ayat prayer were obligatory on Muslims.
4 Sünnet, 4 Farz, 2 Son Sünnet kılınırFour state appearances and 2 top four finishes.
Size bir tercih sunuğumu farzedin.Imagine I give you a choice:
Şimdi de işin içine kimsenin istemeyeceği bir seçenek dahil ettiğimi farzedin.Imagine I added a choice to the set that nobody wanted.
Farz edelim bu kuadın hem sallanmasını hem de bu çubuğu dengelemesini istiyoruz.Suppose that we want this quad to not only hover but to also balance this pole.
Ve aralarındaki açıyı da bilmediğinizi farz edin.And what if you're not given the angle between them?
Farzedelim ki elimizdeki rakkamlar ---So let's say our population of numbers is-- we have a 3.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod