Ana içeriğe geç
Sözlük

fars ile cümle

fars kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu zamana kadar, bu dil ayrı bir dil olarak düşünülmedi ve sadece Fars dili olarak tanımlanıldı.إلى حد الآن، لم تعتبر هذه اللغة كلغة مستقلة أو ببساطة لغة فارسية.
Ferzende de bu çatışmada yaralandı ve Fars (İran) güvenlik kuvvetleri tarafından yakalandı.وجُرح فيرزينده أيضاً في هذا الحصار وتم اعتقاله من قبل قوات الأمن الإيرانيه ( الفارسيه).
Farsça öğrendi ve İran edebiyatını tanıma fırsatı buldu.وقد تعلم اللغة الفارسية وأتيحت له الفرصة للتعرف على الأدب الإيرانى.
Hikâyelerin çekirdeğini eski bir Fars (İran) kitabı olan Hazâr Afsâna (Bin Efsane) oluşturmuştur.نظم فن لم يشهد له من قبل واسماه رسائل فن وأول رساله كتبها (( رسالة الوحيد لأبيه)) .
Gaznelilerde resmî dil Farsça olmasına rağmen orduda Türkçe kullanılmaktaydı.كانت اللغة الرسمية للدولة الغزنوية هي اللغة الفارسية، إلا أن الجيش كان يستعمل اللغة التركية.
14 yaşında iken ilk kitabı Tahran'da Farsça olarak basılmıştır.عندما كان عمره 14 عاما، نشر كتابه الأول باللغة الفارسية.
İlk öğretimini bitirdikten sonra özel olarak Arapça, Farsça ve Fransızca dillerini öğrendi.بعد الانتهاء من دراسته الابتدائية، تعلم اللغة العربية واللغة الفارسية واللغة الفرنسية.
Burada görevli memurlardan İbrahim Efendi'den Arapça ve Farsça öğrendi.وتعلم اللغة العربية والفارسية من السيد أبراهيم أحد الموظفين المعينن هناك.
1939'dan sonra Farsça'da ve Fars-Arap alfabesi ile yazılan maddeler Tacikistan'da yasaklanıldı.بعد 1939، المواد والأنماط التي استعملت الأبجدية العرب-فارسية مُنعت في البلد.
İran'da Farsça zorunlu öğretilir.ينتشر اتباع المذهب الإسماعيلي في إيران.
Farsça kısmından 3- EY DOST!الذيل على طبقات الحنابلة: الجزء الثالث.
Başka bir görüşe göre ise kökeni Farsçadır.في هذه الحالة نقول أن هذا الجسيم قطبي.
Yazılan mensur eserlerin çoğunluğunun Arapça olmasına karşın, bunlar içerisinde Farsça eserler de mevcuttur.وعلى الرغم من كون أغلب الآثار النثرية المكتوبة هي باللغة العربية؛ إلا أنه توجد أيضًا آثار نثرية فارسية داخلها.
Azerbaycanın ve Farsların millî kahramanı.من رؤساء الأزارقة (الخوارج) وأبطالهم.
941) olarak da yazılır, Fars şair.913 هـ) هو شاعر فارسي.
İlin ismi Farsça'dan gelmektedir.كيف تبدل اسمها من فاطمة إلى شادية؟".
“Bayaz” Farsça bir kelimedir ve “beyaz, akça” anlamına gelir."حوّارة" هي كلمة ذات أصل سرياني، وتعني البياض.
Zındık kelimesi, köken itibariyle Farsçadır ve bu dilden Arapçaya geçmiştir.تشتهرُ هذه الطيور باسم البَاشِقُ فحسب، في اللغة العربيَّة.
Farslar, İranlı bir ulustur.زاب ثروت، رابر مصري.
Ayrıca "Aşiyan" Farsça bir kelime olup "ev, yuva" anlamına gelmektedir.كلمة "بيت ملات" سريانية ومعناها "بيت الكلمة" أو "بيت الملة".
Çok az bir nüfus ise Farsça konuşmaktadır.وتوجد أقليات صغيرة جداً تتكلم بالسواحيلية.
Şemiranat, Farsça 'soğuk yamaç' anlamına gelir.و"قونور" معناه "اللون الكستنائي" الفاتح.
Fars dili okuyorum.أنا أدرس اللغة الفارسية.
Hiçbir şekilde Farsça konuşamıyorum.لا يمكنني أن أتحدث الفرنسية على الإطلاق.
Fars'a ulaştığında, Bihbahan valisi otoritesini kabul etti.Quando ele alcançou Fars, o governador de Bihbahan reconheceu a autoridade dele.
Farsçada Büyük İran; Iranzamin (ایرانزمین) yani "İran ülkesi" anlamına gelmektedir.Em língua persa, o mundo iraniano é chamado Iranzamin (ایران‌زمین), o que significa "terra do Irão".
Onun şiirleri Fars şiirinin en eski türlerini barındırır.Sua estética remete mais a modelos antigos do Barroco.
Justinian, bir ordu göndererek, Lazika'nın Farslara karşı başarılı bir şekilde direnmesine olanak sağladı.Justiniano respondeu enviando um exército, permitindo que Lázica resistisse aos persas com sucesso.
Zenne farsça kadın demektir.O Meu Ponto Fraco É Mulher
Duazdeh Farsça olup oniki (12) anlamına gelmektedir.Por exemplo (dois fás na pauta, um grupetto inferior entre os dois): fá-mi-fá-sol.
Seçkin bir azınlık, klasik edebiyat dili Farsçayı da öğreniyordu.Acreditava que uma língua bonita devia ter também um alfabeto elegante.
Büveyh hükümdarları devleti genelde Fars, Jibal ve Irak'tan yönetmiştir.Geralmente, os três mais poderosos amires buídas eram os que controlavam Fars, Jibal e o Iraque.
Putperestlik, Farsça kökenli bir sözcük olan put sözcüğünden türemiştir.As palavras folegar e fôlego compartilham da mesma raiz da palavra fole.
Muhammed tasvirleri kitaplardaki çizimler şeklinde Fars minyatür geleneğinin başlangıcına dayanmaktadır.Representações de Muhammad remontam ao início da tradição de miniaturas persas como ilustrações de livros.
Şehristan tek bahştan oluşur: Farsan merkezî bahşı.O motivo seria apenas um: sua localização central no novo Território.
Dili Farsçadır.Língua de cabra.
Benim adım Farshad.Meu nome é Farshad.
Benim adım Farshad.Chamo-me Farshad.
Bu çeviri Farsça'dır.Het gaat om de vertaling van Faust.
Bir farsça tercümesi de el yazması olarak durmaktadır.Deze vertaling is eveneens in handschrift bewaard.
Muhtemelen Farsça'dan gelmedir.Waarschijnlijk was hij afkomstig uit de Fajoem.
Şebüsterî’nin kelâmla ilgili eserine Farsça yazılmış bir şerhtir."Throw me something" is een veelgehoorde kreet.
Bir kısmı İdris’e, bir kısmı başka şairlere ait Arapça ve Farsça şiirlere de yer verilmiştir.Verder werd het ik-roman (voordien aan elkaar) en zo zijn er nog enkele.
Ayrıca Farsça kaar (çalışmak) ve bolo (daha yüksek) kelimelerinden türediğine inananlar da vardır. ^Gelovigen meenden plotseling een gouden (of platina of zilveren) vulling of kies te hebben gekregen.
Bu zamana kadar, bu dil ayrı bir dil olarak düşünülmedi ve sadece Fars dili olarak tanımlanıldı.In die tijd had de taal nog geen naam en werd het de lingua vulgar genoemd.
Antik Farsça, Babilce ve Antik İlamî dilinde yazılmışlardır.Voorbeelden van de opvatting zijn gevonden in antieke Assyrische en Babylonische geschriften.
1282 yılında Ahmed Teküder'in tahta çıkmasıyla tekrar Fars atabegi yapıldı.In 1282 werd de Romeins-Middeleeuwse Maas bij Maasdam opnieuw afgedamd.
İlk tercümeler Farsça ve Türkçe dillerindeydi.De eerste anderstalige versies waren in het Frans en Pools.
Zenne farsça kadın demektir.Nü betekent vrouw.
Özellikle Farsça üzerine birçok çalışması bulunmaktadır.Vooral in kerken is heel wat werk van hem bewaard.
Hane (ev) sözcüğü ise Farsça kökenlidir.De (oorspronkelijke) Franse titel is schuin weergegeven.
Müftülükten azlinden sonra bir süre Kayseri Sultaniyesi'nde vekaleten Farsça Öğretmenliği yaptı.Hij woonde als leerling violist enige tijd aan de Blasiusstraat.
Şahar (şahar ya da şehir; Farsça: شهر ) Erivan'ın en büyük ve en eski mahallesidir.Siedziba gminy to Staroźreby (dawniej Zdziar Wielki).
FERES; ülken bölündü Medlere ve Farslara verildi.FARES – twoje królestwo uległo podziałowi; oddano je Medom i Persom.
Pençşir ismi Farsça'da, beş aslan anlamına gelir.W tłumaczeniu słowo pandższer oznacza pięć lwów.
Yıllarca öğretmen olarak çalıştı ve İngilizce eserleri Farsçaya çevirdi.Przez kilka lat pracowała jako nauczycielka, a następnie jako tłumaczka przysięgła języka angielskiego.
Farscape adlı bilim kurgu dizisinde de rol almıştır.Występowała także w serialu fantastyczno-naukowym Farscape.
Çomart ise kimilerince farsça Cömert ile ilgili görülür.Przy rozmnażaniu generatywnym często otrzymuje się mieszańce.
Çorap sözcüğü, Farsça kökenlidir.Jego herb to cuchnąca skarpeta.
Farsça kökenli peder sözcüğü de Türkçede zaman zaman papaz anlamında kullanılır.U kapucynów słowo „brat” często stosuje się również w odniesieniu do zakonników kapłanów.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod