fars ile cümle
fars kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Arapça ve Farsça kelimelerde zaten uzun ünlü olduğu için, kullanılmasına gerek duyulmamıştır.Turg: Serio y con una larga lengua nadie parece motivarlo.
Bundan önce eserler Farsça olarak kaleme alınmıştır.Las acciones han sido condenados en lugares como Cizre.
Peygamber, Arapça resul sözcüğünün Farsça karşılığıdır.Los escritores de habla hispana rinden tributo al rey del terror.
Farslar, İranlı bir ulustur.Irónicamente, un irlandés.
Bu kelime Farsça kökenli bir kelimedir.Es más bien una palabra derivada.
Sencabiler Fars´tan geldiklerini iddia ederler.Se creía que estos dineros eran de las FARC.
Buradan Güney İran'a Fars bölgesine gelen Timur, Muzafferiler üzerine yürüdü.El otro pueblo que se había asentado en el sur de Irán, en el área de Fars, fue el de los persas.
Kişi adları Firdevs, Farsça kökenli kadın ismi.Sus padres se llamaban Enriqueta y Serafín Catena.
Benim adım Farshad.Mi chiamo Farshad.
1999'da "Fârsi" kelimesi, millî dil kanunundan çıkarıldı.Nel 1999 la parola fârsi fu rimossa dalla legge linguistica di Stato.
Farsçada Büyük İran; Iranzamin (ایرانزمین) yani "İran ülkesi" anlamına gelmektedir.In lingua persiana, il mondo iranico viene chiamato Iranzamin (ایرانزمین), che significa "terra dell'Iran".
Fars edebiyatının eski eserleri, aslen Belh’ten gelen yazarlar ve şairler tarafından yazılmıştır.Le prime opere della letteratura persiana furono scritte da poeti e scrittori originari di Balkh.
Niyazi, Özbekçe'ye ek olarak Arapça, Farsça, Rusça ve Türkçe de dahil olmak üzere birçok dil biliyordu.Oltre all'Uzbeko, Niyazi conosceva molte altre lingue, tra cui arabo, persiano , russo e turco.
Farsça bir sözcük olup "şahların en büyüğü" manasına gelmektedir.Si ha qui un esempio di quello che comporta il «predicare» nel senso più alto.
Zebân-ı Fârisi (Farsça).Lo xesmodonte (gen.
1939'dan sonra Farsça'da ve Fars-Arap alfabesi ile yazılan maddeler Tacikistan'da yasaklanıldı.Dopo il 1939, testi pubblicati in persiano nell'alfabeto perso-arabico furono banditi dal Paese.
Zenne farsça kadın demektir.L'Eterea dev'essere per forza una donna.
Eski Farsça "İonan" adı, Perslerin İyonyalılara vediği isimdi.Uno è l'Ivalo, che i Lapponi chiamano Avvil.
Şehrin eski adı Hadimabad'dır (Farsça: خادم آباد).In passato la città era chiamata Madīnat al-Fayyūm (Città del Fayyūm).
Rēgistan (ریگستان) adı Farsça'da "Kumluk" ya da "Çöl" anlamına gelmektedir.Il nome Rēgistan (ریگستان) significa "Luogo di sabbia" o "deserto" in Persiano.
Yalnız eski Farsçanın özellikleri daha çok vardır.Vi sono molte altre tradizioni sul personaggio singolo.
Erişte aşı (Farsça: آش رشته) İran ve Türkiye'de sık yapılan bir çeşit aştır.Degustare il kissel come bevanda è una pratica molto comune in Russia e Ucraina.
Eserin Farsça olan güftesi Hafız Şirazi'ye aittir.L'intera raccolta è di proprietà di Scheringa stesso.
(Farsça) Eyalet valiliği resmi web sitesi(FR) Rubrica dedicata al portavoce sul sito ufficiale del governo
Hüsrev ü Şirin daha önce Farsca edebiyatında da şiir olarak işlenmiştir.Come letterato raggiunse buona fama nella Poesia gnomica.
Tur (Farsça: تور), Firdevsî'nin Şehname'sinde yer alan epik bir karakter.Daisy: 1) Orfanella della casa di Pony che soffre di emofilia.
"Hezar" Farsçada "bin" anlamına gelir.Il nome europeo significa "mille" in sanscrito.
Saddam Hüseyin ayrıca Fars asıllı çok sayıda bölge sakinini İran'a sürmüştür.Saddam Husayn deportò in Iran un gran numero di residenti dell'area, che erano di discendenza persiana.
Karayolu 96 (Farsça: جاده ۹۶), İran'ın güneyinde yer alan bir karayoludur.La State Route 96 (SR 96) è un'autostrada statunitense situata nella parte centrale dell'Arizona.
Sekizinci yüzyılın sonlarında Farsça çok fazla Arapçalaştırılmıştı ve Arapça’ya benzetilerek yazılıyordu.A partire dall'VIII secolo le stesse opere furono tradotte in arabo.
Farsça bir kelime olan Horasan "Güneşin yükseldiği yer" anlamına gelir.Il messaggio rappresentato dalla bandiera è "dove il sole splende per tutti".
Karayolu 16 (Farsça: جاده ۱۶), İran'ın kuzeyinde yer alan bir karayoludur.La Valtatie 16 (in svedese Riksväg 16) è una strada statale finlandese.
Amir Kabir Barajı (Farsça:سد امیر کبیر), Kerec Barajı olarak da bilinir.Molo di Cabral (Cabral Pier): conosciuto anche come Fisherman's Wharf.
"Külliyat-el-Farsi", Farsça şiirler Divanı.Toot-toot il diavoletto: piccola faerie.
Benim adım Farshad.Меня зовут Фаршад.
İbrahim Sadıki (Farsça: ابراهیم صادقی; d.Абу Ибрахим Са‘д ибн Ибрахим аз-Зухри́ (араб.
1999'da "Fârsi" kelimesi, millî dil kanunundan çıkarıldı.В 1999 году слово Форсӣ было убрано из закона о государственном языке.
İran sadece "Fars körfezi" adını kullanır ve "Arap Körfezi" veya sadece "Körfez" olarak adlarını tanımaz.Иран использует только термин «Персидский залив» и не признаёт названий «Арабский залив» или просто «Залив».
Örneğin İranlı Selman Kur'an'ı Farsçaya çevirmişti.Согласно Корану, Инджиль был ниспослан для подтверждения истинности Таурата.
Muhtemelen Farsça'dan gelmedir.Происходит, возможно, из греч.
Duazdeh Farsça olup oniki (12) anlamına gelmektedir.От двух до двенадцати (сдвоенных).
Zerdüşt (Avesta dilinde: Zarathustra, Farsça: Zartoşt), Zerdüştlük dininin kurucusudur.Мухах (Мухах) — частично сохранен цахурский язык.
Saklı Sözler metni Arapça ve Farsça olmak üzere iki kısma ayrılmıştır.В арабском языке два рода: мужской и женский.
Âyin (Farsça:آیین) ya da ritüel, genellikle önceden belirlenmiş bâzı kurallara göre icra edilen dînî tören.죽) и миым (미음) или ыни (응이) — разновидности рисовой каши, обычно её подают утром.
Arapça ve Farsça öğrendi.Выучил арабский и фарси.
102 milyon) Farsça (ca.Вонуаз (102 чел.)
Öte taraftan devletin resmî dili ise Farsça’ydı.При правлении Великих Моголов официальным языком был фарси.
Arapça ve Farsça biliyordu.Знал арабский и фарси.
Asger Şerefi (Farsça: اصغر شرفی; d.Малый совет (лат. Consilium Minor, хорв.
Farsça ile yakın bağları vardır.Имеет обширные связи с ФАРК.
Âteşbâz-ı Velî (Farsça: آتشباز ولي) ya da gerçek adıyla Yûsuf bin İzzeddin, (ö.Абу Якуб Юсуф ибн Якуб ан-Наср аль-Марини, или Абу Якуб Юсуф (ум.
Antik Farsça, Babilce ve Antik İlamî dilinde yazılmışlardır.Официальные надписи, копии Бехистунской и другие ставились и здесь на вавилонском языке.
Berkyaruk'a 500.000 dinar verip Fars ve İsfahan dışındaki hakimiyetini kabul etti.Сийес, получив 350 тыс. франков и недвижимость в Версале и Париже, не возражал.
Aş (Farsça: آش) çorbaya benzeyen ama daha yoğun bir yemektir.Тяхан (Чаофань) Блюдо, сходное с пловом.
Okul esasen Farsça olmasına rağmen Azerbaycan dili ile eğitim yapılıyordu.Благодаря учебе в этой школе, Кристиан хорошо знал польский язык.
Bu dönemde Fars edebiyatının kurucusu sayılan Rudeki (en:Rudaki) başta olmak üzere pek çok şair yetişmiştir.Множимое прибавляется к самому себе столько раз, сколько единиц в младшем (первом) разряде множителя.
Perviz Kimyavi (Farsça: پرويز کيمياوی, İng., Alm. ve Fra.: Parviz Kimiavi, d.Ви́мара Пе́реш (Вимарано Перес, Вимара Перес; лат. Vimarus Petris, исп. Vimara Perez, порт.
Bu çeviriden önce de çeşitli Farsça çevirileri olmuştur.Отсюда и столь многочисленные попытки переводов.
Ostanların merkezi genellikle (Farsça: مرکز — markaz) ostandaki en büyük şehir olmaktadır.Крупнейший город остана чаще всего является его столицей (перс.
Hemşehri Gazetesi (Farsça).«Дневник горничной» (фр.