farksız ile cümle
farksız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Πολλοί άνθρωποι τη σύγκριναν με πολεμική ζώνη.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Багато людей порівнювали її із зоною воєнних дій.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.В самом деле, многие сравнивали ее с военной зоной.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.Всъщност, много хора я сравняваха с военна зона.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.למעשה, הרבה אנשים השוו אותה לאזור מלחמה.
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.شبهه البعض بمنطقة حرب
Aslında bir çok kişiye göre burası bir savaş alanından farksızdı.先週 10歳の女の子が私に尋ねました
Bu durumda kapalı bir şişe içinde olmaktan farksızsın.Då är du precis som jag instängd i ett gammalt provrör.
Bu durumda kapalı bir şişe içinde olmaktan farksızsın.Eso es parecido a estar dentro de este frasco.
Bu durumda kapalı bir şişe içinde olmaktan farksızsın.In tal caso, non sei diverso da chi vive in un'ampolla puzzolente.
Bu durumda kapalı bir şişe içinde olmaktan farksızsın.Nesse caso, não serás diferente estando dentro deste frasco.
Bu durumda kapalı bir şişe içinde olmaktan farksızsın.Så er du nøjagtig som mig i et indelukket glas.
Bu durumda kapalı bir şişe içinde olmaktan farksızsın.Siinä tapauksessa voisit yhtä hyvin elää pullossa.
Bu durumda kapalı bir şişe içinde olmaktan farksızsın.W takim razie równie dobrze mógłbyś siedzieć w tej kolbie.
Bu durumda kapalı bir şişe içinde olmaktan farksızsın.Είναι σαν να ζεις σε ένα στενόχωρο φλασκί.
Bu durumda kapalı bir şişe içinde olmaktan farksızsın.Это ведь то же самое, что сидеть в тесном сосуде.
Burası sağ açıklığın farksızdır.Por lo tanto, se trata de la esfera celeste, como la tierra el Ecuador celeste son positivos.
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.A pokud chceme zvolit rychlou cestu, bude to stejné.
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.E se você quiser escolher acima de uma maneira rápida de fazê-lo. Seria idêntico.
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.E se vuoi imparare un modo veloce per farlo. Sarebbe identico.
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.És ha gyorsan túl akarunk lenni a megoldáson. Ez is egy jó megoldás lenne.
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.Et si vous voulez trouver un moyen rapide de le faire. Ça serait pareil.
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.빠르게 하고 싶을텐데, 동일한 것입니다
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.Og hvis du ønsker at afhente en hurtig måde at gøre det. Det ville være identiske.
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.Y si quieres escoger una forma mas rapida de hacerlo. Seria identico.
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.Той ще бъде идентичен.
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.ואם אתה רוצה לבחור למעלה דרך מהירה לעשות את זה. זה יהיה זהה.
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.واذا اردتم اختيار طريقة سريعة للقيام بذلك ستكون مماثلة
Eğer hızlı bir yol istiyorsanız, bundan farksız olacaktır.同じことですが、 2+3は5で、
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.A génállománynak az a része, melyben olvashatunk, a hozzávalók listája.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.Den Teil des Genoms, den wir lesen können ist die Liste der Inhaltsstoffe.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.Het deel van het genoom dat we kunnen lezen, is de lijst van ingrediënten.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.유전체의 특정 부분을 통해 우리가 알 수 있는 건 구성 요소들의 목록 뿐입니다.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.La parte del genoma que podemos leer es la lista de ingredientes.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.La parte di genoma che possiamo leggere è la lista degli ingredienti.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.La partie du génome que nous pouvons lire est la liste des ingrédients.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.Partea din genom pe care o putem citi este lista ingredientelor.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.Ta część genomu, którą potrafimy czytać, jest listą składników.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.Το τμήμα του γονιδιώματος που μπορούμε να διαβάσουμε είναι η λίστα των συστατικών.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.Тази част от генома, която можем да четем, е списъкът с продуктите.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.Часть генома, который мы можем прочитать - это список ингридиентов.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.אותו חלק של גנום שאנו יכולים לקרוא הוא רשימת המרכיבים.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.جزء الجنيوم الذي باستطاعتنا قرآته هو قائمة المقادير.
Genomun okuyabildiğimiz kısmı bir malzeme listesinden farksız.材料のリストです つまり実際に
Hayal ettiğimin şimdi gerçek ve kalıcı olduğunu ve hayalimden farksız olduğuna inanmak çok zordu.Bylo těžké uvěřit, že to, co jsem si představovala, teď bylo postavené, trvalé a přetvářením nic neztratilo.
Hayal ettiğimin şimdi gerçek ve kalıcı olduğunu ve hayalimden farksız olduğuna inanmak çok zordu.Era greu de crezut că ceea ce am imaginat era acum construit, permanent şi nu s-a pierdut nimic în traducere.
Hayal ettiğimin şimdi gerçek ve kalıcı olduğunu ve hayalimden farksız olduğuna inanmak çok zordu.저는 정말 제가 상상했던 무언가가 영구적으로 만들어졌다는 것이, 그리고 제작과정에 있어서
Hayal ettiğimin şimdi gerçek ve kalıcı olduğunu ve hayalimden farksız olduğuna inanmak çok zordu.Важко було повірити, що заплановане мною тепер збудовано на довгі роки та зберегло свій оригінальний задум.
Hayal ettiğimin şimdi gerçek ve kalıcı olduğunu ve hayalimden farksız olduğuna inanmak çok zordu.זה היה קשה להאמין שמה שדמיינתי היה בנוי עכשיו, קבוע
Hayal ettiğimin şimdi gerçek ve kalıcı olduğunu ve hayalimden farksız olduğuna inanmak çok zordu.كان من الصعب ان أصدق ان ما تخيلته قد بني الآن وقد غدا مجسماً دائماً
Hayal ettiğimin şimdi gerçek ve kalıcı olduğunu ve hayalimden farksız olduğuna inanmak çok zordu.実際に設計されて 完全に再現されたことは 信じられませんでした
İnsan olarak bizim yazgımız da, o minik böcekten farksızdır.우리 인간 운명은 사라질 것 입니다. 작은 귀뚜라미가 그러듯이.
İnsan olarak bizim yazgımız da, o minik böcekten farksızdır.גורלנו האנושי הוא להעלם, באותו ביטחון שהצרצר הקטן ההוא יעלם,
İnsan olarak bizim yazgımız da, o minik böcekten farksızdır.ومصير الإنسان الأخير بالفناء المشابه بالطبع لمصير صرصار الليل الصغير.
İnsan olarak bizim yazgımız da, o minik böcekten farksızdır.それでもなお 私たちは この虫と同じように生き 歌うのだ と
RABbin soluğu esince üzerlerine, Ot kurur, çiçek solar. Gerçekten de halk ottan farksızdır.Cỏ khô , hoa rụng , vì hơi Ðức_Giê - hô-va thổi qua . Phải , dân nầy khác_nào cỏ ấy :
RABbin soluğu esince üzerlerine, Ot kurur, çiçek solar. Gerçekten de halk ottan farksızdır.Cỏ khô, hoa rụng, vì hơi Ðức Giê-hô-va thổi qua. Phải, dân nầy khác nào cỏ ấy:
RABbin soluğu esince üzerlerine, Ot kurur, çiçek solar. Gerçekten de halk ottan farksızdır.Das Gras verdorrt, die Blume verwelkt; denn des HERRN Geist bläst darein. Ja, das Volk ist das Gras.
RABbin soluğu esince üzerlerine, Ot kurur, çiçek solar. Gerçekten de halk ottan farksızdır.Græsset tørres, Blomsten visner, når HERRENs Ånde blæser derpå; visselig, Folket er Græs,
RABbin soluğu esince üzerlerine, Ot kurur, çiçek solar. Gerçekten de halk ottan farksızdır.Gräset torkar bort, blomstret förvissnar, när HERRENS andedräkt blåser därpå.