Ana içeriğe geç
Sözlük

farklı ile cümle

farklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O her görüşmede farklı bir şey söylüyor.She says something different in every interview.
Zengin, sen ve benden farklıdır.The rich are different from you and me.
Kleopatra'nın burnu daha kısa olmuş olsaydı, dünya tarihi farklı olurdu.If Cleopatra's nose had been shorter, the history of the world would be different.
Amerika Birleşik Devletleri'nde insanlar mahjong'un farklı bir sürümünü oynarlar.In the United States, people play a different version of mahjong.
Mary annesine benziyor ama onun kişiliği farklı.Mary looks like her mother, but her personality is different.
Mary annesine benziyor ama farklı bir kişiliğe sahip.Mary looks like her mother, but she has a different personality.
Eskimoların kar için doksan farklı kelimesi var.Eskimos have ninety different words for snow.
John ve Mary'nin o önemli mesele hakkında farklı fikirleri vardı.John and Mary had different opinions about that important matter.
Herkes için farklı.It's different for everyone.
Düşündüğümden farklıydı.He wasn't the same as I thought he'd be.
Farklı bir şey bekliyor muydun?Were you expecting something different?
Bilim adamları bunu farklı şekilde yorumluyor.Scientists interpret it differently.
Amerika'da yaşayan birçok farklı ırklarda insanlar vardır.There are people of many different races living in America.
Bana farklı bir şey öğretildi.I was taught something different.
Onların yaşam biçimi bizimkinden farklı.Their lifestyle is different from ours.
Zarlar farklı kültürlerde farklı şekillere sahiptir.Dice have differences in design in different cultures.
Geçmişteki yaşam bugünkünden çok farklıydı.The living beings of the past were very different from those of today.
Her gün farklı saatler çalışırım.I work different hours every day.
Bu yılın modaları geçen yılınkilerden tamamen farklı.This year's fashions are completely different from last year's.
Bana farklı bir örnek ver.Give me a different example.
Bazıları ruhaniliğin sofuluktan tamamen farklı olduğuna inanıyor.Some believe that spirituality is utterly different from religiosity.
Tom birkaç farklı yöntem denedi.Tom tried a few different techniques.
Bu kültürden kültüre farklılık gösterir.It differs from culture to culture.
Bu otobüs farklı bir yöne gidiyor.This bus is going in a different direction.
Onun çok farklı olduğunu fark ediyor musun?You realize it's very different?
Bu kural iki farklı şekilde okunabilir.This rule can be read in two different ways.
Bu kural iki farklı şekilde yorumlanabilir.This rule can be read in two different ways.
Ben çok farklıyım.I am very discrete.
Bu kez farklı mı?Is this time different?
Bu iki ülke arasında önemli farklılıklar var.There are significant differences between those two countries.
Beş farklı müteahhit tadilat yaptı.Five different contractors made the renovations.
İnsanlara cinsiyetlerine göre farklı muamele yapmamalısın.You should not discriminate against people based on their gender.
Erkek ve kadınların düşünme biçimleri arasında bir farklılık var mı?Is there a difference between the way of thinking of men and women?
Bu farklıdır.This is different.
Farklı bir fikrim var.I have a different opinion.
Bazı dillerde bazı fiiller yüz farklı anlama sahip olabilir.Some verbs in some languages can have up to one hundred different meanings.
Biz çok benzeriz ve aynı zamanda çok farklıyız.We are so similar and so different at the same time.
Farklı yiyecek türlerini yemekten hoşlanırım.I enjoy eating many different kinds of food.
Yıllar boyunca birçok farklı strateji denedik.Over the years we have tried many different strategies.
Erkekler ve kadınlar birçok kültürde farklı giyinirler.In many cultures, men and women dress differently.
O, abisinden farklıdır.He is different from his older brother.
Türkçe'nin farklı bir sözcük sırası var.Turkish has a different word order.
Tom farklı görünüyor.Tom looks different.
Nezaket sadece her toplumda farklı olan bir protokoldür.Politeness is just a protocol that is different in every society.
Farklı gruplarda uçan bir grup kaz vardı.There was a bunch of geese flying in different groups.
Gelenekleri farklı bağlamlarda devam ettirmek zordur.It's difficult to keep traditions in different contexts.
O nasıl farklı?How is that different?
Farklı olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum.I know what it's like to be different.
Bu farklı.It's different.
O, farklı olmak istiyor.He wants to be different.
O farklı olmak istiyor.She wants to be different.
Sadece farklı olmak istiyorum.I just want to be different.
Bizim işleri farklı olarak yapmamız gerekiyor.We need to do things differently.
Bu az önce söylediğimden ne kadar farklı?How is that different from what I just said?
Tom ve Mary farklı eyaletlerde yaşar.Tom and Mary live in different states.
Tom ve Mary farklı eyaletlerde yaşıyorlar.Tom and Mary live in separate states.
Tom ve Mary farklı devletlerde yaşıyorlar.Tom and Mary live in separate states.
İsrail Parlementosu dört ay içindeki İsrail seçimlerinden sonra farklı görünecek.The Knesset will look different after the Israeli elections within four months.
O farklıydı.That was different.
Farklı görünmek istiyorum.I want to look different.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
farklı ile cümle - Sayfa 6 - farklı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App