Ana içeriğe geç
Sözlük

farklı ile cümle

farklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ise bizi faz uzayının farklı bir şekilde kullanımına yönlendirir.This leads to the use of phase space in a different sense.
NSI Özel Harekat Kuvvetleri tarafından paylaşılan ekipmanın farklı türlerini kullanır.ISI uses different types of equipment connected and shared from Special Operations Forces.
Jack'in farklı bir yaşamı daha vardır.Jack has had other various romances.
Sunucular uzak konumlardan ve farklı sistemlerden erişilebilirlerdir.Servers are able to be accessed remotely from different locations and types of systems.
Farklılık su ve yağ miktarından kaynaklanır.The difference depends on the water and oil content.
Fontlar sadece çok küçük ayrıntılarla farklıdır.Their ornaments differ only in some minor details.
EGM96 EGM84 olarak anılacak esas WGS84 jeoidinden farklıdır.EGM96 differs from the original WGS 84 geoid, referred to as EGM84.
Soundgarden bu dönem farklı tarzlar denemek istediklerini açıkladı.Soundgarden explained at the time that it wanted to experiment with other sounds.
Birçok türlerde çocuklar belirgin biçimde farklı kuş tüylerine sahiptir.In many species juveniles have a distinctly different plumage.
Advers olaylarda, "şiddetli" ve "ciddi" terimleri teknik olarak birbirinden çok farklıdır.The terms "severe" and "serious" when applied to adverse events are technically very different.
İlk iki sütun, sırasıyla birinci ve ikinci dosyanın farklı satırlarını içerir.The first two columns contain lines unique to the first and second file, respectively.
Her gün farklı renkleri sever.The Majblomma is of different colour every year.
Birbirinden farklı 2 sezonu vardır.There are two distinct seasons.
Bu nedenle dört farklı stereoizomer mümkündür.Theoretically, four stereoisomeric structures are possible.
13 farklı ülkede ateist olanlar idam ile cezalandırılmaktadır.In 13 Muslim-majority countries atheism is punishable by death.
Daha farklı bir yoldan yürüyoruz." demiştir.He's taken a very different path".
Chomsky’nin teorileri farklı alanlarda köklü bir şekilde kullanılmıştır.Chomsky's biographers look at this issue in different ways.
Bu archaeonlar diğerlerinden rRNA sekans benzerlik ve farklılıklarına bakılarak ayrılmıştır.Other watchmakers then followed with similar bezels, as well as different watch faces.
"Bu albümün farklı olduğunu hissediyorum.This album is no different".
Hatrı sayılır farklılıklardan biri, sokakta geçen açılış sahnesine ilişkindir.The one considerable departure from what was imagined concerns the opening sequence in the street.
Gruplar içinde yaşar ve farklı sesler ile anlaşırlar.They make decisions and reconcile their differences through consensus.
Bunların hiçbiri AS ile diğer OSB’ler arasındaki farklı güvenilir bir şekilde ayıramamaktadır.None have been shown to reliably differentiate between AS and other ASDs.
Renkleri veya şekilleri ayırt edemeyen farklı gözlerin varlığı.Complex eyes can distinguish shapes and colours.
Fakat, bazı raibink kaynaklara göre Yusuf'un kendisini tanıtmasının sebebi farklıdır.Some classical rabbinical sources argue that Joseph identified himself for other reasons.
Oyun bir adada farklı lokasyonlarda geçer.The game takes place on several islands.
Bunun yanı sıra farklı islami gruplardan da destek gördü.Besides he assisted other Islamic organizations in this field.
Homeopati'nin kurucusu olan Hahnemann'dan daha farklı bir yol izledi.He had an approach to homeopathy distinct from the Hahnemann school.
Almanya’da daha farklı bir gündem vardı.The situation was different in Germany.
Farklı Bir Kadın (1996)."Different for Girls (1996)".
"Farklı Ses Farklı Yorum"."Look different, sound similar".
Normal ve anormal arasındaki farklılık sergilenir.No distinction between abnormal to normal was established.
İki farklı modeli üretilmiştir.Two different models were produced.
Yedi farklı ekolayzır ayarları mevcuttur.There are seven different military units available.
Zira bir nesneye ait olan nitelik farklı nesnelere ait olabilir.What is fair in relation to a particular case may differ.
Prometheus, Latin efsanelerinde de yer alır fakat farklı bir hikâyeye sahiptir.Prometheus was also a myth told in Latin, but was a very different story.
Oyunların resmî programında 27 farklı spor dalına ağırlık verilmektedir.The official programme for the Games is featuring events in 27 different sports.
Daha sonra bu şekilde farklı fikirleri olan 18 okul daha oluşturulmuştur.Eighteen schools have participated since then, with positive feedback.
İki farklı etkinlikte mücadele eden Williams, madalya kazanamadı.Mitchell participated in two events and did not win a medal.
Film 52 günde 147 farklı mekanda çekildi.The film was shot in 147 locations in only 52 days.
Sabancı Üniversitesi öğrencileri Türkiye'nin 67 farklı şehrinden öğrenci bulunmaktadır.Students come from 63 provinces of Vietnam.
Farklı moleküler orbitaller elektron yoğunluklarının farklı uzamsal dağılımlarına sahiptirler.Different molecular orbitals have different spatial distribution of the electron density.
Konuları, mektupların biçimine ve uzunluğuna göre farklılık göstermektedir.The topics are as varied as the forms and length of the letters.
On farklı ülkede görev yapmıştır.He played in eleven different countries.
Ancak bu durum farklıydı.But this was different.
Farklı çalışmalar element zenginliği için değerleri daha değişik bulur.But their personal dilemmas far outweigh their wealth.
Konuşmacılar, şehirlere göre farklılık göstermektedirler.Except for Sherrill, the cities are distinct from towns.
Ancak yıkılıp yeniden yapılmış ve farklı renge boyanmıştır.It was bypassed, repaired, and painted red.
Bu durumda, akı kuantum Φ0 farklı vardır.In the latter case, the flux has a quantum different from Φ0.
Böcklin 1888'de Die Lebensinsel (Yaşam Adası) isimli farklı bir resim daha çizdi.In 1888, Böcklin created a painting called Die Lebensinsel ("Isle of Life").
Enerji, çeşitli verimlerde farklı biçimler arasında dönüştürülebilir.Energy may be transformed between different forms at various efficiencies.
Ancak bu farklıydı: beraber ortaya bir albüm koyabilmek.So then we thought — let's just make one album.
Bazen kalsit gibi farklı taşlara da hatalı bir şekilde oniks dendiği olmuştur.For this reason, they are sometimes incorrectly categorized as pieds-noirs.
Anti devletçilerin düşünceleri anti devletçiliğe ek olarak büyük farklılıklar göstermektedir.The strongly patriotic work also displays strong antipathy towards Denmark.
Ayrıca birkaç farklı "Sitemap" tanımlamalarda olabilir.Also, there are only two "Maybe" reprises.
İlkinden farklı olsun istedik.It’s very different from the first one.
Fetih içerisinde çok sayıda farklı ayrılışlar ve hoşnutsuzluklar dile getirildi.This was in spite of several defections and divisions.
Yaklaşık 50 farklı ülkeye giden olmuştur.He has visited fifty different countries.
Hayvan hücrelerinden farklılıkları Hücre duvarı kitinden oluşmuştur.Plant cells differ from animal cells in that they have a cell wall.
Bebeklerde ise durum farklıdır."Куклы бывают разными!
Bu düşünceler nesnenin ne olduğunu anlayan genel kullanımdan farklıdır.These ideas vary from the common usage understanding of what an object is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod