Ana içeriğe geç
Sözlük

farklı ile cümle

farklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Farklı mı? Nasıl yani?Different? How so?
Ne farklısı ya?Different? How so?
Boston'da yaşamaya başladığımdan beri üç farklı işim oldu.I've had three different jobs since I started living in Boston.
Tom ve Mary'nin farklı öncelikleri vardı.Tom and Mary had different priorities.
Farklı bir oyun oynayalım.Let's play a different game.
Tom ve ben nadiren farklı görüşteyizdir.Tom and I seldom disagree.
Yaklaşık 80 farklı türde mangrov ağacı vardır.There are about 80 different species of mangrove trees.
Beklediğim şeyden hiç farklı değil.It isn't any different from what I expected.
Sami, Leyla'nın oyununda farklı roller oynadı.Sami played different roles in Layla's play.
Sami durumu farklı bir şekilde gördü.Sami saw things in a different way.
Sami farklı bir kişiydi.Sami was a different person.
Markalarda bir farklılık var.There's a difference in the brands.
Sami ve Leyla'nın farklı kariyerleri vardı.Sami and Layla had different careers.
Sami birkaç farklı hastanede çalıştı.Sami worked at a couple of different hospitals.
Bu benim Tom'dan ilk farklı düşünüşüm.This is the first time that I've ever disagreed with Tom.
Onu farklı bir şekilde yapmaya karar verdim.I've decided to do that a different way.
Onu farklı bir yolla yapmaya karar verdim.I've decided to do that a different way.
Tom'dan çok mu farklıyım?Am I so different from Tom?
Tom'dan bu kadar farklı mıyım?Am I so different from Tom?
Sami'nin altı farklı Facebook hesabı var.Sami has six different Facebook accounts.
Sami'nin İnstagram üzerinde on altı farklı hesabı vardı.Sami had sixteen different accounts on Instagram.
Sami farklı bir dükkana transfer edildi.Sami was transferred to a different store.
Sami farklı bir mağazaya tayin edildi.Sami was transferred to a different store.
Herkes farklı bir şey yapıyor.Everyone's doing something different.
Senin cevabın benimkinden farklı.Your answer is different from mine.
Senin yanıtın benimkinden farklı.Your answer is different from mine.
Olaylara bakışımız tamamen farklı.Your way of thinking and mine are completely different.
Tom artık çok farklı.Tom is very different now.
Bugün kendimi hiç farklı hissetmiyorum.I don't feel any different today.
Bugün farklı bir şey yiyelim.Let's eat something different today.
Tom şimdi tamamen farklı görünüyor.Tom looks completely different now.
Tom ve Mary farklı okullara giderler.Tom and Mary go to different schools.
Sen ve Tom nasıl farklısın?How are you and Tom different?
Tom'un artık farklı bir işi var.Tom has a different job now.
Tom şimdi farklı, değil mi?Tom is different now, isn't he?
Tom ve Mary çok farklı.Tom and Mary are very different.
Mary ve Tom ikizler, ama kişilikleri oldukça farklı.Mary and Tom are twins, but their personalities are quite different.
Birisiyle sadece farklılar diye alay etmek hoş değil.It's not nice to make fun of someone just because they're different.
Çok farklılar.They are very different.
Bugün farklı olacak.Today will be different.
Her piyano farklıdır.Every piano is different.
Farklı bir durum.It's a different situation.
Farklı bir şey yapmak zorunda olduğumu biliyordum.I knew I had to do something differently.
Farklı bir şey yapmam gerektiğini biliyordum.I knew that I had to do something differently.
Farklı bir şey yapmam gerektiğini düşündüm.I thought I had to do something differently.
Sanırım farklı şeylerden bahsediyoruz Tom.Tom, I think we're talking at cross-purposes.
Bunu farklı bir şekilde yapıyorum.I do that in a different way.
Bunu farklı olarak yapıyorum.I do that differently.
Sami farklı bir yerdeydi.Sami was in a different place.
Sami bunu birçok farklı sebeple yapmıştı.Sami did that for a lot of different reasons.
Tom bunu farklı biçimde yapacak.Tom will do that differently.
Tom bunu daha farklı yapacak.Tom will do that differently.
Bu kelime en az üç farklı manaya geliyor.That word has at least three different senses.
Ancak her şey farklı şekilde sonuçlandı.But everything turned out differently.
Söylerler, ki bizi maymunlardan farklı kılan tek şey zekâdır.They say that intelligence is all that differentiates us from the apes.
Bu çöl farklı bir gezegen gibi görünüyor.This desert looks like a different planet.
Minned; kendini farklı hissediyor.Mennad feels different.
Tom ve Mary ikizler, ama kişilikleri oldukça farklı.Tom and Mary are twins, but their personalities are quite different.
Farklı bir şeyler yapmayı denemek istiyorum.I want to try doing something different.
Başka farklı kültürler tanımak için İngilizce öğrenmek istiyorum.I would like to learn English to know other different cultures.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod