Ana içeriğe geç
Sözlük

farklı ile cümle

farklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu şimdi farklı görünüyor.It seems different now.
Her durum farklıdır.Every situation is different.
Grup bu defa farklı görünüyor.The band sounds different this time.
Onlar farklı zamanlardı.Those were different times.
Her sefer farklıydı.Each time was different.
Bu sefer farklı.This time is different.
Biz farklı şeyler denedik.We tried different things.
Herkes farklı bir şey istiyor.Everyone wants something different.
Hepimiz farklı şeyler istiyoruz.We all want different things.
Bu, farklı bir çift ayakkabı.This is an another pair of shoes.
Tom'un görünüşü gözle görülür derecede farklıydı.Tom's appearance is noticeably different.
Ben farklı bir yaklaşım alıyorum.I'm taking a different approach.
Tom farklı cevap verdi.Tom gave a different answer.
Birçok farklı acayip şeylere inanıyorum.I believe in many different spooky things.
Tom ikiz erkek kardeşinden bütünüyle farklıydı.Tom was totally different from his twin brother.
Bizim görüşlerimiz oldukça farklı.Our opinions are quite different.
Farklı dilleri öğrenmeyi seviyorum.I like learning various languages.
Hepimiz farklı seviyelerdeyiz.We are all at different levels.
Kelimeyi büyük harfle yazınca anlamı biraz daha farklı oluyor.The word takes on a somewhat different meaning when capitalized.
Tom birçok farklı kadınla cinsel ilişkiye girdi.Tom had sex with a lot of different women.
Sorunu farklı bir açıdan düşüneceğiz.We will consider the problem from a different angle.
Bilim gerçeği, bilebilirsiniz, bilim kurgudan farklıdır.Science fact, you might know, is different from science fiction.
İş ahlakı her toplumda farklıdır.Work ethics are different in each culture.
Çok farklı tipte köpek türleri vardır.There are lots of different types of dogs.
Tom ve ben birbirimizden çok farklıyız.Tom and I are very different from each other.
Bu şimdi tamamen farklı bir durum.It's a completely different situation now.
Tom farklı şiir kitaplarını sergiledi.Tom has illustrated several poetry books.
Tom'un cevabı Mary'ninkinden farklı.Tom's answer was different than Mary's.
Bu tamamen farklı bir şey.This is something completely different.
Açıkçası, bizim farklı önceliklerimiz var.Clearly, we have different priorities.
Tom bugün çok farklı görünüyor.Tom does seem a lot different today.
Bunlar arasında hiçbir farklılık yok.There's no difference between these.
Bu sefer farklı olabilir.This time could be different.
Farklı açıdan düşünelim.Let's think outside the box.
Geriye döndükten sonra o farklıydı.Back then it was different.
Gözlük takınca çok farklı görünüyorsun.You look so different with those glasses on.
Mango farklı ülkelerin ulusal meyvesidir.The mango is the national fruit of several countries.
Buralar eskisinden oldukça farklı görünüyor.It looks quite different around here than it used to.
Tom saçını kestirdikten sonra oldukça farklı görünüyordu.Tom looked so different after his haircut.
Allah tüm insanları eşit yarattı ama insanlar farklı olarak düşünüyor.God created all men equal but men think it differently.
Kırk farklı dili kabaca konuşabilirsin.You can speak roughly forty different languages.
Birçok farklı dili konuşabilmek için kararlıydım.I was determined to be able to speak many different languages.
Göründüğünden daha farklı.She is different from how she looks.
Esperanto canlandırıcı bir şekilde farklı.Esperanto is refreshingly different.
Bugün Almanya farklı; sadece beyaz insanlar Almanca konuşmuyor.Germany today is different; not just white people speak German.
Neden farklı olmalı?Why should it be different?
Herkes acıyla farklı şekilde baş eder.Everybody deals with grief differently.
Farklı bir şey yapmıyorum.I'm not doing anything different.
Ben farklı bir şey fark etmedim.I didn't notice anything different.
Farklı olarak bir şey yapıyor musun?Are you doing something differently?
Keşke farklı olsam.I wish I were different.
Keşke her şey farklı olsaydı.I wish things had happened differently.
Bunun hakkında farklı olarak hissediyorum.I feel differently about this.
İplik farklı liflerden eğrilir.Yarn is spun from different fibers.
Ne farklı olacak?What's going to be different?
Artık her şey farklı.Everything's different now.
Farklı şekillerde ve renklerde orkidelerim var.I have orchids of different shapes and colors.
Eh, o bölgede, tabii ki işler erkekler ve kadınlar için farklıdır.Well, in that area, of course things are different for men and women.
Benim farklı bir kültürden olduğumu biliyorsun.You know I'm from a different culture.
Sofra adabı ülkeden ülkeye farklılık gösterir.Table manners differ from country to country.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod