Ana içeriğe geç
Sözlük

farklı ile cümle

farklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onu üç farklı olasılığa sınırladım.I've narrowed it down to three different possibilities.
Benimki tamamen farklı.Mine is totally different.
Hayatım şimdi farklı.My life is different now.
Farklı hedeflerimiz var.We have different goals.
Farklı görüşlerimiz var.We have different opinions.
Farklı güçlerimiz var.We have different strengths.
Ne de olsa o kadar farklı değiliz.We're not so different after all.
Bizden çok farklısın.You're very different from us.
Tom'un ve benim farklılıklarımız var.Tom and I have our differences.
Tom ve Mary farklı şeyler istiyorlar.Tom and Mary want different things.
Tom bizden o kadar farklı değil.Tom is not that different from us.
Tom dün giydiğinden daha farklı bir şapka giyiyor.Tom is wearing a different hat than he was yesterday.
Tom farklı bir yaklaşım denedi.Tom tried a different approach.
Keşke işler farklı olabilse.I wish things could have been different.
Hepimiz farklı dünyalarda yaşarız.We all live in different worlds.
Onlar iki farklı şeydir.Those are two different things.
Okulumuz bittiği zaman farklı yönlere gideceğimizi biliyorduk.We knew that we were going to go in different directions when our school finished.
Tanrı'nın planının farklı olduğunu biliyoruz.We know God's plan was different.
Onu gördüğüm ilk andan beri, onun farklı olduğunu biliyordum.From the very first time I saw her, I knew she was different.
Onun farklı olduğunu biliyordum.I knew she was different.
Ona ilk baktığım andan itibaren, onun farklı olduğunu biliyordum.From the moment I first laid eyes on him, I knew he was different.
Ona ilk baktığım zaman, onun farklı olduğunu biliyordum.When I first laid eyes on him, I knew he was different.
Cümle doğru ama onu farklı bir biçimde ifade edebilirdim.The sentence is correct, however, I would word it differently.
Ben zaten üç farklı yol denedim.I've already tried three different ways.
Ben zaten üç farklı metot denedim.I've already tried three different methods.
Ben zaten üç farklı yaklaşım denedim.I've already tried three different approaches.
Keşke işler farklı olabilseydi.I wish things could've been different.
Tom'un sağ gözünün altında farklı bir yara izi vardı.Tom has a distinctive scar under his right eye.
Cevaplar, anlama yetisinin farklı derecelerini gösterir.Answers display different degrees of understanding.
Bunun hakkında farklı olmaya çalışalım.Let's try to be discrete about this.
Ben senden daha farklı önceliklere sahibim.I have different priorities than you do.
Farklılıklarımızı unutmayı ve iş birliği yapmayı denemeyi öneriyorum.I suggest we forget our differences and try to cooperate.
Amerika Birleşik Devletleri çok farklı bir ülke.The United States is a very unequal country.
Tom diğer çocuklardan farklı hissetti.Tom felt different from the other children.
Tom çabucak diğer çocuklardan farklı olduğunu fark etti.Tom quickly realized that he was different from the other children.
Diğer çocuklardan farklı göründüğü için Tom'la alay edildi.Tom was teased because he looked different from the other children.
Farklı bir tane deneyelim.Let's try a different one.
Gerçekten olan şey senin söylediğinden biraz farklı.What actually happened is a bit different from what you said.
Ölüm hiç bir şekilde yaşamdan farklı değildirDeath in no way differs from life.
Birçok farklı tipte Alman ekmeği vardır.There are many different types of German bread.
Dünya çapında ekmeğin birçok farklı türleri vardır.There are many different types of bread throughout the world.
Tom bana tüm diğer adamlardan farklı olduğunu söyledi.Tom told me he was different from all the other guys.
Benim fikrim onunkinden farklıdır.My opinion differs from hers.
Olasılık farklı koşullarla değişir.Plausibility changes with different circumstances.
Çevirmenler farklı kültürler arasında aracılık ederler.Interpreters mediate between different cultures.
Benim ülkemdeki gelenekler farklıdır.In my country the customs are different.
Tüm diğer albümler farklıdır.All others albums are different.
Bu tam olarak aynı şey, sadece tamamen farklı.It is exactly the same thing, just absolutely different.
Farklı bir şey yapmak istiyorum.I'd like to do something different.
Farklı bir şey denemek zorundayız.We've got to try something different.
Sen farklı değilsin. Sadece başka herkes gibisin.You're not different. You're just like everybody else.
Köpek bugünün farklı olacağını biliyordu.The dog knew that today was going to be different.
Resimdekinden farklı görünüyorsun.You look different than your picture.
Çok büyük farklılık yok.There is no significant difference.
Hayaller her zaman farklı olarak ortaya çıkıyor.Dreams always come out differently.
Farklı bir şekilde eve gidebilir miyiz?Can we walk home a different way?
Tom'un farklı olduğunu biliyordum.I knew Tom was different.
Çok farklı görünüyorsun.You look so different.
Benim farklı oduğumu biliyorsun.You know I'm different.
Her nedense farklı görünüyorsun.You look different somehow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod