Ana içeriğe geç
Sözlük

fark ile cümle

fark kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kiminle uğraştığımın farkındayım.I am well aware who I'm dealing with.
Aksanımı fark ettiği için bana daha yüksek bir fiyat verdi.He charged me a higher price because he noticed my accent.
Yabancı olduğumu fark etttiği için bana daha yüksek bir fiyat verdi.He charged me a higher price because he noticed I was a foreigner.
Tom'un mekansal farkındalığı yoktur.Tom has no spatial awareness.
Pizza, soğuk olduğu zaman farklı tada sahiptir.Pizza tastes different when it's cold.
Leyla'nın arabası en son Sami'nin öldürülmesinden bir gün önce mahallede fark edildi.Layla's car was last spotted in the neighborhood a day before Sami's murder.
Leyla, Sami'nin arabasını bir otoparka park ettiğini fark etti.Layla noticed Sami's car parked in a parking lot.
O gerçeğin tamamen farkındayım.I'm well aware of that fact.
Kendimi farklı bir insanmış gibi hissediyorum.I feel like a different person.
Farklı biri gibi hissediyorum.I feel like a different person.
O farklı bir şekilde yapılması gerekiyor.It has to be done a different way.
Maalesef konuyla ilgili fikrim farklı.I'm afraid my opinion on the matter is different.
Babanın kim olduğunun farkındayım.I'm well aware of who your father is.
Tom otoparkta Mary'nin arabasını fark etti.Tom noticed Mary's car in the parking lot.
Leyla, Sami'nin arabasının direksiyon simidinden damlayan kanı fark etti.Layla noticed blood dripping from the steering wheel of Sami's car.
Tom, Putin ile Stalin arasındaki farkı anlayamıyor.Tom can't tell the difference between Putin and Stalin.
Leyla ve Sami farklı işletmelerdeydiler.Layla and Sami were in different businesses.
Leyla o büyüklükte bir ahır olduğunu fark etmemişti.Layla never realized there was a ranch that size.
Leyla ve Sami'nin farklı öncelikleri vardı.Layla and Sami had different priorities.
Okinawa, Japonya'dan kültürel olarak farklıdır.Okinawa is different from Japan culturally.
Tom ve Mary'nin farklı öncelikleri var.Tom and Mary have different priorities.
O, durumun farkında.She's aware of the situation.
Onun ne kadar saçma olduğunu fark ediyor musun?Do you realize how ridiculous it is?
Beni fark etmemiş gibi davranıyordu.He pretended he didn't notice me.
Beni fark etmemiş gibi davrandı.He pretended not to notice me.
Bu tek yumurta ikizleri, doğumda ayrıldılar ve farklı ailelerde yetiştirildiler.These identical twins were separated at birth and raised in different families.
Onun ne kadar saçma olduğunun farkında mısın?Do you realize how ridiculous that is?
Durumun farkında mısınız?Are you aware of the situation?
O planın ne kadar aptalca olduğunun farkında mısın?Do you realize how stupid that plan is?
Leyla yaptığı hatayı fark etti.Layla realized the mistake she made.
Fark etmeyeceğimizi düşündün mü?Did you think we wouldn't notice?
Leyla, Sami'nin hayatta olduğunu fark etti.Layla realized that Sami was alive.
Çok fark farkettiniz mi?Did you notice very much difference?
Tom Mary'yi fark etmemiş gibi davrandı.Tom pretended he didn't notice Mary.
Bir fark yaratabilir miyiz?Can we make a difference?
Bu planın ne kadar gülünç olduğunu farkında mısın?Do you realize how ridiculous that plan is?
O fikrin ne kadar gülünç olduğunun farkında mısın?Do you realize how ridiculous that idea is?
Tom beni fark etmemiş gibi davranıyordu.Tom pretended he didn't notice me.
Daha büyük bir fark yaratabilir miyiz?Can we make a bigger difference?
Tom'un durumunun farkında mısınız?Are you aware of Tom's situation?
Tom Mary'nin yapmaya çalıştığını yapamadığını fark etti.Tom realized that Mary couldn't do what she was trying to do.
Tom, Mary'nin nefes almakta zorlandığını fark etti.Tom realized that Mary was having trouble breathing.
Tom, Mary'nin yorulduğunu fark etti.Tom realized that Mary was getting tired.
Tom, Mary'nin John'a göz kırptığını fark etti.Tom noticed that Mary was winking at John.
Tom Mary'nin onu yapamadığını farketmedi.Tom didn't realize that Mary couldn't do that.
Tom, Mary'nin ayrılmak istediğini fark etti.Tom realized that Mary wanted to leave.
Sanırım bir fark yaratabiliriz.I think we can make a difference.
Sanırım o bir fark yarattı.I think that's made a difference.
İnsanlar farklı öğrenirler.People learn differently.
Sanırım bu büyük bir fark yarattı.I think it made a big difference.
Tom yaptığı hatayı fark etti.Tom realized the mistake he'd made.
Tom, Mary'nin mutsuz olduğunu fark etti.Tom realized that Mary was unhappy.
Tom, Mary'nin bayılmış olduğunu fark etti.Tom realized that Mary had fainted.
Sence ülkeler arasında büyük bir fark var mı?Do you think there's a big difference between countries?
Başarısızlığının farkına varmalısın.You must recognize your failure.
Sanırım fark yarattık.I think we made a difference.
Bir köpek yemek, bir inek yemekten farklı değildir.Eating a dog is no different from eating a cow.
Tipik bir baykuş ve kukumav arasındaki fark nedir?What's the difference between a typical owl and a barn owl?
Tipik bir baykuş ve peçeli baykuş arasındaki fark nedir?What's the difference between a typical owl and a barn owl?
Benim için cildinizin renginin ne olduğu hiç fark etmez.It makes no difference to me what the color of your skin is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod