Ana içeriğe geç
Sözlük

fark ile cümle

fark kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Leyla hiçbir çıkış yolu olmadığını fark etti.Layla realized there was no way out.
Leyla'nın dört farklı erkekten dört çocuğu vardı.Layla had four children with four different men.
Leyla tamamen farklı bir kişi haline geldi.Layla became a whole different person.
Leyla farklıdır.Layla is different.
Zeka ve bilgi iki çok farklı şeydir.Intelligence and knowledge are two very different things.
Doğru ile yanlış arasındaki farkı anlamıyor musun?Don't you understand the difference between right and wrong?
Tom Mary'nin ona yalan söylediğini fark etti.Tom realized that Mary had been lying to him.
Leyla gerçekten farklıydı.Layla was really different.
Tom onu benden farklı yapar.Tom does that differently than me.
Aramızda farklılıklardan daha fazla benzerlikler var.There are more similarities than differences between us.
Tom'un Fransızca bilmediğini fark etmedim.I didn't realize that Tom didn't know French.
Leyla savaşı kaybediyor olduğunu fark etti.Layla realized that she was losing the battle.
Leyla ve Sami iki farklı cezaevine gönderildiler.Layla and Sami were sent to two different prisons.
Leyla'nın farklı bir hayatı vardı.Layla had a different life.
Dün burada olmam gerektiğini farketmedim.I didn't realize that I needed to be here yesterday.
Leyla herkesin onu aramaya çıktığını fark etti.Layla realized that everybody was out looking for him.
Tom ve Mary'nin çok farklı kişilikleri var.Tom and Mary have very different personalities.
Mary ve kız kardeşinin farklı kişilikleri vardır.Mary and her sister have different personalities.
Sami iki farklı yaşam sürüyordu.Sami was living two different lives.
Tom bunu kendisinin hiçbir şekilde yapamayacağını farketti.Tom realized there was no way he could do that by himself.
Tom'un bir ehliyetinin olmadığını fark etmemiştim.I didn't realize that Tom didn't have a driver's license.
Çatı 3 farklı yerden sızdırıyor.The roof leaks in 3 different places.
Çatı 3 farklı yerden akıyor.The roof leaks in 3 different places.
Tom'un bunu onunla yapmamı istediğini fark etmemiştim.I didn't realize that Tom wanted me to do that with him.
Tom'un artık Boston'da yaşamadığını fark etmedim.I didn't realize that Tom didn't live in Boston anymore.
Tom, Mary'nin iyi vakit geçirmediğini fark etmedi.Tom didn't realize that Mary wasn't having a good time.
Tom'un bunu onun için yapmamı istediğini fark etmemiştim.I didn't realize that Tom wanted me to do that for him.
Tom kısa sürede onu yapabilecek bir yol olmadığını fark etti.Tom soon realized there was no way he could do that.
Tom'un ön sırada oturduğunu fark ettim.I noticed that Tom sat in the front row.
Bir sürü insan onu yapmanın ne kadar kolay olduğunu fark etmiyor.A lot of people don't realize how easy it is to do that.
Tom Mary'nin onu yaparak zor zaman geçirdiğini farkeden ilk kişiydi.Tom was the first one to realize that Mary was having a hard time doing that.
Tom Mary'nin onu yapmak istediğini farkeden ilk kişiydi.Tom was the first one to realize that Mary wanted to do that.
Tom'un Mary ile evli olduğunu farketmedim.I didn't realize that Tom was married to Mary.
Tom, Mary'nin hiç eğlenmediğini fark eden ilk kişiydi.Tom was the first one to realize that Mary wasn't having any fun.
Tom onu yapabileceğinin bir yolu olmadığını fark etti.Tom realized there was no way he'd be able do that.
Tom artık bunu yapmasına gerek olmadığını fark etti.Tom realized he no longer needed to do that.
Tom bunu yapmak zorunda olduğunu fark etmedi.Tom didn't realize he had to do that.
Tom bunu yapması gerektiğinin farkında değildi.Tom didn't realize he should do that.
Onun Tom için farkı nedir?What difference does that make to Tom?
Tom hâlâ Mary'nin ondan nefret ettiğinin farkında değil.Tom still doesn't realize that Mary hates him.
Tom, Mary'nin terk ettiğini fark etti.Tom noticed Mary leaving.
Tom, Mary'nin bunu yapmak zorunda olduğunu farketmedi.Tom didn't realize Mary had to do that.
Tom Mary'nin bunu yapması gerektiğini fark etmedi.Tom didn't realize Mary should do that.
Tom, bunu yapmak zorunda olmadığını fark etti.Tom realized he didn't need to do that.
Tom, kapıyı kilitlemeyi unuttuğunu fark etti.Tom realized he had forgotten to lock the door.
Tom artık gerekli olmadığını fark etti.Tom realized he was no longer needed.
Tom artık Mary'ye aşık olmadığını fark etti.Tom realized he was no longer in love with Mary.
Tom, yapabileceği başka bir şey olmadığını fark etti.Tom realized there was nothing more he could do.
Tom bunu yapmaması gerektiğinin farkında değildi.Tom didn't realize he shouldn't do that.
Tom muhtemelen geç kalacağı fark etti.Tom realized he was likely to be late.
Tom yakında bir sorun olduğunu fark etti.Tom soon realized there was a problem.
Tom, Mary'nin eksik olduğunu fark etti.Tom noticed Mary was missing.
Tom ayrılmak zorunda olduğunu fark etti.Tom realized he had to leave.
Tom'un benden ne kadar nefret ettiğini fark etmedim.I didn't realize how much Tom hated me.
Tom, Mary'nin çok eğleniyormuş gibi gözükmediğini fark etti.Tom noticed Mary didn't seem to be having much fun.
Tom, Mary'nin ayrılması gerektiğini fark etti.Tom realized Mary had to leave.
Tom yaptıklarını yapmaması gerektiğini fark etti.Tom realized he shouldn't be doing what he was doing.
Tom, Mary'ye yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını fark etti.Tom realized there was nothing he could do to help Mary.
Tom çok geçmeden yardım etmek için yapabileceği hiçbir şey olmadığını fark etti.Tom soon realized there was nothing he could do to help.
Tom, Mary'nin bunu yapmaması gerektiğini fark etmedi.Tom didn't realize Mary shouldn't do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod