"schwül" ve "schwull" arasında sadece küçük bir fark var.There's only a small difference between "schwül" (humid) and "schwul" (gay).
Fark eder mi?Does that make a difference?
Bu neden bir fark yaratıyor?Why does that make a difference?
Bu çok sinsi bir hastalık. Çok geç olana kadar onu fark etmezsiniz.That's a very insidious disease. You don't notice it until it's too late.
Herkesin fikri farklıdır.Everyone's idea is different.
O bir değişiklik fark etti.She noticed a change.
Biz bir fark yarattık mı?Did we make a difference?
Tom kapının açık olduğunu fark etti.Tom noticed the door was unlocked.
Tom kapının kilitli olmadığını fark etti.Tom noticed the door was unlocked.
Belki o fark etmeyecek.Maybe it won't make a difference.
Belki de fark etmeyecek.Maybe it won't make any difference.
Farklı olarak ne yapardın?What would you have done differently?
Kim fark edecek?Who's going to notice?
Şimdi işleri farklı olarak görüyorum.I see things differently now.
Bunun fark yarattığını düşünüyor musun?Do you think it makes a difference?
Bunun bir fark yaratacağını düşünüyor musun?Do you think it'll make a difference?
İngilizler Amerikalılardan sadece konuştukları dilde farklıdır.Englishmen differ from Americans only in the language they speak.
Tom gerçeklik ve fantezi arasındaki farkı bilmiyor.Tom does not know the difference between reality and fantasy.
Bizim yollarımız farklıdır.Our ways differ.
Her biri farklıdır.Each one is different.
O fark yaratır.It does make a difference.
Bu farklı olurdu.It would be different.
Onun hepsi çok farklı.It's all so different.
Biri farkına varacak.Someone is going to notice.
Bu büyük bir fark yapar, değil mi?That makes a big difference, doesn't it?
Bu bir fark yapar, değil mi?That makes a difference, doesn't it?
Bu farklı olur.That would be different.
Bu, dünyadaki bütün farkı yaratır.That would make all the difference in the world.
Bu bütün farkı yaratır.That would make all the difference.
O bir fark yaratmak zorunda.That's got to make a difference.
Bu farklı bir şey.This is something different.
Bu kez farklı olacak.This time's going to be different.
Tom farkedilmeden binaya girdi.Tom entered the building unnoticed.
Bunu çok farklı yapan ne?What makes this so different?
Tom neden farklı olurdu?Why would Tom be different?
İnanç ve güven arasındaki fark nedir?What's the difference between faith and trust?
Tom, Paskalya ve Noel arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between Easter and Christmas.
Tom bir orjinal ve bir sahta arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between an original and a forgery.
Tom gerçeklik ve fantazi arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between reality and fantasy.
Tom gerçeklik ve hayal arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between reality and imagination.
Oyunun adı "on farkı bul"The name of the game is "Find ten differences".
Yumurtayı kaç farklı yolla pişirmeyi biliyorsun?How many different ways do you know how to cook eggs?
Bir yumurtayı pişirmenin kaç farklı yolunu biliyorsun?How many different ways do you know how to cook an egg?
Menüde kaç tane farklı pizza çeşidi var?How many different kinds of pizzas are on the menu?
Kaç yıl önce evlat edinildiğini fark ettin?How many years ago did you realize you were adopted?
Tom Mary'nin onunla flört ettiğini fark etmedi.Tom didn't notice that Mary was flirting with him.
Tom, Mary'nin onunla flört ediyor olduğunu fark etmedi bile.Tom didn't even notice that Mary was flirting with him.
Din ve felsefe arasındaki fark nedir?What's the difference between religion and philosophy?
Tom ön kapıya geldiğinde onun biraz açık olduğunu fark etti.When Tom reached the front door, he noticed it was slightly open.
Tom mükemmel bir adam ama biz gerçekten farklıyız.Tom is a great guy, but we're really different.
Tom, Avusturyalı ve Alman arasındaki farkı bilmez.Tom doesn't know the difference between an Austrian and a German.
Tom kazağını ters giydiğini fark etmedi.Tom didn't realize he had his sweater on inside out.
Bir kirpi ve oklu kirpi arasında ne fark vardır?What's the difference between a hedgehog and a porcupine?
Onlar eşcinsellere karşı ayrımcılığı durdurmaları gerektiğini fark ettiler.They've realized they should stop discrimination against gays.
Yargı ve hüküm farklı şeylerdir.A verdict and a sentence are different things.
Sorunların farkında mısın?Are you aware of any problems?
Oğlunun ne kadar harcadığının farkında mısın?Are you aware of how much money your son has been spending?
Risklerin farkında mısın?Are you aware of the risks?
Ne olabileceğinin farkında mısın?Are you aware of what might happen?
Ne yaptığının farkında mısın?Do you realize what you've done?