İnsanlar bana bugün farklı davranıyorlar gibi görünüyor.People seem to be treating me differently today.
Sıradışı bir şey fark ettin mi?Have you noticed anything out of the ordinary?
Tom ve Mary farklı kapılardan ayrıldı.Tom and Mary left through different doors.
Tom'un ve benim farklı siyasi görüşlerimiz var.Tom and I have different political views.
Tom da Mary'nin orada olmadığını fark etti.Tom also noticed that Mary wasn't there.
Tom uzakta bir şey farketti.Tom noticed something in the distance.
Tom kapının yarı kapalı olduğunu fark etti.Tom noticed the door was half closed.
Tom Mary'nin endişeli göründüğünü fark etti.Tom noticed that Mary looked worried.
Tom her gün farklı bir kravat takar.Tom wears a different tie every day.
Tom yerde bir şey fark etti.Tom noticed something on the ground.
Biz çok farklı değiliz, sen ve ben.We're not so different, you and I.
Biz çok farklı değiliz, biliyorsun.We're not so different, you know.
Tom Mary'nin sessiz olduğunu fark etti.Tom noticed that Mary was silent.
Tom fark etmiş gibi görünmez.Tom doesn't seem to have noticed.
Tom ve Mary'nin farklı düşünceleri vardı.Tom and Mary had different ideas.
Tom Mary'nin kendisine baktığını fark etti.Tom noticed Mary looking at him.
Tom ne olduğunu fark etti.Tom realized what had happened.
Tom neler olduğunu fark etti.Tom noticed what was going on.
Tom ne olduğunun farkındadır.Tom realizes what's happened.
Tom bir şekilde farklı görünüyor.Tom seems different somehow.
Tom senin farklı olduğunu söyledi.Tom said you were different.
Tom pusuya düşürüldüğünü fark etti.Tom realized he was trapped.
Tom'un farklı olduğunu söyledin.You said Tom was different.
Tom ve Mary farklılar.Tom and Mary are different.
Ne zaman farkına vardın?When did you realize that?
Ne zaman farkına vardınız?When did you realize that?
Tom sorunun farkına vardı.Tom realized the problem.
Tom o kadar farklı değil.Tom isn't that different.
Tom, Mary'yi fark etmemişti.Tom hadn't noticed Mary.
Bu ne kadar farklı?How is it different?
Kimse fark etmedi bile.Nobody even noticed.
Kültür onun alışkın olduğundan tamamen farklıydı.The culture was completely different from the one she was used to.
Mayalanma ve çürüme arasındaki fark nedir?What's the difference between fermentation and putrescence?
Sonunda bunu yapmamamız gerektiğini fark ettik.We finally realized that we shouldn't be doing that.
Soruna daha farklı bir açıdan yaklaşalım.Let's approach the problem from a different angle.
Tom'un parasal sorunlar yaşadığının farkında mıydın?Were you aware Tom was having financial problems?
Tom sorunların farkında gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be aware of the problems.
Tom bir sorun olduğunu fark etmedi.Tom didn't realize that there was a problem.
Tom'un sorunları olduğunun farkında değildim.I was unaware that Tom was having problems.
Tom sorunun farkında değildi.Tom wasn't aware of the problem.
Sorunun oldukça farkındayım.I'm well aware of the problem.
Konuşma ve yazma farklıdırlar.Speaking and writing are different.
Bu, etnik açıdan farklı bir okul.It is an ethnically diverse school.
Onlar farklı sokakları izliyordu.They were following different streets.
Her yıl kendimi farklı bir yerde buluyorum.Every year I find myself at a different location.
Onlar farklı yollar izliyordu.They were taking different streets.
Çocuk olsa da, doğru ile yanlış arasındaki farkı bilir.Even tough he's a child, he knows the difference between right and wrong.
Lahana ve marul arasındaki fark nedir?What's the difference between cabbage and lettuce?
Bir sorun olduğunu fark etmedim.I didn't realize there was a problem.
Tom Mary'nin biraz telaşlı göründüğünü fark etti.Tom noticed that Mary seemed a little distracted.
Tom her yerde hasta insanlar fark etti.Tom noticed sick people everywhere.
O kadar fark edilebilir değil.It's not that noticeable.
Bir köyle bir şehir arasındaki fark nedir?What's the difference between a village and a city?
Tom'un yardımımıza ihtiyacı olduğunu fark etmeliydik.We should've realized that Tom needed our help.
Bir yıldız ve bir gezegen arasındaki fark nedir?What's the difference between a star and a planet?
Onun kitapları farklı dillere tercüme edildi.His books have been translated into several languages.
Bir dinle bir tarikat arasındaki fark nedir?What's the difference between a religion and a cult?
Şu andan itibaren, farklı olacağım ve en itaatkar çocuk olmaya çalışacağım.From now on, I'll be different and I'll try to become a most obedient boy.
Tom erkek arkadaşı John'dan tamamen farklıydı, o dostane ve hayırseverdi.Completely different from Tom was his boyfriend John, who was amicable and philanthropic.
İki komşu ülke her açıdan birbirinden farklıdır.The two neighbouring countries differ from each other in all respects.