Ana içeriğe geç
Sözlük

fark ile cümle

fark kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Neyin tehlikede olduğunun farkındayım.I'm aware of what is at stake.
Zorlukların farkındayım.I'm aware of the difficulties.
O olasılığın farkındayım.I'm aware of that possibility.
Hala bunun farkında değildim.I wasn't even conscious of it.
Gerçeğin tamamıyla farkındayım.I'm fully aware of that fact.
Olasılığın farkındayım.I'm aware of the possibility.
Keşke şeyler farklı olsa.I wish things were different.
Ben sorunun farkında değildim.I was unaware of the problem.
Senin farklı olduğunu düşündüm.I thought you were different.
Tom, Mary'nin ağladığını fark etti.Tom noticed Mary was crying.
Gerçeklerin oldukça farkındayım.I'm well aware of the facts.
Onun öneminin farkındayım.I'm aware of its importance.
Bunun farklı olduğunu biliyorsun.You know this is different.
Tom Mary'nin hatasını fark etti.Tom noticed Mary's mistake.
Riskin oldukça farkındayım.I'm well aware of the risk.
Sorunlarının farkındayım.I'm aware of your problems.
Durumun farkındayım.I'm aware of the situation.
Ben artık farklı bir kişiyim.I'm a different person now.
Farkı biliyor musun?Do you know the difference?
Ben senden farklı değilim.I'm no different than you.
Farklılıklar nelerdir?What are the differences?
Artık işler farklı.Things are different now.
Sorunun farkındayım.I'm aware of the problem.
Farkı biliyorsun.You know the difference.
Bizim farklılıklarımız var.We have our differences.
Onun oldukça farkındayım.I'm quite aware of that.
Onun tamamıyla farkındayım.I'm fully aware of that.
Risklerin farkındayım.I'm aware of the risks.
Gerçeklerin farkındayım.I'm aware of the facts.
Ben onun farkında değildim.I wasn't aware of that.
Bir fark görebiliyorum.I can see a difference.
Hepsinin farkındayım.I'm aware of all that.
Ben senin fark etmenden memnunum.I'm glad you noticed.
Sen çok farklısın.You're so different.
Bunun farkındaydım.I was aware of that.
Ben bunun farkındayım.I'm aware of it.
Onun bana zahmet verdiğinin farkında bile değil.He's not even aware that it bothers me.
Football ve soccer arasındaki fark nedir?What's the difference between football and soccer?
Bir sarkıt ve dikit arasındaki fark nedir?What is the difference between a stalactite and a stalagmite?
Dünyada nasıl bir fark yaratabileceğimi merak ediyordum.I wondered how I could make a difference in the world.
Kimsenin ne yaptığını fark ettiğini sanmıyorum.I don't think anyone noticed what you did.
Tom güven ve kibir arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't understand the difference between confidence and arrogance.
Bu ahçı her gün farklı yemekler pişirir.This cook cooks different meals every day.
O şef her gün farklı yemekler hazırlar.That chef prepares different meals every day.
Sanırım kimse fark etmeyecek.Nobody is going to notice, I suppose.
Evde faremiz var, farkettin mi?Have you noticed that we have mice in the house?
Ben bir ay sonra doğmuş olsaydım hayatım muhtemelen oldukça farklı olurdu.My life would probably have been quite different if I had been born a month later.
O konuda farklı bir görüşüm var.I have a different opinion on that subject.
Erkek ve kadınlar birçok açıdan tamamen farklıdırlar.In many respects, women and men are totally different.
Japonya'nın birçok farklı özellikleri var.Japan has many different characteristics.
Zorlukların farkındaydılar.They were aware of the difficulties.
Tom süre bitimini geçirmiş olduğunun farkındaydı.Tom was aware that the deadline had passed.
Tom son teslim tarihini geçirmiş olduğunun farkındaydı.Tom was aware that the deadline had passed.
Tom anahtarlarını çıkardı ama kapının açık olduğunu fark etti.Tom pulled out his keys, but then noticed that the door had already been unlocked.
Tom anahtarlarını çıkardı fakat sonra kapının zaten açık olduğunu fark etti.Tom pulled out his keys, but then he noticed the door was already unlocked.
Tom yerde bir şey fark etti ve ne olduğunu görmek için eğildi.Tom noticed something on the floor and bent down to see what it was.
Tom Mary'nin ağladığını fark ettiğinde gülmeyi bıraktı.Tom stopped laughing when he noticed Mary was crying.
Tom Mary'nin arkasında duran birini fark etti.Tom noticed that someone was standing behind Mary.
Bunlar arasındaki farkı biliyorsun, değil mi?You know the difference between these, don't you?
Tom arka dikiz aynasında bir polis arabası fark etti.Tom noticed a police car in the rear-view mirror.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod