farkında ile cümle
farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Saatin kaç olduğunun farkında mısın?Do you realize how late it's gotten?
Saatin ne kadar geç olduğunun farkında mısın?Do you realize how late it's gotten?
Bunun ne zaman olduğunun farkında mısın?Do you realize what time it is?
Bunun farkında mıydın?Were you aware of this?
Bunun bize kaça mal olacağının farkında mısın?Do you realize how much this is going to cost us?
Onun farkında mıydın?Were you aware of that?
Gelemeyeceğimin farkındasın, değil mi?You do realise that I won't be able to come, don't you?
Tom tüm bunun farkında.Tom is aware of all this.
Beni görmek isteyeceğine dair sadece zayıf bir ihtimal olduğunun farkındayım.I'm aware that there's only a slim chance that you'll want to see me.
Sadece ne olduğunu farkında mısın?Do you realize what just happened?
O tehlikelerin farkında olmalı.He needs to be aware of the dangers.
Tom devam eden komplonun farkında olduğunu söyledi.Tom said that he was aware of the ongoing conspiracy.
Dan, Linda'ya zarar verdiğinin bile farkında görünmüyordu.Dan didn't even seem to realize he had hurt Linda.
Dan ne yaptığımızın farkında mı?Is Dan aware of what he did?
Dan Linda'nın ölümünden bir servet alabileceğinin iyi farkındaydı.Dan was well aware that he could get a fortune from Linda's death.
Ne kadar endişeli olduğumun farkında mısın?Do you realize how worried I was?
Tom Mary'nin ne yaptığının farkında mı?Is Tom aware of what Mary did?
Ne kadar geç olduğunun farkında mısın?Do you realize how late it is?
İyi bir seviyede olmadığımın farkındayım; bu yüzden, daha fazla pratik yapmam gerekiyor.I'm aware I'm not at a good level; therefore, I need to practice more.
Tütün dumanı ve akciğer kanseri arasındaki bağlantının farkında mısınız?Are you aware of the link between tobacco smoke and lung cancer?
Ben senin sorununun farkındayım.I'm aware of your problem.
Tom iyi bir baba olmadığının farkında ve telafi etmeye çalışıyor.Tom is aware that he hasn't been a good father and is trying to make amends.
Bunun senin için zor bir karar olduğunun farkındayım.I realize that this is a difficult decision for you.
Tom'un bugün okulda olmadığının farkında değildim.I wasn't aware that Tom wasn't at school today.
Tom'un uyuyor olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom was sleeping.
Tom, Mary'nin çoktan gittiğinin farkında değildi.Tom was unaware that Mary had already left.
"bulunduğumuz an" hakkında farkındalık Zen öğretisinde önemlidir.Mindfulness about the "now" is important in Zen.
Tom Mary'nin iç sorunlarının farkındaydı.Tom was well aware of Mary's domestic problems.
Tom'un Mary ile ne kadar zaman geçirdiğinin farkında mısın?Are you aware of how much time Tom has been spending with Mary?
Tom Mary'nin onu ne kadar çok sevdiğinin farkında değil.Tom doesn't realize how much Mary loves him.
Biz zorlukların farkındayız.We're aware of the challenges.
Tom ne kaybettiğinin henüz farkında değil.Tom doesn't yet realize what he's lost.
Konuştuğun kişinin kim olduğunun farkında mısın?Do you know who you’re talking to?
Bilgimin sınırlarının farkındayım.I'm aware of the limits of my knowledge.
Tom neler olduğunun farkında.Tom's aware of what's happening.
Biz onun farkında değildik.We weren't aware of that.
Tom onun farkında.Tom is aware of that.
Dil farkındalık yaratır.Language creates awareness.
Ben durumun farkındaydım.I was aware of the situation.
Biz aslında bunun farkında olmadan hiyeroglifle yazıyoruz.We are basically writing in hieroglyphics without being aware of it.
Vegan olmadan önce aynı farkındalıklara sahip değildim.I didn't have the same levels of awareness before going vegan.
Ben neler olduğunun farkındayım.I'm aware of what's going on.
Onlar bunun farkında.They're aware of it.
Biz şimdi hepimiz bunun farkındayız.We're all aware of it now.
Biz neler olduğunun farkındayız.We're aware of what's going on.
Tom ne yaptığının farkında mı?Is Tom aware of what he did?
Tom'un hasta olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom was sick.
Tom'un burada mutsuz olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom was unhappy here.
Bütün o bağlantıların farkındayım.I'm aware of all those connections.
Herkes bunun ciddi olduğunun farkındaydı.Everyone realized this was serious.
Çoğu insan bunun farkında değil.Most people don't realize this.
Tom ihtimallerin farkındadır.Tom is well aware of the odds.
Ne dediğinin farkında mısın?Do you realize what you said?
Onun farkında olmak zorundayız.We have to be aware of that.
Onun çok iyi farkındayım.I'm very well aware of that.
Böyle bir kanunun farkında değilim.I'm not aware of such a law.
Böyle bir yasanın farkında değilim.I'm not aware of such a law.
Tom kaygıların farkında.Tom is aware of the concerns.
Tom kendi sınırlarının farkında.Tom is aware of his own limitations.
Tom bunun farkındaydı.Tom was very aware of that.
İlgili Sayfalar