farkında ile cümle

farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ayrıntıları sonuçlandırmak için endişeli olduğunun farkındayım.I realize you're anxious to finalize the details.
Bahsettiğin sorunun farkındayım.I'm aware of the problem you're referring to.
Tom'un Mary'nin kim olduğunu tam olarak bildiğinin şimdi farkındayız.We realize now that Tom knew exactly who Mary was.
Tom'un Mary'yi gerçekten sevmediğinin şimdi farkındayız.We realize now that Tom never really liked Mary.
Onun farkındayız.We're aware of that.
Sorunun farkındayız.We're aware of the problem.
Risklerin farkındayız.We're aware of the risks.
Durumun farkındayız.We're aware of the situation.
Tom'un ne kadar tehlikeli olduğunun farkındasın, değil mi?You realize how dangerous Tom is, don't you?
Ne yapmamız gerektiğinin farkındasın, değil mi?You realize what we have to do, don't you?
Her ikiniz de durumun farkındaydınız, değil mi?You were both aware of the situation, right?
Tom bundan sonra artık yalnız olmadığının farkında oldu.Tom became aware that he was no longer alone anymore.
Tom ne olduğunun farkında değildi.Tom was unaware of what had happened.
Tom odadaki her gözün onun üstünde olduğunun çok farkındaydı.Tom was very aware that every eye in the room was on him.
Tom olağandışı bir şey olduğunun farkında değildi.Tom wasn't aware that anything out of the ordinary had occurred.
Tom'un faaliyetlerinin tamamen farkındayım.I am fully aware of Tom's activities.
Tom'un ailesinin ne kadar para kazandığının farkında olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom realizes how much money his parents make?
Tom bir sorun olduğunun farkında değildi.Tom wasn't aware that there was a problem.
Tom Mary'nin zaten eve gittiğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary had already gone home.
Tom hiç kimsenin kendisini dinlemediğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that nobody was listening to him.
Tom herkesin ona baktığının farkındaydı.Tom was aware that everyone was looking at him.
Ne olduğunun farkında mısın?Are you aware of what's happened?
Onlardan hiçbiri ne olduğunun farkında gibi görünmüyor.Neither of them seem to be aware of what has happened.
Onların her ikisi de ne olduğunun farkında.Both of them are aware of what has happened.
Biz hatanın farkındayız ve bir çözüm üzerinde çalışıyoruz.We are aware of the error and are working on a solution.
Tom gizli planımızın farkındaydı.Tom was aware of our secret plan.
Tom neden olduğu tüm sorunların farkında değil gibi görünüyor.Tom doesn't seem to be aware of all the problems he's causing.
Tom tehlikenin farkındaydı.Tom was aware of the danger.
Tom tehlikenin farkında değildi.Tom was unaware of the danger.
Tom tehlikenin farkında olmalı.Tom must be aware of the danger.
Tom tehlikenin farkında olmayabilir.Tom may not be aware of the danger.
İçinde olduğun tehlikenin farkında mısın?Do you realize the danger you're in?
O, New York'taki durumun farkında mı?Is she aware of the situation in New York?
Sanırım yalnızca ben farkındayım.I think I am the only one awake.
Tehlikenin farkındayım.I'm aware of the danger.
Tom işin zor olacağının farkındaydı.Tom was aware that the job would be difficult.
Tom kendi hatalarının farkında.Tom is aware of his own faults.
Tom arkasında birinin durduğunun farkındaydı.Tom was aware that someone was standing behind him.
Tom onun ne kadar rahatsız edici olduğunun farkında değil.Tom isn't aware of how irritating he is.
Tom'un Mary'yi gördüğünün farkında mısın?Are you aware that Tom was seeing Mary?
Tom durumun farkındadır.Tom is familiar with the situation.
Mary kendi güzelliğinin farkında değildi.Mary was unaware of her own beauty.
Tom bir hata yaptığının farkında.Tom realizes he's made a mistake.
O bir kötülük eden bir kimse, bunun farkında mısın?He is an evildoer, are you aware of that?
Ne yaptığımın farkında değildim.I didn't realize what I was doing.
Zamanın değerinin farkında olmamız gerekiyor.We need to be aware of the value of time.
Tom hâlâ ne olduğunun tam olarak farkında değil.Tom is still not fully aware of what has happened.
O zaman onun farkında değildim.I wasn't aware of that at the time.
Ne yaptığının farkında olduğunu sanmıyorum.I don't think you realize what you've done.
Şüphesiz Tom bunun farkında.Surely Tom is aware of that.
Çok şey istediğimin farkındayım.I know it's asking a lot.
Yaptığın şeyin farkında mısın?Do you realize what you're doing?
Sen ne yaptığının farkında mısın, Tom?Do you realize what you're doing, Tom?
Onun farkında mısın?Do you realize that?
Tom Mary'nin evli olduğunun farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary was married.
Tom Mary'nin Fransızca anlamadığının farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary couldn't understand French.
Tom Mary'nin Boston'a taşındığının farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary had moved to Boston.
Tom Mary'nin onun onu öpeceğini umut ettiğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary was hoping he'd kiss her.
Ne kadar soruna sebep olduğunun farkında mısın?Do you realize how much trouble you've caused?
Tom'un hastanede olduğunun farkında mıydın?Were you aware that Tom is in the hospital?
İlgili Sayfalar