farkında ile cümle
farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Farkındalık önemlidir.Awareness is important.
Bunun farkındayım.I'm aware of this.
Onu içersen ne olacağının farkında mısın?Do you realize what would happen if you drank that?
Bize yardım etmeseydin ne olacağının farkında mısın?Do you realize what would've happened if you hadn't helped us?
Bazen en kötü düşmanınız hemen yanınızda yatar ve siz bunun farkında değilsinizdir.Sometimes, your worst enemy is sleeping right next to you and you don't realize it.
Fadıl, Leyla'nın nereden gitmiş olduğunun farkında değildi.Fadil was unaware of where Layla had gone.
Tom, Mary'nin Fransızca konuşamadığının farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary couldn't speak French.
Tom izlediğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that he was being watched.
Tom izlediğinin farkındaydı.Tom was aware that he was being watched.
Herhangi birimiz bunun farkında olmadan yetersiz beslenmeye maruz kalabilir!Any one of us could suffer from malnutrition without being aware of it!
Başarısızlığa müsamaha göstermediğimizin farkında olman gerekir.You should be aware that we do not tolerate failure.
Karşı karşıya olduğumuz sorunların farkındayım.I'm well aware of the problems we face.
Sorunların farkındayım.I'm well aware of the problems.
Tehlikelerin farkındayım.I'm well aware of the dangers.
Kiminle uğraştığımın farkındayım.I am well aware who I'm dealing with.
Tom'un mekansal farkındalığı yoktur.Tom has no spatial awareness.
O gerçeğin tamamen farkındayım.I'm well aware of that fact.
Babanın kim olduğunun farkındayım.I'm well aware of who your father is.
O, durumun farkında.She's aware of the situation.
Onun ne kadar saçma olduğunun farkında mısın?Do you realize how ridiculous that is?
Durumun farkında mısınız?Are you aware of the situation?
O planın ne kadar aptalca olduğunun farkında mısın?Do you realize how stupid that plan is?
Bu planın ne kadar gülünç olduğunu farkında mısın?Do you realize how ridiculous that plan is?
O fikrin ne kadar gülünç olduğunun farkında mısın?Do you realize how ridiculous that idea is?
Tom'un durumunun farkında mısınız?Are you aware of Tom's situation?
Tom bunu yapması gerektiğinin farkında değildi.Tom didn't realize he should do that.
Tom hâlâ Mary'nin ondan nefret ettiğinin farkında değil.Tom still doesn't realize that Mary hates him.
Tom bunu yapmaması gerektiğinin farkında değildi.Tom didn't realize he shouldn't do that.
Tom'un bunu yapmamı istediğinin farkında değildim.I didn't realize that Tom wanted me to do that.
Tom ayrılmak zorunda olduğunun farkında değildi.Tom didn't realize he had to leave.
Tom onu yapamayacağının farkında değildi.Tom didn't realize he wasn't going to be able to do that.
Leyla stalklandığının farkında değildi.Layla was unaware that she was being stalked.
Durumun ciddiyetinin farkındayım.I am well aware of the seriousness of the situation.
Durumun ciddiliğinin farkındayım.I am well aware of the gravity of the situation.
Tom Mary'nin ne yaptığının farkında değildi.Tom isn't aware of what Mary did.
Tom, Mary'nin bunu yaptığının farkında değil.Tom isn't aware that Mary did that.
Tom Mary'nin yaptıklarının farkında değil.Tom is unaware of what Mary is doing.
Fotoğrafımın çekildiğinin farkında değildim.I wasn't aware that I was being photographed.
Tom neler olduğunun farkında gibi görünüyor.Tom seems aware of what's going on.
Tom, Mary'nin ne yaptığının farkında gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to be aware of what Mary was doing.
Tom, bunun her zaman kolay olmadığının farkında.Tom is aware it's not always easy.
Ne olduğunun farkındayım.I'm aware of what happened.
Tom, Mary'nin bunu yaptığının farkında gibi görünüyor.Tom seems to be aware that Mary did that.
Tom, Mary'nin yaptıklarının farkında gibi görünüyor.Tom seems to be aware of what Mary did.
Tom Mary'nin ayrıldığının farkında bile değildi.Tom didn't even realize Mary had left.
Tom, Mary'nin ayrıldığının farkında değildi.Tom didn't realize Mary had left.
Tom, Mary'nin bunu henüz yapmadığının farkında görünmüyordu.Tom seemed to be unaware that Mary hadn't yet done that.
Hiçkimse Tom'un acı çektiğinin farkında değildi.Nobody realized Tom was in pain.
Tom'un onu öpeceğimi umduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom was hoping I'd kiss him.
Tom'un eve çoktan gitmiş olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom had already gone home.
Bir sorun olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that there was a problem.
Tom, et yemediğimizin farkında mı?Does Tom know we don't eat meat?
Farkında olan tek kişi Tom değil.Tom isn't the only one who noticed.
Tom, Mary'nin odada olduğunun farkında gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to be aware that Mary was in the room.
Tom gerçeğin farkındaydı.Tom was aware of the truth.
Tom, Mary'nin ağladığının farkında görünmüyordu.Tom didn't seem to be aware that Mary was crying.
Tom, Mary'nin bunu yapmadığının farkında görünüyordu.Tom seemed to be aware that Mary hadn't done that.
Tom Mary'nin bunu yaptığının farkında gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to be aware that Mary did that.
Tom, Mary'nin bunu yaptığının farkında görünüyordu.Tom seemed to be aware that Mary did that.
Tom Mary'nin yaptıklarının farkında görünüyordu.Tom seemed to be aware of what Mary did.
İlgili Sayfalar