farkında ile cümle

farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Neler çektiğinin farkındayım.I know what you're going through.
Buna inanmanın zor olduğunu farkındayım.I realize it's hard to believe.
Muhtemelen çok geç olduğunun farkındayım.I realize it's probably too late.
Tom'un Mary'nin ne yaptığının farkında olmadığından kuşkulanıyorum.I suspect that Tom is unaware of what Mary has done.
Tom eksikliklerinin farkında.Tom is aware of his shortcomings.
Tom ofiste olanların iyice farkında.Tom is well aware of what is going on at the office.
Benim bir farkındalık meditasyonu uygulamam var.I have a mindfulness meditation practice.
Orada Fransızca konuşamayan tek kişi olacağının farkında olduğundan eminim.I'm sure you're aware that you'll be the only one there who can't speak French.
Tom'un mali durumunun hayli farkındayım.I'm well aware of Tom's financial situation.
Onların hepsinin olanların farkında olduklarından eminim.I'm sure they're all aware of what happened.
Tom'un olanların farkında olduğundan eminim.I'm sure Tom is aware of what happened.
Tom'un eksikliklerinin oldukça farkındayım.I'm well aware of Tom's shortcomings.
Burada neyin söz konusu olduğunun farkındayım.I'm aware of what is at stake here.
Burada neyin tehlikede olduğunun farkındayım.I'm aware of what is at stake here.
Daha önce bitirdiğinin farkındayım.I'm aware you've already finished.
Sorumluluklarımın farkındayım.I'm aware of my responsibilities.
Onu Tom'un yaptığının farkında değildim.I wasn't aware Tom had done that.
Durumun oldukça farkındayım.I'm well aware of the situation.
İlgili risklerin farkındayım.I'm aware of the risks involved.
Tom'un onun farkında olduğundan eminim.I'm sure Tom is aware of that.
Neyin tehlikede olduğunun farkındayım.I'm aware of what is at stake.
Zorlukların farkındayım.I'm aware of the difficulties.
O olasılığın farkındayım.I'm aware of that possibility.
Hala bunun farkında değildim.I wasn't even conscious of it.
Gerçeğin tamamıyla farkındayım.I'm fully aware of that fact.
Olasılığın farkındayım.I'm aware of the possibility.
Ben sorunun farkında değildim.I was unaware of the problem.
Gerçeklerin oldukça farkındayım.I'm well aware of the facts.
Onun öneminin farkındayım.I'm aware of its importance.
Riskin oldukça farkındayım.I'm well aware of the risk.
Sorunlarının farkındayım.I'm aware of your problems.
Durumun farkındayım.I'm aware of the situation.
Sorunun farkındayım.I'm aware of the problem.
Onun oldukça farkındayım.I'm quite aware of that.
Onun tamamıyla farkındayım.I'm fully aware of that.
Risklerin farkındayım.I'm aware of the risks.
Gerçeklerin farkındayım.I'm aware of the facts.
Ben onun farkında değildim.I wasn't aware of that.
Hepsinin farkındayım.I'm aware of all that.
Bunun farkındaydım.I was aware of that.
Ben bunun farkındayım.I'm aware of it.
Onun bana zahmet verdiğinin farkında bile değil.He's not even aware that it bothers me.
Zorlukların farkındaydılar.They were aware of the difficulties.
Tom süre bitimini geçirmiş olduğunun farkındaydı.Tom was aware that the deadline had passed.
Tom son teslim tarihini geçirmiş olduğunun farkındaydı.Tom was aware that the deadline had passed.
Tom ne olduğunun farkındadır.Tom realizes what's happened.
Tom'un parasal sorunlar yaşadığının farkında mıydın?Were you aware Tom was having financial problems?
Tom sorunların farkında gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be aware of the problems.
Tom'un sorunları olduğunun farkında değildim.I was unaware that Tom was having problems.
Tom sorunun farkında değildi.Tom wasn't aware of the problem.
Sorunun oldukça farkındayım.I'm well aware of the problem.
Ben gerçekten açık konuştuğumun farkındayım.I realize I'm just stating the obvious.
Birçok kişi antibiyotiklerin virüslere karşı yararsız olduklarının farkında değiller.Many people don't realize that antibiotics are ineffective against viruses.
Sanırım zorlukların farkındasın.I presume you are aware of the difficulties.
Farkında olmadan ona bilmek istediğinin hepsini anlattı.Unwittingly he told her all that she wanted to know.
Sorunların farkında mısın?Are you aware of any problems?
Oğlunun ne kadar harcadığının farkında mısın?Are you aware of how much money your son has been spending?
Risklerin farkında mısın?Are you aware of the risks?
Ne olabileceğinin farkında mısın?Are you aware of what might happen?
Ne yaptığının farkında mısın?Do you realize what you've done?
İlgili Sayfalar