farkında ile cümle
farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Nevím, lidi asi vidí ten ohromný nepoměr sil.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Nie wiem, chyba ludzie dostrzegają olbrzymią różnicę sił.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Non lo so, immagino che la gente sia in grado di vedere l'enorme disuguaglianza di forze.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Nu ştiu, bănuiesc că oamenii au putut vedea disparitatea flagrantă dintre forţe.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Saya tidak tahu, mungkin karena orang dapat melihat kekontrasan yang begitu mengerikan
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Tôi không biết, tôi đoán mọi người có thể thấy sự chênh lệch quá rõ ràng về lực lượng.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Δεν γνωρίζω, υποθέτω ότι οι άνθρωποι μπορούν να δουν τις μεγάλες διαφορές σε ισχύ.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Дж.А. Я не знаю, я думаю, люди увидели полное отсутствие контроля за происходящим.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Не знам, предполагам хората могат да видят огромната разлика в силите.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.ג'"א: אני לא יודע, אני מניח שאנשים יכולים לראות את חוסר השיוויון בכוחות.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.جوليان : أنا لا أعرف , أعتقد أن الناس تستطيع أن ترى التفاقم المفرط في إستخدام القوة .
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.目の当たりにしたことではないでしょうか くつろいで歩いているところへ
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.Być może przeskoczymy trochę, ale to jest właśnie definicja kombinacji.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.저도 제가 조금 왔다갔다 한다는 걸 알고 있지만, 이게 바로 조합(combination)이 무엇인가에 대한 답입니다.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.E eu sei que eu estou dando algumas voltas mas isso é o que uma combinação é essencialmente.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.E lo so che sto tipo un po' saltellando, ma essenzialmente una combinazione e' questo.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.Ik weet dat ik een beetje van de hak op de tak ga, maar dat is eigenlijk wat een combinatie is.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.Знаю, что я немного забегаю вперед, но, по сути, это определение сочетания.
Bir anda farklı bir konuya atladığımın farkındayım ama kombinasyonun tanımı budur.И сега знам, че вървя малко неопределено, но това е същността на една комбинация.
Biraz bekle. neler olduğunun farkında değildikEspera. No teníamos ni idea de lo que había pasado.
Birbirimizi o kadar uzun zamandır tanıyoruz ki, artık ne yaptığının bile farkında değil.[Giulio] ci conosciamo da sempre [Giulio] lui... purtroppo non sa quello che sta facendo
Birbirimizi o kadar uzun zamandır tanıyoruz ki, artık ne yaptığının bile farkında değil.[Guilio] Znamy się od zawsze... [Giulio]
Birbirimizi o kadar uzun zamandır tanıyoruz ki, artık ne yaptığının bile farkında değil. Malesef.Познаваме се толкова отдавна и за жалост той не знае какво прави.
Birbirimizi o kadar uzun zamandır tanıyoruz ki, artık ne yaptığının bile farkında değil.No tengo ni idea.
Birbirinizi tanıdığınızın farkında değildim.- No sabía que se conocieran.
Birbirinizi tanıdığınızın farkında değildim.- А я и не знала, что вы знакомы. - Да, Ильза нам много о Вас рассказывала.
Birçok Amerikalının savaştan bıktığını farkındayım.Ich erkenne, dass viele Amerikaner des Krieges müde sind.
Birçok Amerikalının savaştan bıktığını farkındayım.Je reconnais que beaucoup d'Américains sont las de la guerre.
Birçok Amerikalının savaştan bıktığını farkındayım.나는 많은 미국인들이 전쟁에 지쳐있음을 알고 있습니다.
Birçok Amerikalının savaştan bıktığını farkındayım.Sé que muchos estadounidenses están cansados de la guerra.
Birçok Amerikalının savaştan bıktığını farkındayım.大統領として、亡くなった者の家族への手紙に署名するときや、
Birçok kişi bunun farkında değildir.Det er der mange, der ikke tænker over.
Birçok kişi bunun farkında değildir.Každý hod je nezávislý na ostatních.
Birçok kişi bunun farkında değildir.그리고 이것은 사실 사람들이 알아차리지 못하는 한가지 입니다,
Birçok kişi bunun farkında değildir.「ギャンブラーの虚偽」と呼ばれるものがあります。
Bir çok sebepten dolayı, bizler farkındalığı oluşturamayız.Per molte ragioni non possiamo coltivare la consapevolezza,
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Auf einmal, ohne dass es mit aufgefallen ist, nach und nach, fing ich an, dich zu beobachten.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Đột nhiên, ngay cả anh cũng không hay biết, là từng chút từng chút một Anh bắt đầu để mắt tới em.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Helt plötsligt utan att jag insåg det, steg för steg så började jag titta på dig.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Improvvisamente, senza neanche realizzarlo, a poco a poco, ho incominciato ad osservarti,
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Nagle, nawet tego nie dostrzegłem, kiedy po trochu, zacząłem spoglądać na ciebie.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Pe neasteptate, fara nici macar sa imi dau seama, pas cu pas, am inceput sa ma uit la tine.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Plotseling zonder dat ik het me realiseerde, beetje bij beetje, begon ik naar jou te kijken.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Soudainement sans même le réaliser, petit à petit, j'ai commencé à te regarder.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Tiba-tiba tanpa aku sadari itu, sedikit demi sedikit, Aku mulai menyukaimu.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Yhtäkkiä, en edes tajunnut sitä, vähä vähältä, Aloin katsella sinua.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.Ξαφνικά χωρίς ούτε καν το καταλάβω, λίγο-λίγο άρχισα να κοιτάω εσένα.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.И внезапно, даже не осознавая этого, понемножку я начал обращать внимание на тебя.
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.פתאום בלי שהבחנתי בזה, מעט מעט .התחלתי להסתכל עליך
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.فجأة بدون أن ألاحظ حتى, شيئاً فشيئاً بدأت بالنظر إليكِ
Birdenbire benimde farkında olmadığım bi şekilde,biraz biraz seninle ilgilenmeye başladım.君を見ていることが多くなった あ~...はい...
Birden görgüsüz kötü insanlardan biri oluvermiştim. Farkında olmadan.가끔 도로에서 얄밉게 이러저리 차선을 바꾸면서 쌩쌩 달리는 차들이 있는데
Birden görgüsüz kötü insanlardan biri oluvermiştim. Farkında olmadan.Và tôi không biết rằng tôi vừa là một kẻ đáng ghét
Birden görgüsüz kötü insanlardan biri oluvermiştim. Farkında olmadan.ולא היה לי מושג שאני אחד מהאנשים המעצבנים האלה
Birden görgüsüz kötü insanlardan biri oluvermiştim. Farkında olmadan.ولم تكن لدي أي فكرة أنني أصبحت من هؤلاء الناس البغيضين
Birden görgüsüz kötü insanlardan biri oluvermiştim. Farkında olmadan.車線変更をやたらとする人の一人になっていました
Birden kendimize dönüp bakınca, bu yeni bir türde "kendinin farkında olma" duygusu yarattı.Ale když jsme obrátili pohled zpátky k Zemi, zrodilo se v nás jakési nové povědomí o nás samotných.
Birden kendimize dönüp bakınca, bu yeni bir türde "kendinin farkında olma" duygusu yarattı.ومن ثم فجأة قمنا بإعادة النظر في أنفسنا، أوحى إلينا بنوع جديد من الوعي الذاتي
Bir egzersize ve sisteme ihtiyacımız var. Böylece nasıl daha farkında olunacağını öğrenebiliriz.Avem nevoie de exercițiu, de un cadru pentru a învăța să fim prezenți.
Bir egzersize ve sisteme ihtiyacımız var. Böylece nasıl daha farkında olunacağını öğrenebiliriz.Nous avons besoin d'un exercice, d'un cadre, pour apprendre comment être plus attentif.