farkında ile cümle

farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.A consciência engloba todos os estados de sentimento, de sensibilidade ou perceção.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.A tudat a különféle érzelmi, észlelő, vagy éntudati állapotokból tevődik össze.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Bevidsthed består af alle disse tilstande af følelse eller føleevne eller opmærksomhed.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Bewustzijn bestaat uit alle toestanden van gevoel, waarneming of besef.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Conștiința constă din toate stările de simțire sau de conștiență de sine.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Das Bewusstsein besteht aus all diesen Zuständen des Gefühls, der Empfindung oder des Sich-Bewusstseins.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.의식은 모든 상태의 느낌과 감각, 자각으로 이루어져 있어요.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.La conciencia consiste de todos aquellos estados de sentimiento, sensación o de alerta.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.La coscienza è composta da tutti quegli stati di sentimento o consapevolezza.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Medvetandet består av alla sorters känslor och förnimmelser.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Świadomość składa się ze stanów odczuwania, wrażenia Iub przytomności.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Tietoisuus rakentuu kaikista tunteista, tuntemuksista ja asioiden tiedostamisesta.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Vedomie pozostáva zo všetkých stavov cítenia, vnímania, alebo uvedomovania si.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Vědomí se skládá ze všech stavů cítění, uvědomění a vnímání.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Ý thức bao gồm tất cả các trạng thái cảm xúc, hay cảm giác, nhận thức.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Η συνείδηση αποτελείται από όλες τις καταστάσεις των συναισθημάτων, των αισθήσεων, της επίγνωσης.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Свідомість - це сукупність усіх станів, за яких ми відчуваємо, усвідомлюємо світ.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Сознание — это всё, что вы чувствуете, ощущаете и осознаёте.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.Съзнанието се състои от всичко онези емоционални състояния, или чувствителност, или осъзнаване.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.תודעה מורכבת מכל מצבי הרגש החישה או ההכרה.
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.الوعي يتألف من كل حالات الشعور أو الإحساس أو الانتباه
Bilinç tüm duygu durumları, duyarlılığı ya da farkındalığı içerir.意識とは 感情 感覚 認識の あらゆる状態から成るものです 意識は 夢を見なかった場合 朝 目覚めた時に始まり -
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?"Ali smo sploh na istem planetu? Ali se res ne zavedaš naše zgodovine?
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?""Är du medveten av vår historia?
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?"Ismeri a történelmet?
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?"Não conheces a nossa história?
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?""¿No conoces la historia?
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?"Non conosci la nostra storia?
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?"Poznáte vôbec našu históriu?
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?""Tidakkah kau sadar sejarah kita?"
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?"Und "Kennt ihr eure Geschichte nicht?"
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?"Wie pan, "Czy nie znacie historii?"
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?""Δεν γνωρίζετε τίποτα για την ιστορία μας;"
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?"Знаете, "Вы не осведомлены в нашей истории?"
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?"Не познаваш ли нашата история?
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?"?"אתם לא מודעים להיסטוריה שלנו"
Biliyorsun, "Tarihimizin farkında değil misin?""これは授業では教えてくれない -
Bilmekle de kalmazlardı sevginin farkındalardı ve kıymetini bilirlerdi. Ve sevgi hep gösterilirdi.Non solo compreso, era riconosciuto e apprezzato ed espresso.
Bilmiyorum farkında mısınz? Cep telefonunuzdan 411'i aradığınızda, bu size 2 dolara mal oluyor.Jak dzwonię na informację przez komórkę, opłata za połączenie wynosi dwa dolary.
Bilmiyorum farkında mısınz? Cep telefonunuzdan 411'i aradığınızda, bu size 2 dolara mal oluyor.여러분이 알고 계실지는 모르겠습니다만
Bilmiyorum farkında mısınz? Cep telefonunuzdan 411'i aradığınızda, bu size 2 dolara mal oluyor.Когато се обадиш на 411 от мобилния, те таксуват $2.
Bilmiyorum farkında mısınz? Cep telefonunuzdan 411'i aradığınızda, bu size 2 dolara mal oluyor.אני לא יודע אם אתם מודעים לזה. כשאתם מתקשרים למרכזייה בסלולארי שלכם,
Bilmiyorum farkında mısınz? Cep telefonunuzdan 411'i aradığınızda, bu size 2 dolara mal oluyor.لا اعلم اذا كنتم قد لاحظتم هذا. عندما تتصلون بالرقم 411 من هاتفكم النقال
Bilmiyorum farkında mısınz? Cep telefonunuzdan 411'i aradığınızda, bu size 2 dolara mal oluyor.かけたとき2ドル請求されます
Bilmiyorum farkında mısınz?Ik weet niet of jullie het doorhebben.
Bilmiyorum farkında mısınz?Non so se ci avete fatto caso.
Bilmiyorum farkında mısınz?No sé si se han dado cuenta.
Bilmiyorum farkında mısınz?Nu stiu daca va dati seama.
Bilmiyorum farkında mısınz?Tôi không biết các bạn có biết điều này không.
Bilmiyorum farkında mısınz?Не знаю, в курсе ли вы.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Det ved jeg ikke, jeg tror, folk kan se den voldsomme ulighed i magt.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.En tiedä, luulen että ihmiset näkevät voimavarojen epäsuhdan.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Geen idee, ik gok dat mensen kunnen zien hoe buitensporig het gebruik van geweld is.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Ich weiß es nicht, ich denke Menschen sehen den krassen Unterschied der Kräfte.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.JA: 글쎄요, 제 생각에는 사람들이 압도적인 힘의 차이를 보지 않았을까 합니다.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.JA: No sé, supongo que la gente puede ver la enorme disparidad de fuerzas.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Je ne sais pas, je suppose que les gens peuvent voir l'énorme disparité des forces.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Nem tudom, talán az emberek látták a nagy erőbeli különbséget.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Ne vem, mislim, da ljudje lahko vidijo veliko nesorazmerje moči.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.Neviem, myslím, že ľudia môžu vidieť ten nepomer síl.

İlgili Sayfalar