farkında ile cümle

farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Babam ve benim aramdaki anlaşmazlığın farkında değil gibi görünüyor.He seems not to be aware of the conflict between my father and me.
Onlar aniden odanın arkasındaki bir gürültünün farkındaydılar.They were suddenly aware of a noise in the back of the room.
Annesi hastalığının farkında değil.Her mother is not aware of her illness.
Zamanın farkında değildik.We weren't aware of the time.
Kolumu ısıran bir sivrisineğin farkında olmadım.I was not aware of a mosquito biting my arm.
İnsanlar, bunun farkında olsun veya olmasın, sürekli mutluluk ararlar.Human beings, whether they realise it or not, continually seek happiness.
Onun geçmiş yaşamı ile ilgili bir şeyin farkında mısınız?Are you aware of anything concerning his past life?
Ben senin başarısız olduğunun farkındayım.I'm aware that you failed.
Ancak baş oyuncu kendi hatalarının farkında.However the protagonist is aware of his own mistakes.
O, ebeveynlerinin onu izlediğinin farkındaydı.She was aware of her parents' eyes.
O, anne ve babasının onu seyrettiğinin farkında oldu.She became aware that her parents were watching her.
O, sonunda hatalarının farkında oldu.At last, he became aware of his own mistakes.
Farkında değildim.I wasn't aware.
Ne kadar şanslı olduğunun farkında değilsin.You don't realize how lucky you are.
Farkında olmadan ona tamda bilmek istediğini anlattı.Unwittingly, he told her exactly what she wanted to know.
Benim heyecanım yüzünden, zamanın farkında değildim.In my excitement, I wasn't aware of time.
Saatin farkında mısın, Aşkım?Are you aware of the time, Love?
Neyi ve ne kadar çok yediğimizin farkında olma iyi sağlık için gereklidir.Being aware of what and how much we eat is essential to good health.
Bu projeye kattığın çabanın farkındayım ve onu gerçekten taktir ediyorum.I realize the effort you have put into this project and I really appreciate it.
Bu proje için sarf ettiğin çabanın farkındayım ve bunu takdir ediyorum.I realize the effort you have put into this project and I really appreciate it.
Tom zorlukların farkında idi.Tom was aware of the difficulties.
Tom sorunun tamamen farkındadır.Tom is well aware of the problem.
Tom tamamen problemin farkında.Tom is fully aware of the problem.
Tom tehlikenin farkındadır.Tom is aware of the danger.
Tom sorunun farkında gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be aware of the problem.
Tom ne kadar şanslı olduğunun farkında değil.Tom doesn't realize how lucky he is.
Tom Mary'nin ona baktığının farkında oldu.Tom became aware that Mary was staring at him.
Tom, Mary'nin John'un kız arkadaşı olduğunun farkında olmalı.Tom must be aware that Mary is John's girlfriend.
İşleri berbat ettiğimin farkındayım.I realize I messed up.
Tom durumun ciddiyetinin farkında değildi.Tom wasn't aware of the gravity of the situation.
Tom kendi gücünün farkında değil.Tom doesn't know his own strength.
Tom kesinlikle Mary'nin hastanede olduğunun farkında.Tom certainly is aware that Mary is in the hospital.
Tom kesinlikle dün burada ne olduğunun farkında.Tom certainly is aware of what happened here yesterday.
Başkan tamamen durumun farkında.The president is fully aware of the situation.
Birinin beni izliyor olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that someone was watching me.
O, benim gizli planımın farkındadır.She is aware of my secret plan.
Ben bunun perşembe olduğunun farkındayım.I am aware this is Thursday.
O, hatalarının farkındadır.He's aware of his own faults.
O kadar kötü hissettiğinin farkında değildim.I wasn't aware that you were feeling that bad.
O, güzelliğinin farkında.She is aware of her beauty.
ABD'de tuvalet ve banyonun aynı mekanda olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that the toilet and the bath are in the same room in the United States.
O, babam ve benim aramdaki bir anlaşmazlığın farkındaymış gibi görünmüyor.He doesn't seem to be aware of the conflict between my father and me.
Bunun farkında değildim.I was not aware of this.
Neden bunun farkında değildim?Why was I not aware of this?
O güzelliğinin farkında değil.She's unaware of her beauty.
Tom'un senden hoşlanmadığının farkında mısın?Are you aware that Tom doesn't like you?
"Tom ve Mary boşanmayı planlıyorlar." "Ben bunun farkında değildim.""Tom and Mary are planning to get divorced." "I wasn't aware of that."
Tom ne olduğunun farkında değil.Tom is unaware of what has happened.
Ben burada yeni olduğumun farkındayım ama bir önerim var.I realize I'm new here, but I have a suggestion.
Onun farkındayım.I do notice it.
Sanki kızım onun gerçek annesi olmadığımın biraz farkında gibi görünüyor.It seems as if my daughter is faintly aware that I'm not her real mother.
Tom'u incitmek isteyecek birinin farkında mısın?Are you aware of anyone who would want to harm Tom?
Ben onun farkındayım.I realize that.
Etrafta olduğumun farkındaydı ama beni selamlamaya gelmedi.He was aware that I was around, but didn't come to greet me.
Tehlikenin gayet farkındayım.I'm very much aware of the danger.
Hepimizin sonuçların farkında olduğunu düşünüyorum.I think we're all aware of the consequences.
Yaptığım her tercihin bir sonucu olduğunun farkındayım.I'm aware that every choice I make has a consequence.
Onların bağımsız işlerinin farkında mısın?Are you aware of their indie work?
Bebekler iyi ve kötünün farkında değildirler.Infants are not conscious of good and evil.
O farkında olmadan Tom'un arka kapısında sızdım.I just snuck in Tom's back door without him noticing.
İlgili Sayfalar