farkında ile cümle
farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Însă ştiţi, am devenit obsedaţi de această poveste liniară.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.하지만, 우린 여전히 직선적 인생관에 사로잡혀 있어요.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Maar weet je, we zijn geobsedeerd geworden door deze lineaire aanpak.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mais vous savez, nous sommes devenus obsédés par ce récit linéaire.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mas ficámos obcecados com esta narrativa linear.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Ma siamo diventati ossessionati da questa storia della linearità.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Men ni vet, vi har blivit besatta med denna linjära berättelse.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Men ved I hvad, vi er blevet besat med dette linieære narrativ.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Mutta meille on tullut pakkomielle tästä lineaarisuuden oletuksesta.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Nhưng chúng ta đã quá lệ thuộc vào kiểu suy nghĩ tuyến tính này.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Pero ya sabes, nos hemos obsesionado con esta narración lineal.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Tapi anda tahu, kita telah menjadi terobsesi dengan pemikiran tentang linearitas ini.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Toda veste, postali smo obsedeni s to linearno pripovedjo.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Viete, stali sme sa posadnutí touto rozprávkou o linearite.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Αλλά η γραμμικότητα μας έχει γίνει εμμονή.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Але нас захопила ця лінійна поведінка.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Но мы слишком одержимы таким линейным развитием.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.Но нали знаете, ние сме станали обсебени от този линеен разказ.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.אבל הפכנו לכפייתיים עם הנרטיב הליניארי.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.ولكن كما تعلمون، أصبحنا مهوسين مع هذه القصة عن الخط المستقيم.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.考えに囚われており 教育の最大の山場は
Anıların tohumları, bilgiler, bütün bunlar, sen bunların farkındasın.És amikor azt mondom, hogy a legeslegmélyebb igazségod, nem úgy értem, hogy rétegek alá van temetve.
Anıların tohumları, bilgiler, bütün bunlar, sen bunların farkındasın.I semi della memoria, le informazioni, tutto questo, siete a conoscenza di essi.
Anıların tohumları, bilgiler, bütün bunlar, sen bunların farkındasın.Las semillas de memoria, la información, de todo esto, tu eres consciente de ellos.
Anıların tohumları, bilgiler, bütün bunlar, sen bunların farkındasın.les germes de la mémoire, de l'information, tout cela, tu en es consciente.
Anıların tohumları, bilgiler, bütün bunlar, sen bunların farkındasın.Vzpomínek, informací - všeho toho - jste si toho vědomi.
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.En onmiddellijk, in deze ruimte van alleen maar Gewaarzijn zelf, begint alles wat te vertragen.
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.És máris, ebben a 'pusztán a Tudatként levés' terében minden egy kicsit kezd lelassulni.
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.Inmediatamente en este espacio de sólo ser la Conciencia misma, todo comienza a calmarse un poco.
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.Natychmiast w tej przestrzeni bycia samą Świadomością, wszystko zaczyna trochę zwalniać.
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.Si imediat, in acest spatiu in care esti Constienta insasi, totul incepe sa incetineasca putin.
Anında, sadece Farkındalığın kendisi olmanın alanında, her şey biraz yavaşlamaya başlayacak.Сразу же в этом пространстве пребывания самим Осознаванием, все начинает слегка замедляться.
Anlatılamayana karşı anlaşılan. Siz de farkındasınızdır ki çoğu zaman her şeyi anlamak isteriz.설명할 수 없음 vs 이해하기. 우리는 너무 자주 모든 것을 이해하려 합니다.
Anlatılamayana karşı anlaşılan. Siz de farkındasınızdır ki çoğu zaman her şeyi anlamak isteriz.הלא-מוסבר לעומת המובן. אנחנו יותר מדי רוצים להבין הכל.
Anlatılamayana karşı anlaşılan. Siz de farkındasınızdır ki çoğu zaman her şeyi anlamak isteriz.الغير قابل للتفسير في مقابل المفهوم. تعلمون؟ كثيرا ما نريد أن نفهم كل شيء
Anlatılamayana karşı anlaşılan. Siz de farkındasınızdır ki çoğu zaman her şeyi anlamak isteriz.しかし建築は言葉で表される言語ではありません
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."엄마, 지금 엄마가 빨간불을 두개 지나친 거 아세요?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Mãe, reparaste que passaste dois sinais vermelhos?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Mama, ist dir eigentlich bewusst, dass du schon durch zwei rote Ampeln gefahren bist?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Maman, tu te rends compte que tu viens de brûler deux feux rouges?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Mamă, știi că tocmai ai trecut de 2 ori pe roșu?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Mamá, ¿te diste cuenta que cruzaste dos luces rojas?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Mamma, vet du att du just körde förbi två rödljus?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Mamo, czy jesteś świadoma że przejachałaś na czerwonym dwa razy?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Mam, zag je dat je net door twee rode stoplichten reed?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Mẹ ơi, mẹ có thấy là mẹ vừa mới vượt hai đèn đỏ không?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Mor, er du klar over, at du lige har kørt over for rødt to gange?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş. Ve anne cevap vermiş:"Mamma, ti sei accorta di essere appena passata con due semafori rossi?" e la madre dice, "Oh!
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Ω, οδηγώ;" (Γέλια)
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Мамо, знаеш ли, че току-що премина на два червени светофара?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."Мам, ты заметила, что уже два раза проехала на красный свет?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."אמא, את מודעת לזה שהרגע עברת על פני שני רמזורים אדומים?"
"Anne iki kez kırmızı ışıkta geçtiğinin farkında mısın?" diye sormuş."أمي ، هل أدركت انك عبرت للتو مرتين خلال الأشارة الحمراء ؟"
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.제 어머니가 항상 제게 "너는 자신을 잘 관찰해야만 한다, 네 몸과 마음에 무슨 일이 일어나고 있는지 알아야 한다" 라고 말씀하셨습니다.
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Ma mère m'a toujours dit : " Tu dois être observatrice, savoir ce qui se passe dans ton corps et ton esprit. "
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Mia madre mi diceva sempre:
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Mijn moeder zei altijd: "Je moet weten wat er speelt in geest en lichaam."
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Moja matka zawsze mawiała, że trzeba być spostrzegawczym, znać swoje ciało i umysł.
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.Майка ми винаги ми казваше: "Трябва да бъдеш наблюдателна, да знаеш какво става в ума и твоето тяло."
Annem hep şöyle derdi, uyanık olmalısın, aklından geçen ile bedeninin farkında olmalısın.גם כן. אימי תמיד אמרה לי, "עליך להיות מסוגלת להבחין, לדעת מה מתרחש בנפשך וגופך."