farkında ile cümle

farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü kendisi hiçbir şey bilmediğinin farkındadır.Tuttavia, egli nota che non si sa nulla di nessuna di queste.
Descartes düşünceyi (cogitatio) “hemen bilincimde olduğum, içimde ne olduğudur ve bunun da farkındayımdır.”"Mignolo, stai ponderando esattamente quello che sto ponderando io?")
Ne yaptığının farkında mısın?Ты осознаешь, что сделал?
Ben bu durumun çoktan farkındayım.Я уже в курсе этой ситуации.
Bunun farkında değildim.Я этого не осознавал.
Yaptıkları hataların farkındalar.Они осознают свои ошибки.
Onları tek bir HP ile tek başına yendiğinin farkında mısın?Ты понимаешь, что победил их в одиночку всего с одним ХП?
Farkındalık yaratmak ve toplum hizmetinde sosyal görevi yerine getirmek için Yönetişim Merkezi.Центр управления для повышения уровня осведомленности и осуществления социальной роли в служении обществу.
Ama ikisi de bunun farkında değildir.Но они и этих не понимают.
Çünkü kendisi hiçbir şey bilmediğinin farkındadır.Как следствие, он утверждал, что он ничего не знает.
Kendisi de Monika gibi farkındalık kazanır ve yine aynen Monika'nın yaptıklarını yapmaya yeltenir.Позже она осознает, что сама делает тоже самое с Моникой.
4- Siyasal gerçekçilik, siyasal eylemin moral öneminin farkındadır.Четвёртый принцип утверждает, что политический реализм признает моральное значение политического действия.
Leningrad'da olduğunun farkında değildir.В Ленинграде она не шла.
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.Однако читатели не замечали этой перемены.
Pek çok hasta anemik olduğunun farkında değildir.Многие просто не знали, что Каранджи серьёзно больна.
Konunun ne kadar hassas olduğunun farkındayım ve bu konuyu bir politik konu haline getirmemeliyiz.Я многого не знаю об истории этого движения, и поэтому я не являюсь компетентным в этом вопросе человеком.
Yaralanmanın ciddiyetinin farkında varmadı, sadece bir bandaj sardı ve çalışmaya devam etti.Не подозревая о серьёзности ранения, она просто замотала шею бинтами и продолжала работать — спасать других.
Jim hiçbir şeyin farkında değildir.Как и Джим, они ни в чём не виновны.
Ölüden Mektuplar Sana Yöneldim Farkında Mısın?Почту ль внимание твое ко мне хвалою?
Bakıcı, bu durumun farkında değildi.Хозяин Кукольник знал, что с ней что-то не так.
Çevrelerinin farkında değil gibi görünüyorlardı.При этом не зная что находятся в окружении.
Bunların dışında oyunda öğrenciye farkında bile olmadan öğreten oyunlar da vardır.Штука в том, что люди не знают, что он изучает игру.
Rommel, SD'lerin evini gözetlediğinin farkındaydı.Он был удивлён, узнав, что Дом охраняет Профе.
Birleşik ısı ve güç ısı farkından yararlanarak, şehrin sularını ısıtan enerji sistemidir.Выработанная станцией электрическая и тепловая энергия идёт на покрытие нужд города.
Hakiki imana çok az istek duyulur, ama çok zayıftır ki bunun güç bela farkındalığındadır.Подросток чувствует себя всемогущим, отчего уверен только в своей правоте.
Aslında ne söylediğinin farkında değildi.Доподлинно неизвестно, чем она в действительности занималась.
Çünkü bu işe giriştiğimizde nasıl bir şeyin içinde olduğumuzun farkında değildik.Во время войны я не понимал, что происходит.
Sarah Selanik’e dönene kadar bu hayalinin farkında değildi.لم تستوعب سارة حلمها هذا إلى أن عادت إلى سالونيك.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.وقد كان أغلب المصابين بالدّاء من الفقراء، وأغلبهم لم يدرك حتى إصابته بالعدوى.
Öykü : Zamanın Farkında, İstanbul: İletişim Yayınları, 2011.القصة : حينما تدرك الوقت ، إسطنبول ، الاتصالات ، 2011.
Bu farkında olmama durumu genellikle inkar veya herhangi bir biçimde tedaviye direnmeye sebep olur.قلة الوعي عادةً ما يؤدي إلى احدى أشكال الرفض و المقاومة لأي شكل من المساعدة أو العلاج.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.تشير التقديرات إلى أن 20% من الأشخاص المصابين بداء السكري في الولايات المتحدة لا يعرفون أنهم مصابون به.
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.شك المراقبون في هذه التغييرات.
Bu esnada, arkada ve farkında olmadan televizyonda bir Bart Simpson balonu kısa bir sürede gözükür.وفي هذه الأثناء فقد ظهر بالون بارت سيمبسون في التليفزيون لفترة قصيرة وذلك بدون علمه ومن وراءه.
Adamın bu farkındalığı palmiye ağacıyla başlar.هذه الشجرة تبدأ في طلوع الثمر مع مطلع نخلة النغال.
(Zaman farkından dolayı, Trudeau öldüğünde Sidney'de 29 Eylül'dü).(من قبيل المصادفة، وُلد كينيدي في نفس اليوم الذي وُلدت فيه مايا بالضبط).
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.أثارت مبوي قلقاً كبيراً حول فيروس نقص المناعة البشرية / الإيدز.
Gücün biraz daha farkında ve daha mantıklı bir durumdadır.مما يجعله أكثر وعيا بقوته وبالتالى يكون أكثر هدوءا وتعبيرا.
Farkındalık: Farkındalık bilinçli olarak dikkatimizi o anki deneyimlerimize yoğunlaştırmamızdır.لذلك علينا أن نكون سعداء أنه يبشّرنا بصورة غاية في الذكاء.
Bu gün zaman farkından dolayı Avrupa’da Kara Cuma olarak bilinmektedir.يشار إلى هذا اليوم في أستراليا بالثلاثاء الأسود وذلك بسبب فرق التوقيت.
Bu safhalar farkında olma, ilgi, değerlendirme, deneme ve benimsemedir.المهم الطريق بحد ذاتها، واكتشافنا لأنفسنا من خلال السفر والمغامرة والسعي.
Farkındalığı uygulamak demek şimdiki zamanda yaşamaktır.إدراك شعوري إدراك الزمن اللحاق بالزمن.
Öğrenciler ifadelerinde şunları dile getirdi: "Suç unsuru içeren şekilde davrandığımızın farkında değildik.لقد وصلَ لنا عن طريق وسائل الإعلام لا غير ونؤكدُ لكم أنه لم يتم استشارتنا في مضمون ما تناوله البغداي.»
Uygulamaların, sürüş, yürüme, koşu veya uyku gibi kullanıcının yaşadığı hareketin farkında olmasını sağlarlar.هذا يسمح للتطبيقات أن تدرك وتتعرف على حركة الجسم الحالية, مثل القيادة, المشي, الركض, النوم.
Yaralanmanın ciddiyetinin farkında varmadı, sadece bir bandaj sardı ve çalışmaya devam etti.فغير جرح اللحاظ يندمل سمعت بالوصل ثم همت به ...
Birçok bilgisayar kullanıcısı kendi bilgisayarlarının botlar ile enfekte olduğunun farkında değildir.Muitos usuários de computador não sabem que o seu computador está infectado com bots.
Ancak, ışık hızı bu aynı alanların farkında olmamızı engeller.No entanto, a velocidade da luz nos impede de estar ciente dessas outras áreas idênticas.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Estima-se que 20% das pessoas afectadas com diabetes nos Estados Unidos não saibam que têm a doença.
Danny farkında olmadan adamı oğlunun önünde öldürür, sonra bu şaşkınlıkla ordan kaçarken yaralanır.Danny involuntariamente mata-o na frente de seu jovem filho, que então é ferido durante a fuga.
Sarah Selanik’e dönene kadar bu hayalinin farkında değildi.Sarah não ia realizar este sonho até seu regresso a Salónica.
Bulgarlar, Konstantinopolis'i ele geçirebilmek için bir donanmaya ihtiyaç duyduklarının farkındaydılar.O czar estava ciente de que precisava de uma marinha para conquistar Constantinopla.
Ressam olarak gelişimi yavaş olmuştu ve kendi sınırlarının farkındaydı.Sua evolução como artista foi lenta, uma vez que tinha consciência de suas limitações como pintor.
Jim hiçbir şeyin farkında değildir.Ben não estava entendendo absolutamente nada.
Leningrad'da olduğunun farkında değildir.Morreu em Leningrado.
Aslında ne söylediğinin farkında değildi.Ele não sabia o que dizia.
Ama ikisi de bunun farkında değildir.Mas nenhum dos dois sabem.
Kişi bu düşünce, dürtü ve düşlemlerin kendi beyninin bir ürünü olduğunun farkındadır.Mal sabe a sonhadora e valente, Luna, que esse passado também é seu.
Hayal kurmayı çok sever ve genellikle farkında olmadan hayal dünyasına dalar.Ela gosta de escrever histórias e por isso ela tem uma imaginação sobre-ativo.
"Birçok kişiye borçlu olduğumun farkındayım."Estou trabalhando com um monte de gente.
Hiçbiri, bu genç ve güzel kadının ne kadar tehlikeli olduğunun farkında değil.Hij bewondert hoe zoiets moois zo gevaarlijk kan zijn.

İlgili Sayfalar