farkında ile cümle

farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İsimin farkındasın.You are aware of the name.
Onun farkında olan benim.'I am the one aware of it.'
Mutluluğun, ve kederin de farkında olan, O kim?Who is that One who is aware of happiness, or sadness, also?
"Farkındalık" iyi bir kelime."Awareness" is a good word.
"Farkındalık" iyi kelime."Awareness" is a good word.
Ama sana stilini daha "farkında" yapacağımı söylemiştim.There is no shock effect. But I said I would make your style more aware.
Beraber çalışırsak neler olabileceğinin farkında mısın?Do you realize what would happen if we worked together?
Onlara "Artık bu işi yapma" deseniz, "Sen ne dediğinin farkında mısın?" diye sorarlar.If you said, "Don't do this anymore," they'd wonder what you're talking about.
Sorgulamadan varsaydığınızı düşündüğüm şey bu değil. Bu gerçeğin farkında olduğunuza eminim.That's not what you take for granted, I'm sure you're familiar with that.
Ancak farkındaysanız çizgisel anlatımı bir takıntı haline getirmiş durumdayız.But, you know, we have become obsessed with this linear narrative.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.So Amanda came jet-lagged, she's using the arm, and everything goes wrong.
Bunun sadece teknolojiyle olamayacağını farkındayız.It cannot just be technology, we recognize that.
Bunlar tutum, farkındalık ve özgünlüktür.They are Attitude, Awareness and Authenticity.
İkinci aşama, farkındalıktır.The second "A" is Awareness.
Farkındalık duygusuna sahip olmak aslında sadece içinizdeki üç yaşındaki çocuğa sahip çıkmaktır.Having a sense of awareness is just about embracing your inner three year-old.
Ve onlara deneyimlerimi gösteriyordum ve tekrardan, farkındalık yaratmaya uğraşıyordum.And I was showing them my experiences and trying to, again, raise awareness.
Hiç kimse bunun farkında değil daha, değil mi?No one's noticed, have they yet?
Evet, Ruh kendini bilen, kendinin farkında olan bir ışığa benziyor.Yes, soul is like that light which sees or knows itself and knows others.
Farkındalığı olan bir ışık.That kind of light!
Maili yolladığında ne tür bir değişikliğe yol açabileceğinin muhtemelen farkında değildi.And when he hit send, he probably didn't realize what a difference it would make.
Bu odada hava var, ve sizler her bir atomun farkında değilsiniz.If you have the air in this room, you don't notice each individual atom.
Ve bu nimetin biz gerçekten de... ...pek farkında değiliz.And that is a feat that we are not really conscious of that much.
Ben deli olduğunu düşündüm, ne yaptığının farkında değil dedim. Ve becerdi.I didn't think he knew what he was doing, and he pulled it off.
Ve bu, Guthrie'nin söylediği şey doğru, ve eminim ki hepiniz sonuçların farkındasınızdır.And that's, that's what Guthrie did right here, and I'm sure you all recognize the results.
Şimdilik,bu farklılığın ne kadar önemli olabileceğinin farkında değildiFor now he had no idea how important that difference would be
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Even then, I'm aware that most people have little patience for my speaking difficulties.
Şimdi ise bir tür küresel farkındalık yaratıyor gibi görünen İnternet çağında yaşıyoruz.Now we live in the age of the Internet, which seems to be creating a form of global consciousness.
Bu yunus kendinin farkında.This dolphin has self-awareness.
Duygusal ve farkındalar.They're emotional. They're aware.
Her dakika sorduğunun farkında mısın?Do you know you're asking once every minute?
Wilson elit ve toplum üzerinde onların kontrol farkındaydı.The people running this country are determined to destroy it.
Feminist blog yazarlığı, farkındalık yaratmanın 21. yüzyıl versiyonu.Feminist blogging is basically the 21st century version of consciousness raising.
Öyleyse hep beraber ona bol sağlık ve kendi ten pigmentasyonunun farkındalılığını dileyelim.So lets all wish for his great health, and his awareness of his own skin pigmentation.
Yaşama giden yolu hiç düşünmez, Yolları dolaşıktır, ama farkında değil.She gives no thought to the way of life. Her ways are crooked, and she doesn't know it.
Böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar ama farkında değiller!But they ruin none but themselves, and do not understand.
Biz de onları, hiç farkında olmadıkları bir sırada ansızın yakaladık.So We caught them unawares.
Hayır, (bu verdiğimiz dünya ni'metleri, onlar için bir imtihandır, fakat onlar) farkında değiller.No. They do not comprehend.
Azab onlara öyle ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar.It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Böyle bir tuzak kurdular, biz de onlar hiç farkında olmadan onlara bir tuzak kurduk.They hatched up the plot; We also planned without their knowledge.
Böylece o da, kendileri farkında değilken onu uzaktan gözetledi.So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
İyi bilin ki, asıl bozguncular kendileridir, lakin farkında değillerdir.Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.
"Siz, Yusuf ve kardeşine bilmeden neler yaptığınızın farkında mısınız?" dedi., He said: "Do you know what you did to Joseph and his brother in your ignorance?"
Hayır; farkında değiller.They do not comprehend.
Aslında işin farkında değillerdi.They were not aware (of what the future held in store).
Öz benliklerinden başkasını helâk etmiyorlar. Ama farkında değiller.But they ruin none but themselves, and do not understand.
Nihayet biz onları farkında olmadıkları bir sırada ansızın yakalayıverdik.So We caught them unawares.
Tutuyor, kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir şeyin farkında olmayanlara pay çıkarıyorlar.They set aside a portion of the food We have given them for those they do not know.
Hayır, farkında olmuyorlar.No. They do not comprehend.
O azap onlara ansızın gelecek, farkında bile olmayacaklar.It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Onlar işin farkında olmuyorlardı.They were not aware (of what the future held in store).
O da onu kenardan gözledi. Onlarsa işin farkında olmuyorlardı.So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
Fakat o, hiç farkında olmadıkları bir sırada kendilerine ansızın geliverecektir. Bunda kuşku yok.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Oysa onlar farkında olmadan ancak kendilerini helak ederler.But they ruin none but themselves, and do not understand.
Ama mucize geldiğinde de inanmayacaklarının farkında mısınız?Yet for all you know they will not believe if the signs came to them.
İşte bu (azap) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de kendileri farkında olmadan, onların planlarını altüst ettik.They hatched up the plot; We also planned without their knowledge.
Fakat onlar farkında değilken, o ansızın kendilerine geliverecektir.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar ama farkında değiller.But they ruin none but themselves, and do not understand.
İşte bu (azab) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Onlar böyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkında olmadan onların planlarını altüst ettik.They hatched up the plot; We also planned without their knowledge.
İlgili Sayfalar