farkında ile cümle
farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Farkindaysan, tum yaptigimiz sayiyi 1 ile, 2 ile, 3 ile, 4 ile arttirmakti.Notice, all we did is we just increased it by 1, by 2, by 3, by 4.
Ama Kendisinin farkında olan biri bunlarla uğraşmaz.But the one who is aware of the Self doesn't bother with all of that.
Biz, Malcolm'la çok yakınlaşmanın tehlikeli olacağının farkındaydık ya da böyle hissediyorduk.We were aware or felt that it was somewhat dangerous to be too closely associated to Malcolm.
Ne kadar fazla insanın onlarla ilgili sızlandığının farkında mısınız?Have you ever noticed how much people moan about them?
Eşittir... Çok zaman alan bir şey olduğunun farkındayım.That equals-- I know it seems very time consuming right now.
Telefonun öbür ucunda kim olduğunun farkındayım ajan Larson.I'm aware who it is on the other end of the god damn phone, Agent Larson.
Ama beş yaşımdan sonra uymadığımın farkındaydım.But from about the age of five, I was aware that I didn't fit.
Bunun başladığı yer basit farkındalıktır.Simple awareness is where it begins.
Seni ne kadar çok sevdiğinin farkında değil misin?Don't you realize the love she has for you?
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.But you'll notice we're not at the top of the mountain yet.
Elbette 0.3.5'teki farenin çok rahat olduğunun farkındaydık.Of course we knew that the 0.3.5 mouse was pretty comfortable.
Farkında olan olarak kal.Stay as that which is aware.
Farkındalık olarak kal.What should I undo?
Buna kapılıp gitme. Farkındalığın kendisi olarak kal.Don't get caught up in that.
Son bir problem daha çözelim, çünkü bunun biraz kafa karıştırıcı olduğunun farkındayım.Let's do one more, because I know this can be a little bit confusing.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWlSE -- Enlightened and Aware Teens Who Inspire Smart Eating.
Biz egonun kendisinin farkında olduğunu söyleriz, ama bunun farkında olan nedir?We say the ego is aware of itself, but what's aware of that?
Bu farkındalık -bir şekilde- boşluğa yeniden geri döner.So that awareness somehow comes into emptiness again.
Birbirinizi tanıdığınızın farkında değildim.I wasn't aware you knew each other.
DNe kadar güzelleştiğinin farkında mısın?Do you know how beautiful you've become?
Hepimiz bunu genç yaşlarda farkında olmadan içselleştiriyoruz.We all internalize it from a very early age without even having a language for what we're doing.
Yani 3 ile çarpmamız gerektiğinin farkındayız.So we know we have to multiply by 3.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.I mean, first you have to know that you've got a problem.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.They get influenced by things that they're not aware of.
Nesne devamlığının farkında değillerdir.They don't have object permanence.
Bu farkındalığın nasıl oynadığıdırThis is the beautiful mellowing of consciousness.
Sen farkındalıksın insan formunda işleyen.No! Be pleasant - from your heart. The most pleasant is to find your Self.
Bu farkındalığın insan olarak ifadesinin potansiyelinin bir parçası.[Music plays] While you have the sense of choice, you exercise choice.
Farkındalık ile aynı kavramı ele aldım Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?I took the same concept of mindfulness, because, why did I bring meditation into the Indian prison?
Hiç kimse bunun ne kadar kötü bir fikir olduğunun farkında değildi.No one realized that this was a very bad idea.
Tamam, gözle görülmediğinin farkındayım.Okay, it's not obvious to be honest.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Your consciousness, the you-ness of you, the me-ness of me -- that gets this one go.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.I guess people can see the gross disparity in force.
Sonsuz ifadesinin sizi rahatsız ettiğinin farkındayım, ama birazdan bununla ilgileneceğiz. -And I know that infinity is probably bugging you right now, but we'll deal with that shortly.
Şu an ne yaptığının farkında mısın, Dan?Do you know what you're doing right now, Dan?
Farkındaysanız, kareler hizada durmuyor.So the smaller square-
Uykuda olmanın anlamı budur; bir kişi uykudadır, ama uykuda olduğunun farkında değildir.That is the meaning of sleep - one is, but one is not aware that one is.
Hiçbir hayvan kendinin farkında değildir.No animal is aware of himself.
-Saatin kaç olduğunun farkında mısın?- What time Is this to turn up?
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.Understand the weight you can lift, and be sure to pull your own weight all weekend.
Yani, sivil toplumun kendini geliştirmesi gerektiğinin farkında olmalıyız.So, we must be aware that civil society has to shape up itself.
Bence siz de sahip olunmayan malların getirdiği negatif ve riskli durumun farkındasınızdırHe says, I can't handle this anymore.
Bu sizin kendi şehrinizde de oluyor, muhtemelen henüz farkında değilsiniz.This is happening in your local cities too, you're probably just not aware of it.
Gittikçe kontrolü kaybettiğimin farkındayım.I know that I am losing my grip.
Farkında olmadığınız, bunun ne kadar yaygın olduğu.What you may not realize is just how prevalent it is.
Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.The medium does things to people and they are always completely unaware of this.
Stresi nasıl algılayacağınızı seçtiğinizde biyolojik bir cesaret ve farkındalık yaratıyorsunuz.When you choose to view your stress response as helpful, you create the biology of courage.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.It's also involved in social interaction, understanding other people, and self-awareness.
Farkındalığı arttırmamız gerek.We need to increase the consciousness.
Ve aslında kendim ne başarırsam başarayım, bu farkındalığı yaratamazdım.And actually I could never raise awareness by myself, no matter what I'd achieved.
Bir ölçüde, farkında olmasak da bunun sorumlusu bizleriz.Partly caused by us, inadvertently.
Toplumun her kesiminde farkındalık artırıcı çalışma yapılmalı.Awareness-raising is required at every level of society.
Şu anda bunu düşünürken, tüm o spesifik bilgiyi toparladığımın artık sizde farkındasınız.You know, now as I think about that, I'm pulling up all of that specific information.
Fakat hepimizin farkında olduğu niteliklere sahipler.But they have qualities we'd all recognize.
Burada olan su, biz farkinda bile olmadan kulturumuz degisiyor.What's happened here, again, almost without our knowing, is our culture has changed.
Birisi ancak ikili farkındalığın koşullarında büyüyebilir.One can grow in terms of dualistic awareness.
Demek ki bir şey görmenin zayıfladığının bile farkında.So something is aware even of the weakening of eyesight, even.
Bir şey egonun dahi farkında.Something is aware even of ego, even.
'Hayatım' da bahsettiğimiz bu yaşam da, bir şey bu yaşamın bile farkında.'My life', also, this life that we speak about, something is aware even of this life.
Bir şey onun farkında.Something is aware of it.
İlgili Sayfalar