farkında ile cümle

farkında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve bu gibi yerlerde kondom satan özel şirketler bunun farkındalar.And the private companies that sell condoms in these places, they understand this.
İçimdeki hislerin hiç farkında değildim... ...ama... ...galiba sana aşığım...I was never aware of the strange feelings...inside... but... I think I'm in love with you...
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.And people can smell that, and it feeds cynicism.
'Bütün bunların farkındayım''I'm aware of all of them.'
Kendilerini hamile bulurlardı. O bir tür... İçine düştüğü durumun farkında değilmiş.And she sort of, she had no idea of the context in which she'd landed.
Bizim hayatta kalmamızın diğerlenin hayatta kalmasına bağlı olduğunun farkındasınız.That all of our survival is tied to the survival of everyone.
Müzisyenin yaşadığı deneyimin aynısını yaşamayacağınızın farkında olun.Be aware that you're not going to experience the same thing as the performer is.
Dolayısıyla, bu tür bir ilişkiye işaret ediyorum ve diyorum ki, onun farkında olun.So this type of relationship, I point out and I say, be aware of that.
Doğru telaffuz etmediğimin farkındayım.I know I'm not pronouncing it correctly.
Yanlış telaffuz ettiğimin farkındayım.I know I'm saying it wrong.
Bunun farkında olman lazım.You must be aware of this.
Bunun farkında olursan, sezgisel olarak, ne zaman alan tanıyacağını bilirsin.If you are aware of this, intuitively you know when to allow space.
Farkındayım, ancak...I realise, but...
Aslında Ha Ni ve Seung Jo'nun .....bizden bir şeyler saklamaya çalıştıklarının farkında değil misin?Actually, Ha Ni and Seung Jo... you don't know that they're trying to hide something from us do you?
Bizler pek farkında değiliz ama burnumuzda iki delik var, biliyorsunuz.We are not very aware of it, well we have two holes in our noses, you know?
Farkındayım belki diyorsunuz:And as I tell you this, I'm also aware of the fact that it sounds like, "Oh, okay, it sounds
İnsanlar buna sahip olabileceklerinin farkında değillerdi.People weren't aware they could have that.
Her şeyin farkındayım Ne yapayım o zaman?I know that, then what do I do?
Farkındalıklarını, eyleme çevirecekler.And their awareness turned into action
Çünkü farkında olduğumuz, görmezden geldiğimiz... ...bir spor, bir aktivite var.Because there's a sport, there's an activity going on that we're all aware of, that we condone.
Yabancılarla çevrelenmiş ortamda bulunmanın farkındalığı artırdığını düşünmüşümdür.And I've always felt that the beauty of being surrounded by the foreign is that it slaps you awake.
Ve ben de sana diyorum: sen oradasın, ama bunun farkında değilsin.And I will tell you, you are there, but you are not aware of it.
Yolsuzluğa karşı mücadelenin hiçbir zaman kolay olmadığının farkındayım.I do realize that the fight for justice against corruption is never easy.
Umarım herkes bunun farkındadır.I wonder if everyone is aware of that.
Farkında olduğuna göre, beni sessizce takip et.Since you're well aware, just follow me.
An ve an nefesinizin hislerinin farkında kalınRemain mindful of the sensation of your breathing, moment by moment.
Basın konferansında bulunmamam üzerine... ...hakkımda bir sürü söylenti çıktığının farkındayım.I apologize. The problems caused by the press conference, have led to bad gossip around the palace.
Farkında değilsin ama... ...yaptın bile.Oppa, I don't think you know. But you already have.
Birçok kişi bunun farkında değildir.That is not the case. Every flip is an independent event.
Onun mimari güzelliğinin en çok farkında olanlar çocuklar ve genç kızlardır.It is children and teenage girls who are most keenly aware of its architectural beauty.
Her 1 metre başına 100 santim düştüğünün farkındayız.Or there are thirty six inches for every one yard.
Bunu ancak müşterilerinizi farkındalıktan satın almaya dek izleyerek öğrenirsiniz.learn that as you watch customers get from being aware of your product to purchase.
Onun farkında ol.Be aware of it.
Kendim/ben ile ilgili fikrin de gözlemlenebildiğinin farkında ol.Be aware that this idea of myself also, is observable.
Ravana senin güzelliğinin farkındaydı.Ravana was aware of your beauty.
Sınırlarımızı biraz zorladığımın farkındayım.I realize I'm already pushing.
Şimdi, bunun farkında olduğum gerçek bir sebebi yok, ama mesele böyle gözüküyor.Now, there's no real reason I'm aware of for that, but that seems to be the case.
Ve sen ne zaman bunun farkındalığına eriştiğinde, bu bağımlılığın zerre kuvveti yok.And each time you come into the recognition of this, this addiction has no power at all.
Bir şey onun farkında, görüyor musun?Something is aware of that, you see?
Anıların tohumları, bilgiler, bütün bunlar, sen bunların farkındasın.The seeds of memory, the information, all of this, you are aware of them.
Bütün bunların farkında olan, o bütün o şeyler tarafından dokunulabiliyor mu?The one who is aware of all of this - is that one touched by these things?
" Bütün bu şeylerin farkında olan, hiç o şeylerin bir kurbanı olabilir mi? ""Can the one who is aware of these things be a victim of these things?"
Belkide bu tür problemleri yaparken, yaptıklarımızın grafiksel olarak farkında değildik.Maybe when we were doing the factoring problems we didn't realize graphically what we were doing.
Ve hepsi basit bir farkındalık sayesinde olmuştu. Ve ben bu konuda iyimserim.But all it took was that simple act of noticing, and so I'm optimistic.
Yani, açıkça, böcekler ve bitkiler arasındaki ilişkinin farkındayız.So we're aware, obviously, of the relationship between insects and plants.
Bunun bir süredir farkındayız.Now, this has been realized for some time.
Ve şu anda da bir farkındalık yaşıyor olabilirsiniz.And I think you might be experiencing an ah-hah moment that right now.
Şu anda çiftçiye ne ödediğimin farkında mısın?Erdogan: Do you know what I'm paying to the farmer at the moment? Farmer:
Şu günlerde etrafta bir şeyler soran bir çok insan olduğunun farkındayım.I know that many people go around these days asking for stuff
Videolarımın gittikçe uzadığının farkındayım.I realize I've been making longer and longer videos, and
Bu kültür bunun farkında. Bu salon bunun farkında.This culture knows that, this room knows that.
Senin sinirli mizacının farkında olduğu halde.Even though she was well aware of your temper.
Ve gün geçtikçe başkalarının acısının daha da az farkındayızAnd more and more, less and less awareness of the pain of the other.
Ve aşırıcılar bunun farkındalar.And extremists understand this.
Dinlerin gerçekten farkında olduğu başka bir şey iyi konuşmak.The other thing that religions are really aware of is: speak well --
İnsanları tedavi edip konu hakkında farkındalık yaratabilirsiniz.You can try to treat people and create awareness.
Ve senin bunu niçin yaptığının farkındayım.And I realize the reason why you're going to do this.
Bunun biraz mantığa aykırı geldiğinin farkındayım, ama biraz oturup düşünmenizi istiyorum. -So I know that's a little unintuitive, but I want you to sit and think about that a lot.
Ama onları putlaştırma tehlikesinin de farkındayım.But I'm also aware of the danger of fetishizing them.
Telsiz operatörü "Durumsal Farkındalık" öğrenmelidir.The radio operator should learn "Situational Awareness".
İlgili Sayfalar