Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.Sodeluje v družbenih interakcijah, razumevanju drugih ljudi in samozavedanju.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.También está involucrada en la interacción social, el entendimiento de otras personas, y la autoconciencia.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.Επίσης εμπλέκεται στην κοινωνική αλληλεπίδραση, στην κατανόηση των άλλων και την αυτογνωσία.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.Также она участвует в социальном взаимодействии, понимании других людей и самого себя.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.Також вона бере участь у соціальній взаємодії, розумінні інших людей та самоусвідомленні.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.То също участва в социалните взаимодействия, в разбирането на другите хора и извършването на самоконтрол.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.היא גם לוקחת חלק באינטראקציה חברתית, הבנה של אנשים אחרים, ומודעות עצמית.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.و يشارك في عملية التفاعل الإجتماعي و فهم الأشخاص الآخرين، والوعي الذاتي.
Aynı zamanda sosyal etkileşimi de sağlar; diğerlerini anlamak ve kişisel farkındalık gibi.他人への理解 そして自己認識 MRIを利用して脳のこの部分の発達を追う
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.A je to také moment uvědomění si sama sebe.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.Az öntudatosság pillanata is ez.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.C'est aussi un moment de prise de conscience.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.Ed è anche un momento di autocoscienza.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.Het is tevens een moment van zelfbewustzijn.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.또한 자각의 순간이기도 하죠.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.Sie ist auch ein Moment der Selbsterkenntnis.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.Şi este de asemenea un moment de conştientizare.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.Và nó cũng là thời điểm của sự tự nhận thức.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.Y es también un momento de autoconciencia.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.Είναι επιπλέον μια στιγμή αυτογνωσίας.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.И това също е един момент на самосъзнание.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.И это также момент самопознания.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.Це також момент самосвідомості.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.וזהו גם רגע של מודעות עצמית.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.وإنها أيضا لحظة من الوعي الذاتي.
Ayrıca bu bir öz farkındalık anıdır.人々は考えさせられます 自分は何者なのか
Ayrıca mesleği askerlik olmayan insanların da bu konu ile ilgili farkındalığını artırmayı planlıyoruz. Ama...Untuk mempromosikan dan menyadarkan penonton adalah pekerjaan yang berbeda dari tentara lainnya
Ayrıca mesleği askerlik olmayan insanların da bu konu ile ilgili farkındalığını artırmayı planlıyoruz. Ama...أن نروّج ونوعّي المشاهدين هو غاية مختلفة عن باقي الجنود ولكن
Ayrıca o bir ucube değil. Dediğin gibi olsun, ama ben ne dediğimin farkındayım.A zawsze musi znaleźć się jakiś łajdak, który chce rządzić.
Ayrıca ürettiğimiz pek çok ürünün -- bu videolar vesaire -- herkese ulaşmadığının farkındayız.우리는 또한 우리가 이렇게 만든 것들 비디오나 그런것들이 모든 사람들에게 다가가지는 못한다는 것을 알게 되었습니다.
Ayrıca ürettiğimiz pek çok ürünün -- bu videolar vesaire -- herkese ulaşmadığının farkındayız.On se rend également compte que beaucoup des produits que nous faisons,
Ayrıca ürettiğimiz pek çok ürünün -- bu videolar vesaire -- herkese ulaşmadığının farkındayız.לאנשים מחוץ לאקדמיה. אנו גם מכירים בכך שהרבה מהמוצרים שאנו מייצרים, הסרטונים האלה וכן הלאה,
Ayrıca ürettiğimiz pek çok ürünün -- bu videolar vesaire -- herkese ulaşmadığının farkındayız.ونحن ندرك أيضا أن الكثير من المنتجات التي ننتجها، وهذه التسجيلات وغيرها، تعلمون، أنها لا تصل إلى الجميع،
Ayrıca ürettiğimiz pek çok ürünün -- bu videolar vesaire -- herkese ulaşmadığının farkındayız.例えば、このビデオなど 全ての人には届いていません 生態学者の声が届く範囲を越えて多くの人に伝える
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Eu também sabia que não estou sozinho.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Ich wusste auch, dass ich nicht allein bin.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Ik wist ook dat ik niet alleen stond.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Jag visste också att jag inte var ensam.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Jeg vidste også at jeg ikke var alene.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Je savais aussi que je n'étais pas seul.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.저 혼자만이 아니라는 것 또한 잘 알고 있습니다.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Prav tako sem vedel, da nisem edini.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Sabía también que no era el único.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Sapevo anche di non essere solo.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Saya juga tahu saya tidak sendirian.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Şi mai ştiam că nu sunt singur.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Tiež som vedel, že na to nie som sám.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Tudtam, hogy nem vagyok egyedül.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Và tôi biết là tôi không đơn độc.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Věděl jsem, že nejsem sám.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Wiedziałem, że nie jestem wyjątkiem.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Επίσης γνωρίζα ότι δεν είμαι μόνος.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.При этом ведь я знаю, что я не один.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Също така знаех, че не съм само аз.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.Також я знаю, що я не один.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.אני גם ידעתי שאני לא לבד.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.وقد علمت أيضاً أنني لست وحيداً.
Ayrıca yalnız olmadığımın da farkındaydım.社会全体では
Az yağlı diyete geçmek ve geçmemek arasındaki kilo kaybının gerçek farkını bulmaya çalışıyoruz. -Skutečný rozdíl ve váhovém úbytku mezi skupinou na nízkotučné dietě a tou na běžné stravě.
Bahsettiğim daha önemli olan hata, bu potansiyel farkına sahip olmamızı sağlayan esas sebeptir.Itu adalah kesalahan kecil. Error yang lebih penting adalah bahwa saya mengatakan bahwa utama