Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.Maar jullie weten dat we nog niet bij de top zijn.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.Ma come potete notare, non siamo ancora arrivati in cima.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.Mais vous remarquerez que nous ne sommes pas encore au sommet.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.Mas reparem, ainda não estamos no topo da montanha.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.Nhưng bạn sẽ chú ý rằng chúng ta vẫn chưa nằm trên đỉnh của ngọn núi.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.Pero notaran que no estamos en la cima de la montaña todavía.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.Αλλά θα παρατηρήσατε ότι δεν είμαστε στην κορυφή του βουνού ακόμα.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.Но ще видите, че не сме на върха на планината все още.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.Однако, как вы увидите, это еще не предел возможного.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.אבל אתם תבחינו שאנחנו עדיין לא בראש הפירמידה.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.لكنكم ستلاحظوا أننا لم نصل بعد لقمة الجبل.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.さらにもう一つのステージ
Ama genellikle diyebilirim ki, farkındalık (uyanış) herhangi bir egzersizin neticesi olarak gelemez.Und...'Nein. Nichts von dem sagt er. Und das ist nicht wichtig.
Ama, işlemleri yapmaya başladıktan sonra, farkına varıyorsunuz ki, yaptığınız sadece bir polinom oluşturmak. -Ale kiedy spróbujecie się przez to przegryźć, wtedy do Was to dociera, oh
Ama, işlemleri yapmaya başladıktan sonra, farkına varıyorsunuz ki, yaptığınız sadece bir polinom oluşturmak. -Pero cuando realmente intenta marchan a través de él, solo tienen que darse cuenta, oh.
Ama, işlemleri yapmaya başladıktan sonra, farkına varıyorsunuz ki, yaptığınız sadece bir polinom oluşturmak. -Tetapi ketika Anda benar-benar mencoba untuk menenggak melalui itu, Anda hanya harus menyadari, oh.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Ale dobrá správa je, že uvedomenie si optimistického skreslenia nerozbíja ilúziu.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Dar vestea bună e că devenind conștienți de tendința spre optimism nu spulberă iluzia.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.De jó hír, hogy az, hogy kezelni tudjuk az elfogult optimizmusunkat, nem zúzza szét az illúziókat.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Dobrá zpráva je, že pochopení sklonu k optimismu nerozbíjí iluzi.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Doch die gute Nachricht ist, dass unsere Illusion nicht kaputt geht, wenn wir uns dieses Hangs bewusst werden.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Felizmente, ter consciência da tendência para o otimismo não destrói a ilusão.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.하지만 좋은 소식은 낙관주의적 편견이 환상을 깨지는 못하는다는 것은 인식해 가고 있습니다.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Maar het goede nieuws is, dat bewustwording van de optimisme-tendens de illusie niet wegneemt.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Mais la bonne nouvelle est que la prise de conscience du biais d'optimisme ne brise pas l'illusion.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Ma la buona notizia è che diventare consapevoli dell'inclinazione all'ottimismo non distrugge l'illusione.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Men den gode nyhed er, at blive klar over den optimistiske tilbøjelighed ikke fjerner illusionen.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Men tack och lov så kommer medvetenheten om våra positiva förväntningar inte att krossa illusionen.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Nhưng tin tốt là việc biết về khuynh hướng lạc quan không phá đi ảo ảnh
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Pero la buena noticia es que ser consciente de la predisposición al optimismo no destruye la ilusión.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Świadomość optymistycznego nastawienia nie burzy pozorów.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Αλλά τα καλά νέα είναι ότι το να γίνεις γνώστης της προκατάληψης της αισιοδοξίας δε διαλύει την ψευδαίσθηση.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Но добрата новина е, че когато знаем за отклонението към оптимизъм, това не унищожава илюзията.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Но спешу вас порадовать, что осознание собственной склонности к оптимизму не развеивает иллюзии.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.Та, хорошою новиною є те, що, стаючи свідомим оптимістичних відхилень, ми не розбиваємо ілюзію.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.החדשות הטובות הן שמודעות להטיית האופטימיות לא מונעת מאיתנו את האשליה.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.لكن البشرى هي أن اكتساب الوعي بالميل للتفاؤل لا يحطّم الوهم.
Ama iyimserlik eğiliminin farkına varmak yanılsamayı ortadan kaldırmıyor.幻想は壊れないということです 視覚の錯覚と同じように
Ama karesi, pozitif olacak. - Her veri ile populasyon ortalaması arasındaki farkın karelerinin toplamı. -Tedy 6 let praxe.
Ama Kendisinin farkında olan biri bunlarla uğraşmaz.Aber derjenige, der sich des Selbst bewusst ist, stört sich an nichts von alldem.
Ama Kendisinin farkında olan biri bunlarla uğraşmaz.De, aki felismeri az Önvalót, az ezzel nem foglalkozik.
Ama Kendisinin farkında olan biri bunlarla uğraşmaz.Maar diegene die bewust is van het Zelf maakt zich geen zorgen om dat alles.
Ama Kendisinin farkında olan biri bunlarla uğraşmaz.Mais celui qui est conscient du Soi n'est pas ennuyé avec tout ça.
Ama Kendisinin farkında olan biri bunlarla uğraşmaz.Pero aquel que es consciente del YO, no se preocupa de todo eso.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amada souffre du décalage horaire, elle se sert de son bras, µ
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amanda była zmęczona po locie, gdy używała ramienia, wszystko poszło nie tak.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amanda kam mit Jetlag, sie verwendete den Arm und alles ging schief.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amanda kwam hier aan met jetlag, ze gebruikte de arm, en alles ging fout.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amanda llegó con un gran desfase horario usando su brazo y todo salió mal.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amanda risentiva ancora del jet-lag doveva usare il braccio, e andava tutto storto.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Deci Amanda a ajuns obosită de pe alt fus orar, folosea brațul, și totul mergea prost.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.아만다가 시차증을 느끼고 있는데 팔을 쓸려고 하니까 완전히 말을 안듣는 거예요.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Số là Amnada bị mệt sau chuyến bay cô sử dụng cánh tay và rồi mọi thứ đều hỏng cả.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Η Αμάντα ήρθε με τζετ λαγκ, χρησιμοποιεί το χέρι και όλα πηγαίνουν στραβά.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Аманада беше уморена от полета, тя използва ръката и всичко се обърка.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Вчера Аманда, уставшая после полёта, пробует руку в работе, и всё идёт не так.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.אמנדה הגיעה עם ג'ט לג, היא משתמשת בזרוע, והכל משתבש.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.إذا أن أماندا حضرت متأخرة بسبب الطيران ، وكانت تستخدم الذراع ، وفجأةً أصبح كل شيءِ لا يعمل.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.義手を操作すると うまくいきませんでした システムが変な挙動をし
Ama onları putlaştırma tehlikesinin de farkındayım.Aber ich bin mir auch der Gefahr bewusst, dass man Bücher nicht zum Fetisch erheben darf.