Ana içeriğe geç
Sözlük

farkın ile cümle

farkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum.Знам, че разрушавам живота ти, че без мен ще можеш да работиш спокойно.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Изчислено е, че 20% от хората с диабет в Съединените американски щати не осъзнават, че страдат от болестта.
Hipertansif olan ancak bunun önemli olduğunun farkında olmayan insanların sayısı.Броят на хората с хипертония, които не съзнават, че имат това заболяване е значителен.
Çünkü kendisi hiçbir şey bilmediğinin farkındadır.Вероятно, защото не знае, че е такъв.
Test ediciler sadece yazılımın ne olduğunun, yaptığı şeyin farkındadırlar, nasıl yaptığının değil.Тестващият е наясно само с това, което програмата е трябвало да направи, а не как го прави.
Farkına bile varmadı.Даже не забелязаха.
Yaş farkına rağmen, birbirlerine aşık oldular.Въпреки разликата в годините им, двамата се влюбват безумно.
"Birçok kişiye borçlu olduğumun farkındayım.За много хора той е обиден.
Leningrad'da olduğunun farkında değildir.Семейството му остава в Ленинград.
Böylece artık kim olduğunun farkına varmış olur.От този момент тя осъзнава какъв всъщност е той.
Gazeteci Megan artık yaptığı hatanın farkına varmıştır.Скоро научава, че Меган е изчезнала.
"Time", zamanın biz farkına varmadan ne kadar hızlı geçtiğini anlatmaktadır.DSJ: Ами ... не знам заради скоростта, с която се движи.
Hayal kurmayı çok sever ve genellikle farkında olmadan hayal dünyasına dalar.Тя обича да пише и има живо въображение, което често я отвежда до поредното приключение!
Burada vasıfsız ve kısmen vasıflı insanların gönüllü farkında olmadan oluşan birlikteliği vardır.Важно е да се отбележи и концепцията за доброволни и относително недоброволни членове.
Çoğu kültürde erkekler ve kadınlar, giyimdeki cinsiyet farkından dolayı farklı türde giysiler giyerler.В повечето култури съществуват разлики в облеклото за мъже и жени.
Kadın hareketinin birikimlerinin farkında ve bu mirası sürdürmede ısrar eder.Неговата съпруга разбира за връзката и настоява за прекъсването ѝ.
Otomobil tutkusunun farkına burada vardı.Особено внимание се обръщало на боядисването на колата.
Ancak endüktif ve kapasitif devrelerde faz farkına göre reaktif güç oluşur.При индуктивно и капацитивно натоварване, възниква реакция, която е по оста на индуктора.
Tehlikenin farkında olmayabilir.Може да не е наясно с опасността.
Kullanıcı bu işlemin farkında olmaz.Meštar ne zna kako s tim izaći na kraj.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Procjenjuje se da 20% oboljelih u Sjedinjenim Američkim Državama uopće ne zna da ima šećernu bolest.
Eğer kot farkına bakarsak bunu anlayabiliriz.Ako je to previše za njih, razumijem to.
Ama ikisi de bunun farkında değildir.Ipak, njih dvije sumnjaju u to.
Fakat, saçmanın geriletilebileceğinin farkındadır."Zdrav razum" ovdje može zavarati.
(Farkında Değil misiniz!)(DM) Da li znate?
Aslında ne söylediğinin farkında değildi.A ona, posve sigurno, zna što govori.
Böylece artık kim olduğunun farkına varmış olur.Krije od nje tko je zapravo.
Ekibin içinde polis olduğunun farkına varırlar.Sa svojim pandurima nalazio se u postaji u Ulogu.
Ancak, ışık hızı bu aynı alanların farkında olmamızı engeller.Rýchlosť svetla nám bráni v tom, aby sme zistili a zaznamenali tieto identické oblasti.
Ancak sonra yaptığı yanlışın farkına varar.Neskôr si ale uvedomil svoj omyl.
İntifada Filistin sorununa uluslararası farkındalık sağladı .Palestínska otázka dala medzinárodnému terorizmu rozhodujúci impulz.
Gandalf bunun farkındadır fakat o zamanlar bu onu sadece eğlendirmiştir.Ten smeruje za Kathryn, prizná prehru, ktorá sa na tom len dobre bavila.
Fakat, saçmanın geriletilebileceğinin farkındadır.Je však zrejmé, že si jeho nezmyselnosť dobre uvedomoval.
Theo, Vincent'ın sorun yaşadığının farkına vardı.George hneď vedel, že s ňou ešte budú problémy.
Bu kadarlık farkın tesadüfen ortaya çıkmış olması olasılığı çok küçüktür.Pravdepodobnosť, že by k záblesku došlo tak blízko je ale veľmi malá.
Aşkın tarafında yer tutan Murat aslında kendi duygularının farkında değildir, tıpkı Duygu gibi.Prekvapený Simplicius si jeho vplyvom uvedomí, že on vlastne ani nevie čo je to láska.
Sahip olunan her nesnenin değerini farkına varabilmek amaçlanır.Vôľa smeruje vo všetkých svojich prejavoch k nejakej uznanej hodnote.
Daha yakın dönemlerde tarihçiler aradaki farkın daha ince olduğuna karar vermişlerdir.Výskumníci dlho predpokladali, že boli celkom súmerné.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.Večina okuženih je revna in večina se jih okužbe sploh ne zaveda.
Artık kaybolduklarının farkında olan grup, sadece güneye doğru gitmeye karar verir.Zavejo se, da so se izgubili, zato se odločijo iti na jug.
IV. Aleksios sözlerini tutmanın zor olduğunun farkına vardı.Aleksej IV. je spoznal, da bo težko izpolnil dane obljube.
O, belki de Germanik halkların Keltlerden farkını ayırt eden ilk Akdenizli olmuştur.Pitej je bil morda prvi mediteranec, ki je razlikoval Germane od Keltov.
Aradaki farkın sebebi yük hem pozitif hem negatif değer alabilirken, kütle sadece pozitif değer alabilir.Razlika je v tem, ker je lahko električni naboj pozitiven ali negativen, masa pa je lahko le pozitivna.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması.Narava-družba-ekološka zavest.
Kişilerin genç yaşta evlenmelerinde sorun görülmezken yüksek yaş farkına karşı çıkılmaktaydı.Bil je v takšnih letih, da bi bila sramota, da ne bi bil poročen.
Farkında olmayan zihinde düşündüğümüz her şey nesnelerin doğası hakkındaki bu yanlış algılamamızı yansıtır.Kdor govori o eksistenci brezpogojnega, je popolnoma napačno razumel smisel tega pojma.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Po ocenah ameriškega Centra za nadziranje in preprečevanje bolezni se 20 % bolnikov ni zavedalo svoje okužbe.
Aristarkus, ayrıca Güneş ve Ayın açısal büyüklüklerinin aynı olduğunun farkına vardı.Aristarh je sam izmeril velikost in razdaljo Lune in Sonca.
Olayın farkına varan polis tarafından tutuklandı ve bir yıl hapis cezası verildi.Izgubil je službo pri časniku Večer in bil obsojen na zaporno kazen enega leta.
Belirtilen amaç, ürünün çok yönlülüğü konusundaki farkındalığı artırmaktı.Namen intervjujev je bil odkriti razloge za povečano produktivnost med izvajanjem študije.
Yaş farkına rağmen, birbirlerine aşık oldular.Ko sta se tega zavedla, sta bila že strastno zaljubljena.
Volkanik yay ve ada yayları arasındaki farkın gerekli olup olmadığı hakkında bazı görüş ayrılıkları vardır.Obstaja nekaj razprave o uporabnosti razlikovanja med otoškimi loki in vulkanskimi loki.
Farkında olmayan zihinde düşündüğümüz her şey nesnelerin doğası hakkındaki bu yanlış algılamamızı yansıtır.Viskas, ką mes galvojame, atspindi nesupratimą to, kaip viskas yra iš tikrųjų.
Darbenin enerjisinin büyüklüğü hız farkının karesi ile orantılı olarak artar.Biodujų energinė vertė tiesiogiai susijusi su metano koncentracija.
Leeuwenhoek'den önce hiç kimse kasların liflerden oluştuğunun farkında değildir.Už ką buvo pakviestas Dragoljubas Velimirovičius nerasta.
Uykudayken ne yaptığını unutan diğer insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller."Teised inimesed küll ei tea, mida nad ärkvel olles teevad, nagu nad ju ka unustavad, mida nad unes ."
Bu farkında olmama durumu genellikle inkar veya herhangi bir biçimde tedaviye direnmeye sebep olur.Selline teadlikkuse puudumine viib tavaliselt eituseni ja vastupanule igasuguse abi või ravi suhtes.
IV. Aleksios sözlerini tutmanın zor olduğunun farkına vardı.Iisak sai peagi aru, et Aleksiose lubadusi on võimatu täita.
Bu ilkeyle beraber, herhangi farkında olmadığımız zaman diliminde sonsuz tane algı vardır.Nagu öeldud, pole isegi mitte lõpmatu vanus millegi eksisteerimise põhjus.
Belirtilen amaç, ürünün çok yönlülüğü konusundaki farkındalığı artırmaktı.Järgmise uuringu eesmärk oli teada saada, kuivõrd muudab produktiivsust lisatasu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod