Ana içeriğe geç
Sözlük

farkı ile cümle

farkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom farkı bilmiyor, değil mi?Tom does know the difference, doesn't he?
Biz zorlukların farkındayız.We're aware of the challenges.
Farkı yaratan kısım işte bu.And that is where the difference lies.
Tom ne kaybettiğinin henüz farkında değil.Tom doesn't yet realize what he's lost.
Tom, Çingene ve Macar arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between a Roma and a Hungarian.
Farkı görüyor musun?Do you see the difference?
Konuştuğun kişinin kim olduğunun farkında mısın?Do you know who you’re talking to?
Bilgimin sınırlarının farkındayım.I'm aware of the limits of my knowledge.
Tom iyi ve kötü arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between good and evil.
Tom neler olduğunun farkında.Tom's aware of what's happening.
Farkına varan tek kişinin ben olduğumu sanmıyorum.I don't think that I'm the only one who noticed.
Biz onun farkında değildik.We weren't aware of that.
Tom melankoli ve depresyon arasındaki farkı söyleyemez.Tom can't tell the difference between melancholy and depression.
Kim farkı söyleyebilir?Who can tell the difference?
Tom onun farkında.Tom is aware of that.
Tom bir farkı fark ettiğini söyledi.Tom said he noticed a difference.
Tom farkı farketti.Tom noticed the difference.
Tom birkaç farkı farketti.Tom noticed several differences.
Ben herhangi bir farkı fark etmedim.I haven't noticed any difference.
Tom astronomi ve astroloji arasında farkın ne olduğunu bilmiyor.Tom does not know what the difference is between astronomy and astrology.
Dil farkındalık yaratır.Language creates awareness.
Tom zayıf ve sıska arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between thin and scrawny.
Bu iki resim arasındaki farkı görebiliyor musunuz?Can you see the difference between these two pictures?
Tom özne ve nesne arasındaki farkı bilmez.Tom does not know the difference between a subject and an object.
Ben durumun farkındaydım.I was aware of the situation.
Tom coğrafya ve jeoloji arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between geography and geology.
Biz aslında bunun farkında olmadan hiyeroglifle yazıyoruz.We are basically writing in hieroglyphics without being aware of it.
Vegan olmadan önce aynı farkındalıklara sahip değildim.I didn't have the same levels of awareness before going vegan.
Toplum büyük bir yaş farkı olan insanlar arasında ilişkiyi teşvik etmez.Society does not encourage relationships between people who have a large age gap.
Ben neler olduğunun farkındayım.I'm aware of what's going on.
Onlar bunun farkında.They're aware of it.
Biz şimdi hepimiz bunun farkındayız.We're all aware of it now.
Biz neler olduğunun farkındayız.We're aware of what's going on.
Tom, bir doktor ve bir şarlatan arasındaki farkı bilmiyor.Tom does not know the difference between a doctor and a charlatan.
Şu anda, Japonya ve İtalya arasındaki zaman farkı sekiz saattir.At the moment, the time difference between Japan and Italy is eight hours.
Tom ne yaptığının farkında mı?Is Tom aware of what he did?
Tom'un hasta olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom was sick.
Tom'un burada mutsuz olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom was unhappy here.
Aramızda büyük bir yaş farkı var.There is a large age difference between us.
Bütün o bağlantıların farkındayım.I'm aware of all those connections.
Herkes bunun ciddi olduğunun farkındaydı.Everyone realized this was serious.
Çoğu insan bunun farkında değil.Most people don't realize this.
Tom ihtimallerin farkındadır.Tom is well aware of the odds.
Ne dediğinin farkında mısın?Do you realize what you said?
Onun farkında olmak zorundayız.We have to be aware of that.
Onun çok iyi farkındayım.I'm very well aware of that.
Böyle bir kanunun farkında değilim.I'm not aware of such a law.
Böyle bir yasanın farkında değilim.I'm not aware of such a law.
Tom kaygıların farkında.Tom is aware of the concerns.
Tom kendi sınırlarının farkında.Tom is aware of his own limitations.
Tom bunun farkındaydı.Tom was very aware of that.
Farkına vardığınız için teşekkür ederim.Thank you for noticing.
Farkındalık önemlidir.Awareness is important.
Bunun farkındayım.I'm aware of this.
Farkı anlayamadın mı?You couldn't tell the difference?
Farkı fark ettim.I noticed the difference.
Onu içersen ne olacağının farkında mısın?Do you realize what would happen if you drank that?
Bize yardım etmeseydin ne olacağının farkında mısın?Do you realize what would've happened if you hadn't helped us?
Fadıl ile Leyla arasındaki yaş farkı yaklaşık iki yıldır.The age difference between Fadil and Layla was about two years.
Sanırım farkı anlamıyorsun.I think you don't understand the difference.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod