Ana içeriğe geç
Sözlük

farkı ile cümle

farkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O zaman onun farkında değildim.I wasn't aware of that at the time.
Ne yaptığının farkında olduğunu sanmıyorum.I don't think you realize what you've done.
Şüphesiz Tom bunun farkında.Surely Tom is aware of that.
Çok şey istediğimin farkındayım.I know it's asking a lot.
Yaptığın şeyin farkında mısın?Do you realize what you're doing?
Sen ne yaptığının farkında mısın, Tom?Do you realize what you're doing, Tom?
Onun farkında mısın?Do you realize that?
Tom Mary'nin evli olduğunun farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary was married.
O, bütün farkı yaptı.That made all the difference.
Tom farkı bilmeyecekTom won't know the difference.
Tom Mary'nin Fransızca anlamadığının farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary couldn't understand French.
Tom Mary'nin Boston'a taşındığının farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary had moved to Boston.
Tom Mary'nin onun onu öpeceğini umut ettiğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary was hoping he'd kiss her.
Ne kadar soruna sebep olduğunun farkında mısın?Do you realize how much trouble you've caused?
Tom'un hastanede olduğunun farkında mıydın?Were you aware that Tom is in the hospital?
Saatin kaç olduğunun farkında mısın?Do you realize how late it's gotten?
Saatin ne kadar geç olduğunun farkında mısın?Do you realize how late it's gotten?
Bunun ne zaman olduğunun farkında mısın?Do you realize what time it is?
Bunun farkında mıydın?Were you aware of this?
Bunun bize kaça mal olacağının farkında mısın?Do you realize how much this is going to cost us?
Onun farkında mıydın?Were you aware of that?
Evden ayrıldıktan sonra, anahtarın hâlâ evde olduğunun farkına vardım.After I had left the house, I realized that the key was still in the house.
Gelemeyeceğimin farkındasın, değil mi?You do realise that I won't be able to come, don't you?
Doğru ve yanlış arasındaki farkı anlıyor musun?Do you understand the difference between right and wrong?
Tom tüm bunun farkında.Tom is aware of all this.
Beni görmek isteyeceğine dair sadece zayıf bir ihtimal olduğunun farkındayım.I'm aware that there's only a slim chance that you'll want to see me.
Sadece ne olduğunu farkında mısın?Do you realize what just happened?
O tehlikelerin farkında olmalı.He needs to be aware of the dangers.
Tom FBI tarafından manipüle edildiğinin gittikçe farkına vardı.Tom became increasingly aware that he was being manipulated by the FBI.
Tom devam eden komplonun farkında olduğunu söyledi.Tom said that he was aware of the ongoing conspiracy.
Dan, Linda'ya zarar verdiğinin bile farkında görünmüyordu.Dan didn't even seem to realize he had hurt Linda.
Dan ne yaptığımızın farkında mı?Is Dan aware of what he did?
Biyolojide öğrenciler genotip ve fenotip arasındaki farkı öğrenirler.In biology, the students learn the difference between the genotype and the phenotype.
Dan Linda'nın ölümünden bir servet alabileceğinin iyi farkındaydı.Dan was well aware that he could get a fortune from Linda's death.
Farkı biliyorsun, değil mi?You do know the difference, don't you?
Ne kadar endişeli olduğumun farkında mısın?Do you realize how worried I was?
Tom, bir hata yaptığının farkına varmadan önce ne kadar sürer?How long will it take before Tom realizes he's made a mistake?
Tom Mary'nin ne yaptığının farkında mı?Is Tom aware of what Mary did?
Farkı hissedebiliyor musun?Can you feel the difference?
Tom gerçeklik ve hayal arasındaki farkı ayırt edemez.Tom cannot distinguish between reality and imagination.
Ne kadar geç olduğunun farkında mısın?Do you realize how late it is?
İyi bir seviyede olmadığımın farkındayım; bu yüzden, daha fazla pratik yapmam gerekiyor.I'm aware I'm not at a good level; therefore, I need to practice more.
Biri farkı görebilir mi?Can one see the difference?
Tütün dumanı ve akciğer kanseri arasındaki bağlantının farkında mısınız?Are you aware of the link between tobacco smoke and lung cancer?
Ben senin sorununun farkındayım.I'm aware of your problem.
Tom iyi bir baba olmadığının farkında ve telafi etmeye çalışıyor.Tom is aware that he hasn't been a good father and is trying to make amends.
Bunun senin için zor bir karar olduğunun farkındayım.I realize that this is a difficult decision for you.
Tom'un bugün okulda olmadığının farkında değildim.I wasn't aware that Tom wasn't at school today.
Tom'un uyuyor olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom was sleeping.
Tom farkı bilir.Tom knows the difference.
Tom, Mary'nin çoktan gittiğinin farkında değildi.Tom was unaware that Mary had already left.
Dimi ve fitilli kadife arasındaki farkı biliyor musunuz?Do you know the difference between twill and corduroy?
Tom kömür ve karbon arasındaki farkı bilmiyor.Tom does not know the difference between charcoal and carbon.
İnsanlar çoğunlukla argument ve debate arasındaki farkı karıştırırlar.People often confuse the difference between an argument and a debate.
"bulunduğumuz an" hakkında farkındalık Zen öğretisinde önemlidir.Mindfulness about the "now" is important in Zen.
Neden? Ne farkı var?Why? What's the difference?
Tom Mary'nin iç sorunlarının farkındaydı.Tom was well aware of Mary's domestic problems.
Tom'un Mary ile ne kadar zaman geçirdiğinin farkında mısın?Are you aware of how much time Tom has been spending with Mary?
Tom Mary'nin onu ne kadar çok sevdiğinin farkında değil.Tom doesn't realize how much Mary loves him.
Tom muhtemelen farkı fark etmeyecek.Tom isn't likely to notice the difference.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod