Ana içeriğe geç
Sözlük

farkı ile cümle

farkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bundan sonra artık yalnız olmadığının farkında oldu.Tom became aware that he was no longer alone anymore.
Tom ne olduğunun farkında değildi.Tom was unaware of what had happened.
Tom odadaki her gözün onun üstünde olduğunun çok farkındaydı.Tom was very aware that every eye in the room was on him.
Tom olağandışı bir şey olduğunun farkında değildi.Tom wasn't aware that anything out of the ordinary had occurred.
Tom'un faaliyetlerinin tamamen farkındayım.I am fully aware of Tom's activities.
Tom'un ailesinin ne kadar para kazandığının farkında olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom realizes how much money his parents make?
Tom bir sorun olduğunun farkında değildi.Tom wasn't aware that there was a problem.
Tom Mary'nin zaten eve gittiğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that Mary had already gone home.
Tom hiç kimsenin kendisini dinlemediğinin farkında değildi.Tom wasn't aware that nobody was listening to him.
Farkın ne olduğunu biliyor musun?Do you know what the difference is?
İyi ile kötü arasındaki farkı anlatmak her zaman kolay değildir.It's not always easy to tell the difference between good and bad.
Tom, ucuz ve pahalı şarap arasındaki farkı söyleyemez.Tom can't tell the difference between cheap and expensive wine.
Tom herkesin ona baktığının farkındaydı.Tom was aware that everyone was looking at him.
Ne olduğunun farkında mısın?Are you aware of what's happened?
Onlardan hiçbiri ne olduğunun farkında gibi görünmüyor.Neither of them seem to be aware of what has happened.
Onların her ikisi de ne olduğunun farkında.Both of them are aware of what has happened.
Biz hatanın farkındayız ve bir çözüm üzerinde çalışıyoruz.We are aware of the error and are working on a solution.
Tom gizli planımızın farkındaydı.Tom was aware of our secret plan.
Tom neden olduğu tüm sorunların farkında değil gibi görünüyor.Tom doesn't seem to be aware of all the problems he's causing.
Farkı nasıl söyleyebilirsin?How can you tell the difference?
Tom farkı söyleyemedi.Tom couldn't tell the difference.
Gerçekten farkı söyleyemem.I really can't tell the difference.
Bana farkı anladığını söyle.Tell me you understand the difference.
Tom bile farkı söyleyemedi.Not even Tom could tell the difference.
Keşke farkı söyleyebilsem.I wish I was able to tell the difference.
Farkı söylemek her zaman o kadar kolay değildir.It's not always so easy to tell the difference.
Onlar bununla gerçek tereyağı arasındaki farkı söyleyemeyeceğini söylüyor.They say you can't tell the difference between this and real butter.
Tom tehlikenin farkındaydı.Tom was aware of the danger.
Tom tehlikenin farkında değildi.Tom was unaware of the danger.
Tom tehlikenin farkında olmalı.Tom must be aware of the danger.
Tom tehlikenin farkında olmayabilir.Tom may not be aware of the danger.
İçinde olduğun tehlikenin farkında mısın?Do you realize the danger you're in?
O, New York'taki durumun farkında mı?Is she aware of the situation in New York?
Sanırım yalnızca ben farkındayım.I think I am the only one awake.
Tehlikenin farkındayım.I'm aware of the danger.
Hiç kimse bana farkı söyleme hakkına sahip değil.No one has the right to tell me different.
Tom işin zor olacağının farkındaydı.Tom was aware that the job would be difficult.
Tom kendi hatalarının farkında.Tom is aware of his own faults.
Tom arkasında birinin durduğunun farkındaydı.Tom was aware that someone was standing behind him.
Tom onun ne kadar rahatsız edici olduğunun farkında değil.Tom isn't aware of how irritating he is.
Tom'un Mary'yi gördüğünün farkında mısın?Are you aware that Tom was seeing Mary?
Tom durumun farkındadır.Tom is familiar with the situation.
Mary kendi güzelliğinin farkında değildi.Mary was unaware of her own beauty.
Tom sıfat ve zarf arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between an adjective and an adverb.
Tom bir hata yaptığının farkında.Tom realizes he's made a mistake.
O bir kötülük eden bir kimse, bunun farkında mısın?He is an evildoer, are you aware of that?
Gerçek ve rüya arasındaki farkı unuttun mu?Have you forgotten the difference between dreams and reality?
Ne yaptığımın farkında değildim.I didn't realize what I was doing.
Çoğu Avrupalı, Japon ve Çin milletleri arasındaki farkı söyleyemez.Most Europeans can't tell the difference between Japanese and Chinese people.
Ziyaretçilerin, kendisini aldattığının farkına vardı.He realized that the visitors had tricked him.
Sanırım farkına varmamıştır.She wouldn't have noticed.
Tom asla farkı fark etmeyecek.Tom will never notice the difference.
O asla farkı fark etmeyecek.He'll never notice the difference.
Sen farkı asla fark etmeyeceksin.She'll never notice the difference.
Sanırım bir şey eksik olsa Tom farkına varırdı.I think Tom would've noticed if anything were missing.
O, aslanlarla leoparlar arasındaki farkın ne olduğunu bilmiyor.He doesn't know what the difference is between lions and leopards.
İkisi arasındaki farkı açıklayamam.I can't explain the difference between the two.
Zamanın değerinin farkında olmamız gerekiyor.We need to be aware of the value of time.
Tom hâlâ ne olduğunun tam olarak farkında değil.Tom is still not fully aware of what has happened.
Tom farkı asla bilmiyordu.Tom never knew the difference.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod