Ana içeriğe geç
Sözlük

farkı ile cümle

farkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sorunun farkındayım.I'm aware of the problem.
Farkı biliyorsun.You know the difference.
Onun oldukça farkındayım.I'm quite aware of that.
Onun tamamıyla farkındayım.I'm fully aware of that.
Risklerin farkındayım.I'm aware of the risks.
Gerçeklerin farkındayım.I'm aware of the facts.
Ben onun farkında değildim.I wasn't aware of that.
Hepsinin farkındayım.I'm aware of all that.
Bunun farkındaydım.I was aware of that.
Ben bunun farkındayım.I'm aware of it.
Onun bana zahmet verdiğinin farkında bile değil.He's not even aware that it bothers me.
Tom güven ve kibir arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't understand the difference between confidence and arrogance.
Zorlukların farkındaydılar.They were aware of the difficulties.
Tom süre bitimini geçirmiş olduğunun farkındaydı.Tom was aware that the deadline had passed.
Tom son teslim tarihini geçirmiş olduğunun farkındaydı.Tom was aware that the deadline had passed.
Bunlar arasındaki farkı biliyorsun, değil mi?You know the difference between these, don't you?
Tom ne olduğunun farkındadır.Tom realizes what's happened.
Ne zaman farkına vardın?When did you realize that?
Ne zaman farkına vardınız?When did you realize that?
Tom sorunun farkına vardı.Tom realized the problem.
Tom'un parasal sorunlar yaşadığının farkında mıydın?Were you aware Tom was having financial problems?
Tom sorunların farkında gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be aware of the problems.
Tom'un sorunları olduğunun farkında değildim.I was unaware that Tom was having problems.
Tom sorunun farkında değildi.Tom wasn't aware of the problem.
Sorunun oldukça farkındayım.I'm well aware of the problem.
Çocuk olsa da, doğru ile yanlış arasındaki farkı bilir.Even tough he's a child, he knows the difference between right and wrong.
Farkı yaratan karakterdir.It is the character that makes the difference.
Tom yıldızla gezegen arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between a star and a planet.
Ben gerçekten açık konuştuğumun farkındayım.I realize I'm just stating the obvious.
Tom, Roma ve Roma İmparatorluğu arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between Rome and the Roman Empire.
Tom fiyat etiketine baktı yeterli parası olmadığının farkına vardı.Tom looked at the price tag and realized he didn't have enough money.
Birçok kişi antibiyotiklerin virüslere karşı yararsız olduklarının farkında değiller.Many people don't realize that antibiotics are ineffective against viruses.
Sanırım zorlukların farkındasın.I presume you are aware of the difficulties.
Farkında olmadan ona bilmek istediğinin hepsini anlattı.Unwittingly he told her all that she wanted to know.
Tom gerçeklik ve fantezi arasındaki farkı bilmiyor.Tom does not know the difference between reality and fantasy.
Biri farkına varacak.Someone is going to notice.
Bu, dünyadaki bütün farkı yaratır.That would make all the difference in the world.
Bu bütün farkı yaratır.That would make all the difference.
Tom, Paskalya ve Noel arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between Easter and Christmas.
Tom bir orjinal ve bir sahta arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between an original and a forgery.
Tom gerçeklik ve fantazi arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between reality and fantasy.
Tom gerçeklik ve hayal arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between reality and imagination.
Oyunun adı "on farkı bul"The name of the game is "Find ten differences".
Tom, Avusturyalı ve Alman arasındaki farkı bilmez.Tom doesn't know the difference between an Austrian and a German.
Sorunların farkında mısın?Are you aware of any problems?
Oğlunun ne kadar harcadığının farkında mısın?Are you aware of how much money your son has been spending?
Risklerin farkında mısın?Are you aware of the risks?
Ne olabileceğinin farkında mısın?Are you aware of what might happen?
Ne yaptığının farkında mısın?Do you realize what you've done?
Ayrıntıları sonuçlandırmak için endişeli olduğunun farkındayım.I realize you're anxious to finalize the details.
Bahsettiğin sorunun farkındayım.I'm aware of the problem you're referring to.
Tom'un Mary'nin kim olduğunu tam olarak bildiğinin şimdi farkındayız.We realize now that Tom knew exactly who Mary was.
Tom'un Mary'yi gerçekten sevmediğinin şimdi farkındayız.We realize now that Tom never really liked Mary.
Onun farkındayız.We're aware of that.
Sorunun farkındayız.We're aware of the problem.
Risklerin farkındayız.We're aware of the risks.
Durumun farkındayız.We're aware of the situation.
Tom'un ne kadar tehlikeli olduğunun farkındasın, değil mi?You realize how dangerous Tom is, don't you?
Ne yapmamız gerektiğinin farkındasın, değil mi?You realize what we have to do, don't you?
Her ikiniz de durumun farkındaydınız, değil mi?You were both aware of the situation, right?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod