Ana içeriğe geç
Sözlük

farkı ile cümle

farkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
UTC'ye göre saat farkı +0700 (KRAT)/+0800 (KRAST).UTC와의 시차는 +0700 (KRAT)/+0800 (KRAST)이다.
UTC'ye göre saat farkı +0900 (YAKT)/+1000 (YAKST).UTC의 시차는 +0900 (YAKT)/+1000 (YAKST)이다.
Manipüle edilen kişi, genellikle gerçekte ne olduğunun farkında değildir.그가 그린 그림은 보통 사람은 아무도 알 수 없다.
Ama gece boyunca gözlem yapanlar yıldız gününün farkını da saptayabilirler.도시 부근의 관측자는 이들로부터 하늘에 몇 등급까지의 별이 보이는지를 판단할 수 있다.
UTC'e göre saat farkı +0500 (YEKT)/+0600 (YEKST).UTC와의 시차는 +0500 (YEKT)/+0600 (YEKST)이다.
Bazıları bu iki kavram arasındaki farkı anlamsız bulurken diğerleri önemli bir nokta olarak görebilir.두 도형의 하나에 닮음에 대한 상을 취하여 다른 하나를 얻을 수 있다면 이 두 도형을 서로 닮음이라고 한다.
Bu özellik ile diğer mimarilerden farkını ortaya koymaktadır.이러한 점이 다른 정자들과 대별되는 특징이라 하겠다.
Sahip olunan her nesnenin değerini farkına varabilmek amaçlanır.이른바 마땅히 알아야 할 모든 의미를 포섭한다.
Girerken hârikulâde bir mekân içine girileceğinin farkına bile varılmıyor.만두파동 전까지 우리는 만두 속에 단무지가 들어간다는 사실을 몰랐다.
"Time", zamanın biz farkına varmadan ne kadar hızlı geçtiğini anlatmaktadır.가사는 "방금 무엇이 벌어졌는지 기억하는데 너무 오래걸렸어.
Farkın nedeni büyüme sırasında birbiriyle kaynayacak olan küçük kemiklerdir.뼈 개수의 차이는 성장 중에 서로 융합하기 때문이다.
İnsanlar bunun farkında değildir çünkü uyutulmuşlardır.당연히 될리가 없는 일이고, 둘은 자면서 생각하기로 한다.
İki müzisyen, aralarındaki yaş farkına rağmen iyi anlaştılar.한편 음악가들은 두 파로 갈라져 있다고 해도 서로의 장점을 인정하였다.
ABD ninkinden bir farkı yoktur.미국의 각 주마다 차이가 있다.
(Farkında Değil misiniz!)아니면 알 수 없는가?
Dil farkı (hellinika) sebebiyle etnik şuur oluşmaya başlamıştır.영어 단어 early(빠른)와 adopter(채택하는 사람)를 조합해서 만들어낸 말이다.
Burada vasıfsız ve kısmen vasıflı insanların gönüllü farkında olmadan oluşan birlikteliği vardır.거기에는 전혀 모르는 타인과의 공동 생활과 자유 연애 등을 포함했다.
Yalnız bir nitelik farkı vardır.단 1표의 근소한 차이였다.
Tek farkı bu klasmana sadece 1 Ocak 1988 ve daha sonraki tarihte doğmuş olan bisikletçilerin katılabilmesidir.1988년 1월 1일 혹은 그 이후 태어난 선수만 출전이 가능하다.
Kadın-erkek farkı yoktur.남녀 구별 같은 것도 없다.
Jim hiçbir şeyin farkında değildir.נראה שג'יין אינה זוכרת דבר.
Kendisi bundan yıllar sonra,kendisinden çok yaş farkıyla küçük bir kıza aşık olmuştur.לבסוף היא מוצאת שהיא מתאהבת בגבר הצעיר ממנה בשנים רבות.
Yerel otoriteler olayların farkına varınca 1881 yılında kardeşler Missouri’ye dönmek zorunda kaldılar.הרשויות החלו לחשוד וב-1881 האחים הורחקו בחזרה למיזורי.
Oluşum biçimi bakımından çiyden bir farkı yoktur.אין הבדל בהגיית הצורות.
Güzel şeylerin farkı nedir?מהו ההבדל הכה מהותי?
Britanya kanala ilk başlarda karşı çıksa da açıldıktan sonra stratejik değerinin kısa sürede farkına vardı.תחילה, התנגדו הבריטים לחפירת התעלה, אך במהרה הם הבינו את חשיבותה האסטרטגית.
Aslında ne söylediğinin farkında değildi.האם לא מסוגלת להבין מה הוא אומר.
Çünkü Angel ve Angelus arasındaki farkı kimse anlayamamaktadır.עם זאת, לא ידוע גורלן של אנה ומרגוט.
Ayrıca, ihracatta farkındalık projesine destek vermektedir.נוסף על כך, הוא מעוניין לדבר איתו על פרויקט הנוקמים.
Hidrostatik basıncın sıvının ağırlığına değil yükselti farkına bağlı olduğunu kanıtlamıştır.הוא הוכיח שהלחץ ההידרוסטטי תלוי לא במשקל הנוזל אלא בהפרש הגבהים בין קצותיו.
Medyada klibim ile ilgili olan haberlerin farkındayım, ki bunların çoğu yanlış.הכהן גילתה כי מיתוסים רבים שהיו לנחלת הכלל, הם שגויים.
Hitler ertesi gün Fegelein'ın ortadan kaybolduğunun farkına vardı.למחרת אחר הצהרים הבחין היטלר בהיעלמו.
Fakat günlerin uzunluğu arasındaki farkı hesaplayacak kadar kesin ölçüm yapabilen saatleri yoktu.הבעיה העיקרית הייתה שלא היו שעונים מדויקים שניתן לסמוך עליהם לחישוב קו האורך.
Süje, çoğu zaman içinde bulunduğu durumun farkına varamaz.בדרך כלל אנשים לא זוכרים מה קרה במהלך הזמן הזה.
ABD ninkinden bir farkı yoktur.האומדנים בארצות הברית מגוונים.
Danny farkında olmadan adamı oğlunun önünde öldürür, sonra bu şaşkınlıkla ordan kaçarken yaralanır.דני מבלי משים הורג אותו מול הילד הצעיר שלו, ואז נפצע במהלך המילוט.
Temel kaygı duygusu kişinin kendisinin yetersiz olduğu ve bu eksikliğini farkında olmasıdır.לא קיים שום בסיס אורגני לחששותיו של אותו אדם לגבי כך שהוא באמת חולה.
Bunu doğru olması için, bizim farkında olmadığımız bir bölümünün olması gerekir.כדי שזה יהיה נכון, חייב להיות חלק של התודעה אשר אנו לא מודעים לו בזמן נתון.
Bizler toplum olarak farkında olmadan duygularımızı daha soslu kullanabiliyoruz.כחברה אנו חיים מעבר ליכולתנו.
Leningrad'da olduğunun farkında değildir.היא כותבת לו שהיא בוולנטיין.
Marina Abramoviç aralarındaki farkı şu cümleleriyle açıklar: “ Tiyatroda bir rolü prova eder ve oynarsın.התערוכה כולה תועדה בסרט התיעודי "Marina Abramović: The Artist is Present", העוסק בחייה ובמיצג.
Bu olay sonucunda yeteneğinin farkına vardı.הכרתי אותו בשיא הצלחתו.
Kullanıcı bu işlemin farkında olmaz.האדם הנוהג בדרך זו אינו מודע לכך.
Ama ikisi de bunun farkında değildir.שניהם היו מודעים לכך.
Descartes düşünceyi (cogitatio) “hemen bilincimde olduğum, içimde ne olduğudur ve bunun da farkındayımdır.”קלובקווסקה אמרה: "אני יודעת מי אני ומה אני מרגישה.
Her şeyin farkındadır ama ağrı sızı hissetmez.הם הרגישו כאבי בטן אך לא ידעו את פשרם.
Farkında olmayan zihinde düşündüğümüz her şey nesnelerin doğası hakkındaki bu yanlış algılamamızı yansıtır.בסופו של עניין אנו מבינים שכל דבר שנמצא מחוץ לנו הוא השתקפות של החשיבה שלנו על עצמנו.
Guttural Vokalden farkı ise sözlerin anlaşılabilmesidir.כאשר משווים מילים משפות דומות, קל להבין את הכתיב הדרוש להן.
Otomobil tutkusunun farkına burada vardı.הרכבו היה ברובו מחוג החוסיינים.
2.Peyzajlar arasında önem farkı yoktur.אין הבדלים גדולים בין שני הזוויגים.
İki kuruluşun yetkileri, tek bir turnuva olmasına farkına vardılar.ראשי שני הארגונים הבינו את הצורך להגיע לתחרות אחידה.
Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum.Знам, че разрушавам живота ти, че без мен ще можеш да работиш спокойно.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Изчислено е, че 20% от хората с диабет в Съединените американски щати не осъзнават, че страдат от болестта.
Modern yazarlar ayrıca, Siyahın aradaki farkı giderici belli avantajlara sahip olduğunu da savunmaktadır.Модерните автори също смятат, че черните притежават определени предимства на контраигра.
Hipertansif olan ancak bunun önemli olduğunun farkında olmayan insanların sayısı.Броят на хората с хипертония, които не съзнават, че имат това заболяване е значителен.
Yalnız bir nitelik farkı vardır.Има само диференциация.
Çünkü kendisi hiçbir şey bilmediğinin farkındadır.Вероятно, защото не знае, че е такъв.
Aralarında sadece boyut farkı bulunan iki atlayış tepesi vardır.Освен тях има и две поддържащи ролки.
Doğal sapma ya da varyasyon, gerçek kuzey ile manyetik kuzey arasındaki açı farkı.Тъй като всеки компас има определено разминаване спрямо магнитния и истинския север.
Rusya zaman farkı dolayısıyla 9 Mayıs'ta kutlamaktadır.Различава се и подхода към значението на Националния празник на Русия – 9 май.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod