Ana içeriğe geç
Sözlük

farkı ile cümle

farkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü bu işe giriştiğimizde nasıl bir şeyin içinde olduğumuzun farkında değildik.このため、何を意図してこれに参加したのかは不明である。
Manipüle edilen kişi, genellikle gerçekte ne olduğunun farkında değildir.神出鬼没であり、普段はどこに住んでいるかは不明。
Fakat Bilo biraz saf olduğu için bunun farkına varmaz.しかし本人は鈍感なため、全くそのことに気がついていない。
Arnavutlar arasında din farkı gözetenler ağır cezalara çarptırıldılar.同じく罪なき奴婢を故殺した者は流刑二等と定められていた。
İki dalga arasındaki yol farkı 2d sinβ olur.この中で互いに異なる項は2d個となる。
Bu arada Suat Yalaz farkına varmadan Paris'e yerleşmiş oldu.そう、ピートが気付かないうちに引っ越すことにしたのだ。
Bu single'ın habercisi olduğu albü Farkın Bu ise 7 Temmuz 2011'de çıktı.これにちなんでシングルの発売日も7月7日である。
LTE-Advanced'in LTE’den farkı, birden çok ayrı taşıyıcıyı birleştirerek 300/450 Mbps hızına ulaşılabilmesidir.LTE-Advancedは最大で下り450Mbpsに高速化。
Vakıf, HIV/AIDS ile ilgili konularda farkındalığın artması için çalıştı.厚生省側はエイズ研究班の目的を、エイズについての実状を把握し対策を立てることにあると考えていた。
Erkekler de kadının çıplaklığının farkında değil gibidirler.女性の裸に興味は無いらしい。
Ben bir tür "şeyler üstü"yüm, neler olduğunun tamamen farkındayım.ただし、その大本になる「こと」(事)が何であるかということには、さまざまな見解がある。
O, benim gizli planımın farkındadır.彼女は私の秘密の計画に気づいている。
Tehlikenin farkında olmayabilir.彼女は危険に気付いていないかもしれない。
O da Mûsâ'yı, onlar farkına varmadan uzaktan gözledi.“因着信,”摩西繼續保持堅定,“如同看見那不能看見的主”。
Yerel otoriteler olayların farkına varınca 1881 yılında kardeşler Missouri’ye dönmek zorunda kaldılar.当局开始怀疑他们,1881年兄弟两不得不返回密苏里。
Ses çıkarmayanların, görmezden gelenlerin de farkındayız.聲聞之人,總相知故,不名為佛。
Çeşitli yörelerde farkı adlarla saklambaç benzeri oyunlar oynanmaktadır.許多擲賽遊戲的行棋路徑以逆時鐘方向由外往內。
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.估计美國有20%的糖尿患者不知道自己患有糖尿病。
Örneğin Danua ve Çivava köpek cinslerinin arasındaki cüsse farkı yapay seçilimin bir sonucudur.吉娃娃和大丹犬的大小之間的差異是人工選擇的結果。
Eşitlik olması durumunda önce gol farkı (averaj) ve sonra attığı gole bakılır.雖曾」閔淳孝,無以加其前;顏子餐道,亦莫邁其後。
Listenin amacı uluslararası farkındalığını artırmak ve tehditlere karşı önlemler almaktır.这份名单旨在提高应对这些威胁的国际意识,鼓励各国采取保护行动。
IV. Aleksios sözlerini tutmanın zor olduğunun farkına vardı.阿历克塞四世意识到他的承诺是难以维持的。
Yıllık sıcaklık farkı çok azdır.年际间气温差异不大。
Eğer kot farkına bakarsak bunu anlayabiliriz.若能调解,我能见到,这就可以知道了。
4- Siyasal gerçekçilik, siyasal eylemin moral öneminin farkındadır.政治现实主义注意政治行为的道德意义。
Üstinsan’ın var olma sebebi ise; insanın kendisini aşmasının, farkına varmasının gereğidir.道教認為,人如輪值該星,白虎入宅,當損不明知壬。
Hayal ve gerçek arasındaki farkı bilebilirim.可惜夢想與現實的差異實在太大了。
"Birçok kişiye borçlu olduğumun farkındayım.當行籌知何眾多。
Bir uçuruma geldiğinin farkına varmadan aşağıya Ak Irmağa (veya Ak Göle) düşer.湘莲后悔莫及,随一跏腿道士而去,不知何往。
Ama ikisi de bunun farkında değildir.兩人都不認為自己有錯。
Ya kocasının da çocuktan farkı yoksa!和女兒一樣少根筋。
Ben bir tür "şeyler üstü"yüm, neler olduğunun tamamen farkındayım.資料型別,更詳盡的型別問題 「強型別」指的是什麼
ABD ninkinden bir farkı yoktur.NBA與之不同。
Farkındalık: Farkındalık bilinçli olarak dikkatimizi o anki deneyimlerimize yoğunlaştırmamızdır.它教會我們深入思考我們的想法。
Farkı yazım şekilleri Peru'da hâlâ yüksek derecede tartışmalı durumdadır.該亞科內的分類仍有許多爭議。
Fakat, Perowne, şanslı bir insan olduğunun farkında değildir.然而,康普顿不被认为是一个有才华的人。
1960'lardan bu yana, çevre hareketlerinin aktivitesi çeşitli çevre sorunların farkındalığını yarattı.自1960年代起,環保運動已漸漸令大眾更重視身邊的各種環境問題。
Uluslararası Saat Farkı Hesaplama國際電話區號列表
Ayrıca şunları da söyledi: " Benim için pek farkı yok.” “不一样了,”他说,“你就感到不一样了。
Leningrad'da olduğunun farkında değildir.他参加了列宁格勒保卫战。
Theo, Vincent'ın sorun yaşadığının farkına vardı.帝特擢為都督同知。
Ay'ın en belirgin yönü parlak ve karanlık bölgeleri arasındaki kontrast farkıdır.月球最显著的外观是明暗对比区域。
Bu tabirin ağızdan ağza tabirinden farkı, bilgilerin gizlice (fısıltıyla) aktarılmasıdır.若無靜慮中間,更說何等名無尋唯伺?由此知,有靜慮中間,依之盡漏。
Gandalf bunun farkındadır fakat o zamanlar bu onu sadece eğlendirmiştir.對此,伍德莉起初難以接受,但後來還是釋懷。
Babasının, arkadaşlarının hatta hocalarının bile politik görüşlerinin farkındaydı.她开始从他父亲朋友,和一些老师那里了解到政治异见。
Guth bu modelin sorunsal olduğunun farkına vardı çünkü model düzgün ısınmıyordu.古斯意識到這一模型的問題:其再加熱過程並不正確。
İki dalga arasındaki yol farkı 2d sinβ olur.在两个焦点间的距离是 2aε。
Saat 17:00'de Glasgow, Alman gemilerinin farkına vardı.在16:17,格拉斯哥号率先发现德国舰只。
İlk olarak, (herhangi) ana ilkeleri ihlal ettiğimin farkında değilim.그러므로 어느 쪽이 먼저인지는 밝혀진 바 없다.
Kullanıcı bu işlemin farkında olmaz.그러나 사용자는 이를 알아차리지 못한다.
Bu tövbenin bireyin kendince yaptığı tövbeden farkı nasuh olmasındadır.연기의 역관은 구체적으로는 "무명(無明)이 멸하기 때문에 행(行)이 멸한다.
Çünkü kendisi hiçbir şey bilmediğinin farkındadır.즉 사람들은 아무것도 모르면서 알고 있다고 생각한다.
UTC'ye göre saat farkı +1000 (VLAT)/+1100 (VLAST).UTC와의 시차는 +1000 (VLAT)/+1100 (VLAST)이다.
Rusya zaman farkı dolayısıyla 9 Mayıs'ta kutlamaktadır.지금도 러시아는 5월 9일을 승전기념일로 기념하고 있다.
UTC'e göre saat farkı +0300 (MSK)/+0400 (MSD).UTC와의 차이는 +0300 (MSK)/+0400 (MSD)이다.
Böylece artık kim olduğunun farkına varmış olur.결국 진짜 자신이 누구인지 모르게 될 수도 있다.
Ancak o bunu farkındadır.그렇지만 자신은 알고 있다.
Ölüden Mektuplar Sana Yöneldim Farkında Mısın?누군가를 떠올리며 편지를 쓴 기억 있으세요?
Mensur hikâyeden (düzyazı) hiçbir farkı yoktur.그러나 명재(明齋) 윤증(尹拯)의 생각은 달랐다.
Her zaman farkında olunanın ise unutulması mümkün değildir.평생 잊어서도 안 되고 잊혀지지 않을 추억이다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
farkı ile cümle - Sayfa 41 - farkı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App