Ana içeriğe geç
Sözlük

farkı ile cümle

farkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu durumun farkında olan İngilizler muhtemel bir savaşı engellemek için çaba harcadılar.Tyskerne gjennomførte kraftige forholdsregler for å forhindre den truende katastrofen.
Etkisine hız farkının büyüklüğü kapanma hızı denir.Størrelsen til hastighetsvektoren kalles farten.
Ancak yanımızdan hiç oralı olmayıp geçer giderse problem duyum algı farkına işaret ediyor olabilir.Dersom andre sender samtidig kan det bli problem med å høre meldinger til seg.
2.Peyzajlar arasında önem farkı yoktur.Hva er forskjellen mellom to elefanter?
Parti bunun farkına varacak ve 1951 Eylülünde özeleştiri yapacaktır.Drømmen har en moderne setting og handlingen finner sted i 1915.
Doğuda yaz ile kış arasındaki ısı farkı, denize yakınlıktan dolayı görece düşüktür.I kystnære strøk er forskjellen mellom sommer og vinter mindre på grunn av havets utjevnende virkning.
Gayatri'ye ibadet edenler kararlı ve dindarane şekilde öz-farkındalığa ulaşırlar.Selain itu, bagi mereka yang merantau ke Jawa, mereka lebih mudah diterima.
Dil farkı (hellinika) sebebiyle etnik şuur oluşmaya başlamıştır.Adapun penerjemahan ke bahasa Arab, dimulai oleh Abdullah bin al-Muqaffa'.
Dang hastalığı ve chikungunya arasındaki farkı belirlemek güçtür.Sulit membedakan demam dengue dan chikungunya.
Papiermark ve Reichsmark arasındaki kur değeri 1 ℛℳ = 1012 farkı buluyordu.Nilai tukar antara Papiermark lama dan Reichsmark adalah 1 ℛℳ = 1012 Papiermark.
"Birçok kişiye borçlu olduğumun farkındayım.Masih harus banyak belajar ke banyak orang".
4- Siyasal gerçekçilik, siyasal eylemin moral öneminin farkındadır.Realisme politik sadar akan pentingnya tindakan politik secara moral.
Süje, çoğu zaman içinde bulunduğu durumun farkına varamaz.Penderita sering tidak ingat apa yang terjadi selama waktu ini.
Ana madde: Öz farkındalık Bir canlının kendisine yönelik farkındalığını ifade etmektedir.Dao yang sesungguhnya hanya dapat dipahami dengan melalui kesadaran rohani manusia.
Gamow tarafından verilen seminere katılımından sonra Max Born tünelin genelliliğinin farkına vardı.Setelah menghadiri sebuah seminarnya Gamow, Max Born mengakui adanya penerowongan mekanika kuantum.
UTC'e göre saat farkı +0300 (MSK)/+0400 (MSD).Oblast Kirov terletak di Zona Waktu Moskwa (MSK/MSD), yaitu UTC +0300 (MSK)/+0400 (MSD).
Sensör ve motor sinirlerin işlevlerinin farkını belirlemiş ve bunları beyne bağlamıştır.Ia kemudian membedakan antara fungsi saraf sensorik dan motorik, dan menghubungkannya ke otak.
Farkı Tespit Etme: Bir ekranda resimler verme.Dan tentu saja saran kami jangan lupa foto-foto.
Yalnız penjing'in bir farkı vardır.Definisi cinnamon saja berbeda.
Hiçbiri, bu genç ve güzel kadının ne kadar tehlikeli olduğunun farkında değil.Tapi, tidak banyak yang menyadari betapa hebatnya perempuan.
Çünkü kendisi hiçbir şey bilmediğinin farkındadır.Dan oleh karena keributan itu ia tidak dapat mengetahui apakah yang sebenarnya terjadi.
Hayal ve gerçek arasındaki farkı bilebilirim.Membuat perbedaan tipis antara imajinasi dan kenyataan.
Bu sırada kendisi de yaşamın güzelliklerinin farkına varır.Di sanalah ia belajar mengenai kecantikan.
Gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkı oldukça yüksektir.Perbedaan suhu antara siang dan malam sangat besar.
Eğer kot farkına bakarsak bunu anlayabiliriz.Meskipun tanpa pamit, mereka bisa mengerti.
Gray'in garip özelliklerinden biri de farkında olmandan üstündeki kıyafetleri çıkarmasıdır.Gray juga mewarisi kebiasaan aneh yaitu menanggalkan pakaian secara tidak sadar dari Ur.
Bunun üzerine, uzmanlar Ukraynalı uzmanların hem nicel hem de nitel potansiyelinin farkına varmıştır.Selain itu, para ahli mengakui baik kuantitatif dan kualitatif dari potensi ahli dari Ukraina.
Örneğin Danua ve Çivava köpek cinslerinin arasındaki cüsse farkı yapay seçilimin bir sonucudur.Perbedaan pada ukuran antara anjing Chihuahua dan Great Dane merupakan akibat dari seleksi buatan.
Yivli av tüfeklerinin, piyade tüfeklerinden kabaca farkı, av tüfeklerinin otomatik veya makineli olmamasıdır.Sopir curiga bahwa tembakan pistol ke mobil Amien bukan senjata rakitan atau karet.
"İkisinin ne farkı var?". hurriyet."Memangnya kenapa Wa?",tanyanya.
Uluslararası Saat Farkı Hesaplama(Inggris) Sejarah batas penanggalan internasional
Her şeyin farkındadır ama ağrı sızı hissetmez.Penyakit tersebut membuatnya menderita namun orang lain tidak dapat merasakannya.
Kendisi bundan yıllar sonra,kendisinden çok yaş farkıyla küçük bir kıza aşık olmuştur.Bertahun-tahun kemudian, dia jatuh cinta dengan seorang pria yang baik hati.
Zengi şehri kuşatan bir ordu olmadığının farkında olarak bütün şehrin çevresini sardı.Zengi mengepung seluruh kota, menyadari bahwa tidak ada pasukan yang mempertahankannya.
Aradaki büyük güç farkına rağmen Crispus kesin bir zafer kazanmıştır.Meskipun kapal jumlah, Krispus memenangkan pertempuran tersebut.
Gandalf bunun farkındadır fakat o zamanlar bu onu sadece eğlendirmiştir.Squidward merasa terganggu, tetapi akhirnya dia bergabung.
Ama ikisi de bunun farkında değildir.Sayangnya Sisi tidak menyadarinya.
Ayrıca kendisinin sadece varlığının farkında olduğu sürece var olduğunu söylüyor.Ia bahkan meragukan keberadaan dirinya sendiri.
Roma Senatosu birden tehlikenin farkına vardı.Para Paus Roma memang sadar akan situasi ini.
Delil olarak da eserle yazarın diğer yapıtları arasındaki kalite farkını göstermiştir.Pembangunan yang dicatat dalam prasasti-prasasti peninggalannya antara lain.
Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması."Mengukur Kadar Kesadaran dan Toleransi Masyarakat".
Jim hiçbir şeyin farkında değildir.Jim pun menyadari satu hal.
Gorbaçov bu durumu "Her şeyi biz kendi başımıza yapıyoruz Halkımız yaptıklarımızın farkında.Bahkan, pemimpin Uni Soviet Mikhail Gorbachev, menyatakan "Kami melakukan semuanya di sini sendiri.
Yay kinetiği fillerin hareketinin diğer hayvanlardan farkını açıklayabilir.Kinetika yang seperti pegas merupakan perbedaan antara pergerakan gajah dengan hewan lain.
Kemal farkında olmadan mafyanın eline düşmüştür.Setelah menang, Kemal memberanikan diri nembak Raisya.
Mariana bu durumun az çok farkındadır ve elinden geldiğince engel olmaktadır.Reina pun mengetahui masalah tersebut dan tetap tenang dalam menyikapinya.
Aradaki erkek farkı 1’dir.Mata Pencaharian Jumlah (orang) 1.
İki sayının farkının alınması işlemidir.Pilihan yang dapat diambil adalah menambah 2 angka.
Farkına varır ki Abstergo günümüzün Tapınak Şövalyeleri organizasyonudur.Anh biết được rằng Abstergo chính là tổ chức Hiệp sĩ dòng Đền thời hiện đại.
Voldemort hayatı boyunca Taşın diğer büyülü güçlerinin farkında olmamıştır.Voldemort vẫn không biết đặc tính pháp thuật của viên đá ấy trong suốt cuộc đời của hắn.
O sırada Stauffenberg'in dışarıya çıktığının kimse farkına varamadı.Dường như không ai để ý khi Stauffenberg lẻn ra ngoài.
Hastalığa yakalananların çoğu fakirdir ve çoğu da hastalığın kendilerine bulaştığının farkında değildir.Đa số người mắc bệnh là nghèo và không biết mình mắc bệnh.
ABD’deki diyabet hastalarının %20’sinin bu hastalığa sahip olduğunun farkında olmadığı tahmin edilmektedir.Người ta ước tính rằng 20% người bị bệnh tiểu đường ở Hoa Kỳ không nhận ra rằng họ mắc bệnh.
IV. Aleksios sözlerini tutmanın zor olduğunun farkına vardı.Alexios IV nhận ra rằng lời hứa của ông là rất khó giữ.
"Birçok kişiye borçlu olduğumun farkındayım.Tôi quyên tiền cho rất nhiều người.
UTC'e göre saat farkı +0300 (MSK)/+0400 (MSD).So với UTC là +0300 (MSK)/+0400 (MSD).
4- Siyasal gerçekçilik, siyasal eylemin moral öneminin farkındadır.Chủ nghĩa hiện thực chính trị hiểu được sự quan trọng về đạo đức của hành động chính trị.
Robin bunun farkındadır çünkü yaralanmıştır.Điều này khiến Carl khóc vì bị tổn thương.
Tam o sırada Larry, öldürmesi gereken kişinin aslında Lois olduğunun farkına varır.Tony đã nhận ra rằng Rick chính là kẻ đã giết Lou.
Bekarlar Günü Bekarlar Farkındalık Günü ^ a b Phelan, Sarah (February 11–18, 2004).Truy cập ngày 14 tháng 4 năm 2014. ^ Phelan, Sarah (February 11–18, 2004).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod