Fakat hiç farkına varmadıkları bir sırada o, kendilerine ansızın gelecektir.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Aranızdaki üstünlüğü (derece farkını) unutmayın. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı görendir.But do not forget to be good to each other, and remember that God sees all that you do.
Böylece o da, kendileri farkında değilken onu uzaktan gözetledi.So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
İyi bilin ki, asıl bozguncular kendileridir, lakin farkında değillerdir.Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.
Böylece yalnız kendilerini mahvederler de farkına varamazlar.But they ruin none but themselves, and do not understand.
Babaları, "Onu götürmeniz beni üzüyor; siz farkına varmadan onu kurdun yemesinden korkarım" dedi.He said: "I am afraid of sending him with you lest a wolf should devour him when you are unmindful."
Biz ona, kardeşlerinin bu işlerini kendileri farkına varmadan haber vereceksin, diye vahyettik.We revealed to Joseph: "You will tell them (one day) of this deed when they will not apprehend it."
"Siz, Yusuf ve kardeşine bilmeden neler yaptığınızın farkında mısınız?" dedi., He said: "Do you know what you did to Joseph and his brother in your ignorance?"
Hayır; farkında değiller.They do not comprehend.
Aslında işin farkında değillerdi.They were not aware (of what the future held in store).
O da, kimse farkına varmadan, Musa'yı uzaktan gözetledi.So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
Ama yine de onlar farkına varmadan başlarına ansızın gelecektir.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Aranızdaki lütufkârlık farkını unutmayın. Allah, yapmakta olduklarını en iyi şekilde görmektedir.But do not forget to be good to each other, and remember that God sees all that you do.
Öz benliklerinden başkasını helâk etmiyorlar. Ama farkında değiller.But they ruin none but themselves, and do not understand.
Nihayet biz onları farkında olmadıkları bir sırada ansızın yakalayıverdik.So We caught them unawares.
Tutuyor, kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir şeyin farkında olmayanlara pay çıkarıyorlar.They set aside a portion of the food We have given them for those they do not know.
Hayır, farkında olmuyorlar.No. They do not comprehend.
O azap onlara ansızın gelecek, farkında bile olmayacaklar.It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Onlar işin farkında olmuyorlardı.They were not aware (of what the future held in store).
O da onu kenardan gözledi. Onlarsa işin farkında olmuyorlardı.So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
Fakat o, hiç farkında olmadıkları bir sırada kendilerine ansızın geliverecektir. Bunda kuşku yok.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Oysa onlar farkında olmadan ancak kendilerini helak ederler.But they ruin none but themselves, and do not understand.
Ama mucize geldiğinde de inanmayacaklarının farkında mısınız?Yet for all you know they will not believe if the signs came to them.
Biz de onları, kendileri farkına varmadan ansızın yakaladık.So We caught them unawares.
Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.No. They do not comprehend.
İşte bu (azap) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de kendileri farkında olmadan, onların planlarını altüst ettik.They hatched up the plot; We also planned without their knowledge.
O da, onlar farkına varmadan uzaktan kardeşini gözetledi.So she kept an eye on him from a distance, unbeknown to them.
Fakat onlar farkında değilken, o ansızın kendilerine geliverecektir.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar ama farkında değiller.But they ruin none but themselves, and do not understand.
İşte bu (azab) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Onlar böyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkında olmadan onların planlarını altüst ettik.They hatched up the plot; We also planned without their knowledge.
Fakat yine de, hiç farkına varmadıkları bir sırada o kendilerine mutlaka gelecektir.It will come upon them all too suddenly, and they will be caught unawares.
Gözünüzü açın, bunlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin şuurları yok, farkında değiller.Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.
Asıl beyinsizler kendileridir de farkında değiller.And yet they are the fools, even though they do not know.
Babaları: “Onu götürmeniz beni meraklandırır. Korkarım ki siz farkında olmadan, onu kurt yer.” dedi.He said: "I am afraid of sending him with you lest a wolf should devour him when you are unmindful."
Hayır, onlar işin farkında değiller! [9,55; 3,178; 68,44-45; 74,11-16]No. They do not comprehend.
İşte bu azap, kendilerine ansızın gelir ki, onlar hiç farkında olmazlar.It will come upon them unawares, and they will not comprehend it.
Oysa onlardır asıl bozguncu; farkında bile değiller.Yet they are surely mischief-mongers, even though they do not know.
Böylece farkında olmadan kendilerini mahfediyorlar.But they ruin none but themselves, and do not understand.
Hayır, farkında değiller.No. They do not comprehend.
Böylece bir plan kurdular, ancak onlar farkına varmadan biz de bir plan kurduk.They hatched up the plot; We also planned without their knowledge.
Yoksa siz hiç farkında olmadan amelleriniz eriyip gider.To honour him is part of faith. To disrespect him is blasphemy.)
Öyle yaparsanız, siz farkına varmadan amelleriniz boşa gider.To honour him is part of faith. To disrespect him is blasphemy.)
Yoksa siz farkında olmadan bütün emekleriniz hiçe iniverir. [24,63]To honour him is part of faith. To disrespect him is blasphemy.)
Aranızdaki üstünlüğü (derece farkını) unutmayın.Forget not to be bountiful one towards another.
Erkekler olarak sizin vazgeçmeniz takvaya daha yakındır. Aranızdaki lütufkârlık farkını unutmayın.Forget not to be bountiful one towards another.
Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar.They would trick God and the believers, and only themselves they deceive, and they are not aware.
Ne zaman dirileceklerinin bile farkına varmazlar."And they are not aware when they shall be raised;
Onlar kendilerinden başkasına tuzak kurmuyorlar, ama farkında değiller.And they plot not but against themselves, and they perceive not.
Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkına varmazlar.And they plot not but against themselves, and they perceive not.
Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?They await but the Hour: that it should come upon them of a sudden, while they perceive not.
Tam aksine, onlar dirilerdir ama siz farkında olmazsınız.Nay, they are living, but ye perceive not.
Erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır.And for men is a degree over them.
Aslında onlar öz benliklerinden başkasına oyun oynamıyorlar ama farkında değillir.And they plot not but against themselves, and they perceive not.
Bu iki topluluğun durumu körle sağır, görenle işiten farkına benzer.The likeness of the two parties is as the blind and deaf, and the seeing and hearing.
Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.And they plot not but against themselves, and they perceive not.
Halbuki bunlar, kötülüğü başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar.And they plot not but against themselves, and they perceive not.
Onlar kendileri farkına varmadan ansızın kıyâmetin başlarına gelmesini mi bekliyorlar?They await but the Hour: that it should come upon them of a sudden, while they perceive not.
Bilakis, onlar diridirler, fakat siz bunun farkında değilsiniz.Nay, they are living, but ye perceive not.