Ana içeriğe geç
Sözlük

farkı ile cümle

farkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Seni ne kadar çok sevdiğinin farkında değil misin?Don't you realize the love she has for you?
Bütün kabileler aynı değildir. Ve farkı yaratan şey de kültürdür.Not all tribes are the same, and what makes the difference is the culture.
Ama farkındaysanız hala dağın en tepesinde değiliz.But you'll notice we're not at the top of the mountain yet.
Elbette 0.3.5'teki farenin çok rahat olduğunun farkındaydık.Of course we knew that the 0.3.5 mouse was pretty comfortable.
Farkında olan olarak kal.Stay as that which is aware.
Farkındalık olarak kal.What should I undo?
Buna kapılıp gitme. Farkındalığın kendisi olarak kal.Don't get caught up in that.
Son bir problem daha çözelim, çünkü bunun biraz kafa karıştırıcı olduğunun farkındayım.Let's do one more, because I know this can be a little bit confusing.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWlSE -- Enlightened and Aware Teens Who Inspire Smart Eating.
Farkına varıyoruz ki bunun nedeni finanse etmenin kolaylaşması.We realize it was just because financing got easier.
Biz egonun kendisinin farkında olduğunu söyleriz, ama bunun farkında olan nedir?We say the ego is aware of itself, but what's aware of that?
Bu farkındalık -bir şekilde- boşluğa yeniden geri döner.So that awareness somehow comes into emptiness again.
Önemli bir konuyu işlemeyi unuttuğumun farkına vardım.And I realize that I forgot to cover an important topic.
Bunun alan olduğunun farkına varmanız yeterli.And we just have to realize, no, this is just the area.
Birbirinizi tanıdığınızın farkında değildim.I wasn't aware you knew each other.
DNe kadar güzelleştiğinin farkında mısın?Do you know how beautiful you've become?
Hepimiz bunu genç yaşlarda farkında olmadan içselleştiriyoruz.We all internalize it from a very early age without even having a language for what we're doing.
Bizde farkı bir fikirle ilgilendik.So we took a look at another idea.
Yani 3 ile çarpmamız gerektiğinin farkındayız.So we know we have to multiply by 3.
Yani bu iki sayının farkı 1, çarpımları ise 42 olmalı. .So the difference between the two numbers has to be 1 and their product has to be 42.
Eğer bunun çarpanlarına ayrılabildiği söylenmesi, bunun farkına varmak o kadar da kolay değildi. .Now that wouldn't be completely obvious if they didn't already tell us that we could factor this.
Demek istediğim, öncelikle bir sorununuz olduğunun farkında olmanız gerekiyor.I mean, first you have to know that you've got a problem.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.They get influenced by things that they're not aware of.
Nesne devamlığının farkında değillerdir.They don't have object permanence.
Bu sabah, bazi konusmacılar kendi durumlarının farkına vardıklari tarihi söylediler.This morning, some of the speakers named the date when they found out about their condition.
Bu farkındalığın nasıl oynadığıdırThis is the beautiful mellowing of consciousness.
Sen farkındalıksın insan formunda işleyen.No! Be pleasant - from your heart. The most pleasant is to find your Self.
Bu farkındalığın insan olarak ifadesinin potansiyelinin bir parçası.[Music plays] While you have the sense of choice, you exercise choice.
Farkındalık ile aynı kavramı ele aldım Çünkü, neden bu Hint hapishanesine meditasyonu getirmiştimki?I took the same concept of mindfulness, because, why did I bring meditation into the Indian prison?
Hiç kimse bunun ne kadar kötü bir fikir olduğunun farkında değildi.No one realized that this was a very bad idea.
Tamam, gözle görülmediğinin farkındayım.Okay, it's not obvious to be honest.
Aslında bir ifade ve bir denklem arasındaki farkıIt's actually important to realize the distinction between an expression and an equation.
Farkındalığınız, sizin "sizliği"niz, benim benliğim öbürünü götürüyor.Your consciousness, the you-ness of you, the me-ness of me -- that gets this one go.
Bilmiyorum, sanıyorum insanlar güçler arasındaki inanılmaz uyumsuzluğun farkında.I guess people can see the gross disparity in force.
Sonsuz ifadesinin sizi rahatsız ettiğinin farkındayım, ama birazdan bununla ilgileneceğiz. -And I know that infinity is probably bugging you right now, but we'll deal with that shortly.
Anne, nasıl bir farkım vardı ki?Ay, Mom... what was so different about me?
lanetlenmiş olduklarını söylemesinden bir farkı yoktur. Bu çok yaygın bir tıbbi lanetlemedir.It's a form of medical hexing that's so prevalent.
O an aniden farkına varırım. O iyi bir an değildir (ölü sinek gibi)Then suddenly I see it, and usually, it's never good.
Şu an ne yaptığının farkında mısın, Dan?Do you know what you're doing right now, Dan?
Ama eğitim sırasında ilginç bir şeyin farkına varıldı.But an interesting thing was noted during the training process.
Şahsen ben hayal ettiğimden daha fazlasını becerebileceğimin farkına vardım.Personally, I learned that I am capable of handling so much more than I ever dreamed possible.
Khan Academy modülünü ışınlar, doğrular ve doğru parçaları arasındaki farkı incelemek için yapalım.So that right over there is a ray.
Emek ekonomisinde "Telafi Farkı" diye çok temel bir prensip vardır.This is one of the basic ideas in labor economics, called a "compensating differential."
Farkındaysanız, kareler hizada durmuyor.So the smaller square-
Uykuda olmanın anlamı budur; bir kişi uykudadır, ama uykuda olduğunun farkında değildir.That is the meaning of sleep - one is, but one is not aware that one is.
Hiçbir hayvan kendinin farkında değildir.No animal is aware of himself.
-Saatin kaç olduğunun farkında mısın?- What time Is this to turn up?
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.Understand the weight you can lift, and be sure to pull your own weight all weekend.
Yani, sivil toplumun kendini geliştirmesi gerektiğinin farkında olmalıyız.So, we must be aware that civil society has to shape up itself.
Bence siz de sahip olunmayan malların getirdiği negatif ve riskli durumun farkındasınızdırHe says, I can't handle this anymore.
Bu sizin kendi şehrinizde de oluyor, muhtemelen henüz farkında değilsiniz.This is happening in your local cities too, you're probably just not aware of it.
Bir gün bir şeylerin farkına vardım.At some point something clicked.
Gittikçe kontrolü kaybettiğimin farkındayım.I know that I am losing my grip.
Şu ana kadar başarılı olmadığımızın farkına varmış olmanız lazım.You might have noticed, we haven't done all that well so far.
Bunun farkına varmıyoruz ama aslında bu tüm ekolojinin kaydıdır.We don't realize it, but it's actually a record of that entire ecology.
Farkında olmadığınız, bunun ne kadar yaygın olduğu.What you may not realize is just how prevalent it is.
Medya insanları bu hâle getiriyor ve her zaman bu durumun farkında değiller.The medium does things to people and they are always completely unaware of this.
Stresi nasıl algılayacağınızı seçtiğinizde biyolojik bir cesaret ve farkındalık yaratıyorsunuz.When you choose to view your stress response as helpful, you create the biology of courage.
Bir kaç yıl önce, inşaat endüstrisinin karanlık yüzünün farkına vardım.A few years ago, my eyes were opened to the dark side of the construction industry.
Öğretmenimiz bile bunun farkına vardı.Our teacher did also recognize it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod