" Bütün bu şeylerin farkında olan, hiç o şeylerin bir kurbanı olabilir mi? ""Can the one who is aware of these things be a victim of these things?"
Yani bu bir elektrik potansiyel farkı, değil mi?So this is an electrical potential gradient, right?
Ve birden, farkına bile varmadan, dünyayı farklı bir şekilde görmeye başlayacaksınız.And suddenly, without realizing it, you're seeing the world differently.
Belkide bu tür problemleri yaparken, yaptıklarımızın grafiksel olarak farkında değildik.Maybe when we were doing the factoring problems we didn't realize graphically what we were doing.
Aslında herhangi bir restorandan pek farkı yok.Basically a restaurant just like any other.
Ama pazar değeri üzerinde birkaç senenin farkı son derece fazlaydı.But the difference of a few years on stock-market valuations is obviously extreme.
Farkına varmıyor ve bu yüzden de tepki vermiyoruz.We don't notice and therefore we don't act.
Ve hepsi basit bir farkındalık sayesinde olmuştu. Ve ben bu konuda iyimserim.But all it took was that simple act of noticing, and so I'm optimistic.
Emin değilim.Belki de sonunda benim duygularımın farkına varmıştır.I'm not sure. Maybe he finally realized my feelings.
Yani, açıkça, böcekler ve bitkiler arasındaki ilişkinin farkındayız.So we're aware, obviously, of the relationship between insects and plants.
Bir gaz ile sıvı arasındaki farkı hatırlayın. -Remember, what was the difference between a gas and a liquid?
Farkımız ne?What is the difference?
Bunun bir süredir farkındayız.Now, this has been realized for some time.
Ve bu farkına varılacak büyüleyici bir şeydir, özellikle 14 yaşındaysanız.And that is an amazing realization to have, especially when you're 14.
Bölü x'lerin farkı.Over the change in x's.
Ve şu anda da bir farkındalık yaşıyor olabilirsiniz.And I think you might be experiencing an ah-hah moment that right now.
Şu anda çiftçiye ne ödediğimin farkında mısın?Erdogan: Do you know what I'm paying to the farmer at the moment? Farmer:
Şu günlerde etrafta bir şeyler soran bir çok insan olduğunun farkındayım.I know that many people go around these days asking for stuff
Videolarımın gittikçe uzadığının farkındayım.I realize I've been making longer and longer videos, and
İkisinin farkı da 11 eder.And the difference between the two is indeed 11.
Baylar kusura bakmayın, ama bayanlardan tek farkınız bu kadar ufak bir şey.Sorry boys, but it's just a tiny little thing that makes you different.
"İnsanların hayatlarının niteliğindeki farkı yaratan ne?"What makes the difference in the quality of people's lives?
Performanslarındaki farkı yaratan ne?"What in their performance?"
Bu kültür bunun farkında. Bu salon bunun farkında.This culture knows that, this room knows that.
Ondaki bu farkı görebiliyorsunuz ve bu harika.You can feel the difference in him, and it's beautiful.
Senin sinirli mizacının farkında olduğu halde.Even though she was well aware of your temper.
Ve gün geçtikçe başkalarının acısının daha da az farkındayızAnd more and more, less and less awareness of the pain of the other.
Görünüş itibariyle Alaska ile aramızdaki köprüleri kaldırmaktan bir farkı yok.It makes no difference if we cut out the bridges to Alaska in the overall scheme of things.
Fakat eve gideceksin ve hayatın ne kadar farklı olduğunun farkına varacaksın."But you're going to get home and realize how different life is."
Hemşire Sam' in haklı olduğunun farkına vardım.I realized Sister Sam was right.
Ve bunun sadece benim yaşamım olmadığının farkına vardım.And I realized that this wasn't just my life.
Bunun sadece benim acım olmadığının farkına vardım.I realized that this wasn't just my pain.
Ve farkına vardığım hayatımı değiştirmek üzere olduğumdu.And that realization was about to change my life.
[Önsezimin farkına varıp yorumlama kabiliyeti][The ability to recognize and interpret my intuition]
Ve aşırıcılar bunun farkındalar.And extremists understand this.
Ve asla ne yaptığının farkına varamadın inan banaAnd don't even realise what you did believe me you
Dinlerin gerçekten farkında olduğu başka bir şey iyi konuşmak.The other thing that religions are really aware of is: speak well --
İnsanları tedavi edip konu hakkında farkındalık yaratabilirsiniz.You can try to treat people and create awareness.
Ve senin bunu niçin yaptığının farkındayım.And I realize the reason why you're going to do this.
Bunun biraz mantığa aykırı geldiğinin farkındayım, ama biraz oturup düşünmenizi istiyorum. -So I know that's a little unintuitive, but I want you to sit and think about that a lot.
Bunlar sadece işaret --bunların birbirinden farkı yoktur. --It's just all notation; there's nothing particular about notation.
Sonra farkına vardım ki, hayatımda sevdiğim birçok şey gibi buna da alıştım.As I realized, just like with many many things in my life that I actually love, I adapt to it.
Ama onları putlaştırma tehlikesinin de farkındayım.But I'm also aware of the danger of fetishizing them.
Telsiz operatörü "Durumsal Farkındalık" öğrenmelidir.The radio operator should learn "Situational Awareness".
Farkindaysan, tum yaptigimiz sayiyi 1 ile, 2 ile, 3 ile, 4 ile arttirmakti.Notice, all we did is we just increased it by 1, by 2, by 3, by 4.
Her neyse, umarım bu küçük farkı faydalı bulmuşsunuzdur.Well anyway, hopefully you found this useful.
Geleneksel sürüm kontrol sistemlerinden iki önemli farkı var.It has two big differences with traditional version control systems.
Ama Kendisinin farkında olan biri bunlarla uğraşmaz.But the one who is aware of the Self doesn't bother with all of that.
Biz, Malcolm'la çok yakınlaşmanın tehlikeli olacağının farkındaydık ya da böyle hissediyorduk.We were aware or felt that it was somewhat dangerous to be too closely associated to Malcolm.
Bu da yasam maliyetlerinin... farkini ortaya koyuyor.And that's allowing for differences in the cost of living.
Bu da farki olusturuyor. Kuzey ve Guney Amerika arasindaki.That's what makes the difference between North America and South America.
Bakterilerin, kendi türleri ile diğer türler arasındaki farkı ayırt edebildiğini öğrendiniz umarım.I hope that what you've learned is that bacteria can distinguish self from other.
Ne kadar fazla insanın onlarla ilgili sızlandığının farkında mısınız?Have you ever noticed how much people moan about them?
Eşittir... Çok zaman alan bir şey olduğunun farkındayım.That equals-- I know it seems very time consuming right now.
Telefonun öbür ucunda kim olduğunun farkındayım ajan Larson.I'm aware who it is on the other end of the god damn phone, Agent Larson.
Farkına varmadan öğrenme gerçekleşiyor.You learn things unconsciously.
Ama sonra başka bir durumun farkına vardım.But then I began to explore another alternative.
Uzun lafın kısası, bu altenatifin farkına vardık.So, to cut a long story short, we've explored this alternative.
Ama beş yaşımdan sonra uymadığımın farkındaydım.But from about the age of five, I was aware that I didn't fit.
Bunun başladığı yer basit farkındalıktır.Simple awareness is where it begins.