Kadın ya da erkek fark etmez, herkesin beyni spagetti gibidir.Płeć nie ma znaczenia wszystkie mózgi są jak spaghetti.
Kadın ya da erkek fark etmez, herkesin beyni spagetti gibidir.Říkám vám: ať už jste kluk nebo holka, váš mozek je jako špagety.
Kadın ya da erkek fark etmez, herkesin beyni spagetti gibidir.Δεν έχει σημασία εάν είσαι αγόρι ή κορίτσι, οι εγκέφαλοι όλων μας είναι σαν μακαρόνια.
Kadın ya da erkek fark etmez, herkesin beyni spagetti gibidir.Не важно, парень вы или девушка, у каждого мозги словно... спагетти.
Kadın ya da erkek fark etmez, herkesin beyni spagetti gibidir.Немає значення, хлопець ти чи дівчина, в усіх мозок, як спаґетті.
Kadın ya da erkek fark etmez, herkesin beyni spagetti gibidir.Няма значение дали сте мъж или жена, всеки мозък е като спагети.
Kadın ya da erkek fark etmez, herkesin beyni spagetti gibidir.זה לא משנה אם אתה בחור או בחורה, המוחות של כולם נראים כמו ספגטי.
Kadın ya da erkek fark etmez, herkesin beyni spagetti gibidir.لا يوجد فارق سواء كنت رجل أم إمرأة، المخ لدى الجميع هو كالإسباجيتي.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Entonces todos lo ignoran. Pueden pasar por el salón muy rápidamente, esencialmente a la velocidad de la luz.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Kaikki jättävät hänet huomioimatta. He voivat kulkea huoneen läpi hyvin nopeasti, käytännössä valonnopeudella.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Každý ho ignoruje. Môže prejsť cez izbu veľmi rýchlo, v podstate rýchlosťou svetla.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.모두가 이를 무시하죠. 그래서 그들은 방을 매우 빨리 지나갈수 있습니다.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Mindenki figyelmen kívül hagyja. Ők gyorsan átjutnak a szobán, alapvetően a fény sebességével.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Nesse caso, todos o ignoram. Atravessam a sala muito depressa, praticamente à velocidade da luz.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Possono semplicemente passare attraverso la stanza molto in fretta, praticamente alla velocità della luce.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Så ignorerer alle vedkommende. De kan passere rummet meget hurtigt, essentielt ved lysets hastighed.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Semua orang mengabaikannya. Mereka dapat melalui ruangan dengan cepat, pada dasarnya dengan kecepatan cahaya.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Sie können den Raum sehr schnell durchqueren, im Grunde mit Lichtgeschwindigkeit. Sie haben keine Masse.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Thì mọi người sẽ lờ đi, không để ý đến. Người đó cứ đi qua căn phòng rất nhanh, bằng tốc độ ánh sáng.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Toată lumea lumea îl va ignora, poate trece foarte rapid prin încăpere, în esență la viteza luminii.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Všichni ho prostě ignorují. Ten proletí místností velmi rychle, v podstatě rychlostí světla.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Vsi se ji izmikajo. Ta oseba se lahko giblje zelo hitro, skoraj s svetlobno hitrostjo.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Wtedy wszyscy ją ignorują. Może poruszać się po pokoju bardzo szybko, w zasadzie z prędkością światła.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Όλοι τους αγνοούν. Μπορούν να περνούν μέσα από το δωμάτιο πολύ γρήγορα, στην ουσία με την ταχύτητα του φωτός.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Вони можуть просто пройти через кімнату дуже швидко, по суті зі швидкістю світла.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.Все проигнорируют его. Он легко может пересечь комнату очень быстро, по существу со скоростью света.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.אז כולם מתעלמים ממנו. הם יכולים לנוע בחדר מאוד מהר,
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.عندها يتجاهله الجميع. يمكنه ان يمر عبر الغرفة بسرعة كبيرة.
Kimse onları fark etmez, çabucak geçebilirler, yani ışık hızında.すばやく部屋を通り抜けることができます これが質量を持たないということです
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.Egal, ob deine Arme stark genug sind, um ihren Körper aufzufangen, ohne dass du dir die Knochen brichst.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.Het maakt niet uit of je armen sterk genoeg zijn om haar lichaam te vangen zonder je botten te breken.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.Không quan trọng việc cánh tay của bạn có đủ mạnh để nắm lấy cơ thể cô ta mà không làm gãy xương hay không.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.여러분의 팔이 그녀를 다치지 않고 받을 수 있을 만큼 강한지는 문제가 되지 않아요.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.Nie ważne, że masz dość siły, żeby łapiąc ją, nie połamać rąk.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.Ni važno, ali so roke dovolj močne, da bi jo ujele, ne da se vam kosti zlomijo.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.No importa si tus brazos son lo suficientemente fuertes para atrapar su cuerpo sin romper sus huesos.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.Non importa se le vostre braccia sono forti abbastanza per afferrare il suo corpo senza rompervi le ossa.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.Nu contează dacă brațele tale sunt suficient de puternice să-i prindă corpul fără să-ți rupi oasele.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.Peu importe que vos bras soient assez forts pour attraper son corps sans briser vos os.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.Не важно, достаточно ли сильны ваши руки, чтобы поймать её тело, не сломав ваши кости.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.Суть не в тому, що ваші руки такі міцні, що можуть впіймати її, не зламавши собі кістки.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.זה לא משנה אם הזרועות שלכם חזרות מספיק כדי לתפוש את הגוף שלה בלי לשבור את העצמות שלכם.
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.لا يهم ان كانت ذراعيك تمتلكان قوة لالتقاط جسدها من دون ان تكسر عظامك
Kollarınızın kemiklerinizi kırmadan onun bedenini yakalayacak kadar güçlü olması fark etmez.君の力が強いかどうかは関係ない 彼女の背骨は弱いから
Latince'de birlikte mücadele etmek anlamına gelen "competare"den geldiğini fark etmez.라틴어 competare에서 파생되었다는 걸 모릅니다.
Latince'de birlikte mücadele etmek anlamına gelen "competare"den geldiğini fark etmez.Latín "competare", que significa esforzarse juntos.
Latince'de birlikte mücadele etmek anlamına gelen "competare"den geldiğini fark etmez.latinescul competare, care înseamnă a se strădui împreună.
Latince'de birlikte mücadele etmek anlamına gelen "competare"den geldiğini fark etmez.שהיא מגיעה מהמילה הלטינית competre, שפרושה ל"שאוף (למטרה) ביחד".
Latince'de birlikte mücadele etmek anlamına gelen "competare"den geldiğini fark etmez.الكلمة اللاتينية competare ، والتي تعني نجتهد سويا.
Latince'de birlikte mücadele etmek anlamına gelen "competare"den geldiğini fark etmez.オリンピック選手が一緒に練習するような 意味合いです
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.2 という形式 -- 抽象的な形式における
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.C'est vrai pour n'importe quelle chose. c'est une vérité objective sur la forme du chiffre deux,
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.Das ist wahr, egal worüber man spricht.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.Dat is waar ongeacht het ding waarover je het hebt.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.Điều này luôn đúng cho dù bạn đang nói về vật gì.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.E adevărat indiferent despre ce lucru este vorba
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.Eso es verdad sin importar qué estén hablando.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.È vero a prescindere da qualsiasi sia l'ambito di discussione.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.Ez így igaz, teljesen mindegy, miről beszélünk.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.Isto é verdade, seja do que for que estão a falar.