Ana içeriğe geç
Sözlük

fark etmez ile cümle

fark etmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.Itu benar, tidak peduli apapun yang sedang Anda bicarakan.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.Je to pravda vždycky, nehledě na to o čem mluvíte.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.그건 여러분이 어떤것에 이야기 하는지 상관없이 사실입니다.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.To prawda, nieważne o czym mówisz.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.Αυτό είναι αλήθεια ανεξάρτητα για ποιο πράγμα μιλάς.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.Това е вярно независимо за какво говориш.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.Это истинно вне зависимости от того, о чём идёт речь.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.זה תמיד נכון, לא משנה על איזה דברים מדובר.
Neden bahsettiğiniz fark etmez, her şey için doğrudur.وهذه حقيقةٌ مطلقة بغض النظر عن ماهية الشيء الذي تتحدث عنه.
"Nereye varmak istediğini umursamıyorsan, hangi yöne gittiğin pek de fark etmez.""Als het je niet kan schelen waar je heengaat, maakt de richting die je kiest ook weinig uit."
"Nereye varmak istediğini umursamıyorsan, hangi yöne gittiğin pek de fark etmez.""Jeśli nie obchodzi cię, dokąd zmierzasz, to nieważne też, którędy podążasz".
"Nereye varmak istediğini umursamıyorsan, hangi yöne gittiğin pek de fark etmez.""여러분이 어디로 향하고 있는지 관심이 없다면, 어느 길을 택하든지 별 문제가 되지 않는다"
"Nereye varmak istediğini umursamıyorsan, hangi yöne gittiğin pek de fark etmez.""Nếu bạn không quan tâm lắm về việc bạn sẽ đi đâu, bạn đi đường nào cũng không quan trọng."
"Nereye varmak istediğini umursamıyorsan, hangi yöne gittiğin pek de fark etmez.""Se non t'importa di dove vuoi arrivare allora una strada vale l'altra".
"Nereye varmak istediğini umursamıyorsan, hangi yöne gittiğin pek de fark etmez.""Si no te importa mucho a dónde quieres llegar, no importa mucho qué camino tomes".
"Nereye varmak istediğini umursamıyorsan, hangi yöne gittiğin pek de fark etmez.""Ако не те интересува особено къде искаш да стигнеш, няма особено значение накъде ще тръгнеш."
"Nereye varmak istediğini umursamıyorsan, hangi yöne gittiğin pek de fark etmez.""Если тебе всё равно, куда ты хочешь попасть, тогда всё равно, куда идти".
"Nereye varmak istediğini umursamıyorsan, hangi yöne gittiğin pek de fark etmez.""אם לא אכפת לך כל כך לאן את רוצה להגיע, זה לא משנה באיזו דרך תבחרי."
"Nereye varmak istediğini umursamıyorsan, hangi yöne gittiğin pek de fark etmez."" إن كنت لا تأبه كثيراً إلى أين تذهب، فلا يهم كثيراً بأي طريق ستذهب."
"Nereye varmak istediğini umursamıyorsan, hangi yöne gittiğin pek de fark etmez."あまり気にしていないなら どちらに行っても大した問題ではない」 とは言え どちらへ行くのか
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Det spelar inte någon roll att jag redan bevisat vad jag kan åstadkomma med mitt hjärta.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Dù tôi đã cố gắng chứng minh bao nhiêu, mặc cho những gì tôi làm với trái tim của mình.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Es ist ganz egal, was ich bereits bewiesen habe, was ich mit meinem Herz erreichen kann.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Het maakt niet uit wat ik al heb bewezen, wat mijn gevoelens zijn.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.제가 여태 보여준 것들이나 마음으로 할 수 있는 일들과는 관련이 없이
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Nem számítana, hogy bizonyítottam, mire vagyok képes a szívemmel.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Nezáleží na tom, co jsem už dokázal, co dovedu udělat se svým srdcem.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Nie ważne co udowodniłem, nie ważne jak działa moje serce.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.No importa lo que haya hecho en el pasado, o lo que pueda hacer con mi corazón.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Non importa cosa ho già dimostrato, cosa posso dare col mio cuore.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Nu contează ce am dovedit deja, ce pot să fac cu pasiune.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Peu importe ce que j'ai déjà prouvé, ce que je peux faire avec mon cœur.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Δεν έχει σημασία τι έχω ήδη αποδείξει, τι μπορώ να κάνω με όλη μου την καρδιά.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.И не важно, что я уже доказал, на что способно моё сердце.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.Няма значение, че вече съм доказал, какво мога да правя.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.לא משנה שכבר הוכחתי את עצמי
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.بغض النظر عمّا أنجزتُهُ ، وبما أستطيعُ فعله من قلبي.
Neyi kanıtladığım, kalbimle neler yapabileceğim fark etmez.ミシガン州ではそう規定されています
Olduğunu fark etmezsiniz bile.A ani si nevšimnete, že k tomu došlo.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.A ani ste si to nevšimli.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.Dan Anda tidak menyadarinya ketika hal itu terjadi.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.E nem repararam que tal aconteceu.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.És észre sem vesszük, hogy megtörtént.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.Et vous ne vous en êtes même pas aperçu.
Olduğunu fark etmezsiniz bile. İşte hepsi bu.Току що обясних дизайна.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.그리고 당신은 아무것도 눈치채지 못했습니다.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.Nie wiadomo nawet, kiedy to się stało.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.Og man opdager ikke engang, det skete.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.Und Sie haben nicht einmal bemerkt.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.Và thậm chí bạn còn không để ý là nó đã xảy ra.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.Y ni siquiera se dieron cuenta que así pasó.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.Zonder dat je het in de gaten had.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.Ούτε καν παρατηρήσατε ότι συνέβη αυτό.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.И вы даже не заметили, как это произошло.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.І ви навіть не помітили, як це сталося.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.ואפילו לא שמתם לב לכך...
Olduğunu fark etmezsiniz bile.وأنتم لم تلاحظوا حتى حدوثها.
Olduğunu fark etmezsiniz bile.おしまいです ジョン・ホッジマンでした
-Olmalıydı, olabilirdi, fark etmez.- Ascultă, căcaturi se întâmplă tot timpul. Nu contează.
-Olmalıydı, olabilirdi, fark etmez.Če Blackburn ne bi padel, se nič tega ne bi zgodilo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
fark etmez ile cümle - Sayfa 10 - fark etmez kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App