Birkaçınız eğer fareyse yiyebilir. ya da insansa.Weinigen zouden het eten als het een rat is of een mens.
Birkaçınız eğer fareyse yiyebilir. ya da insansa.Λίγοι από εσάς θα το τρώγατε αν είναι ποντικός ή άνθρωπος.
Birkaçınız eğer fareyse yiyebilir. ya da insansa.Мало хто з вас з'їв би це, якби це було м'ясо щура чи людини.
Birkaçınız eğer fareyse yiyebilir. ya da insansa.Малцина от вас биха го изяли, ако това е плъх, или човек.
Birkaçınız eğer fareyse yiyebilir. ya da insansa.Немногие из вас съедят это, если это крысятина или человечина.
Birkaçınız eğer fareyse yiyebilir. ya da insansa.מעטים מכם יאכלו את זה אם זה עכבר או אדם.
Birkaçınız eğer fareyse yiyebilir. ya da insansa.والبعض سيأكلها حتى لو كانت لحم فئران او لحم بشري
Birkaçınız eğer fareyse yiyebilir. ya da insansa.食べる人はほとんどいません 変わった色の豆腐だったら食べるという人もいます
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Appleに電話で苦情を言ってきました 「マウスがキーキー鳴るとはどういうことですか?」 と担当者が尋ねると
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Een vrouw belde Apple om te klagen dat haar muis piepte -- hij maakte een piepgeluid. De technicus zei:
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Egy nő azzal a panasszal hívta az Apple-t, hogy az egere cingog - cincogó hangot ad ki.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Eine Frau rief Apple an, und klagte dass ihre Maus quietschte - also ein Quietschgeräusch machte.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.어떤 여자분이 애플에 전화했습니다. 그 여자분의 마우스가 끽끽거린다고 항의를 했죠
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Kobieta zadzwoniła do Apple, żeby się poskarżyć, że jej mysz piszczała - wydawała skrzypiący dźwięk.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Một người phụ nữ gọi Apple để than phiền về việc con chuột của bà cứ kêu rúc rích. Gây những tiếng rúc rích.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.O femeie a sunat la Apple plangand-u-se ca soarecele ei squeakaie -- face un sunet dubios
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Uma mulher ligou para a Apple e queixou-se que o rato chiava, fazia um ruído de guincho. E o técnico:
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Una donna ha chiamato Apple per lamentarsi che il suo mouse squittiva - faceva come uno squittio.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Una mujer llamó a Apple para quejarse que su mouse (ratón) estaba chillando - haciendo un sonido chillón.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Une dame a appelé Apple pour se plaindre que sa souris grinçait -- qu'elle émettait un son grinçant.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Μία γυναίκα κάλεσε στην Apple για να παραπονεθεί πως το ποντίκι της έτριζε, κάνοντας έναν θόρυβο τριξίματος.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Жена се обади на Епъл да се оплаче че мишката и цвърчи -- прави цвърчящ шум
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Женщина позвонила в Apple, чтобы пожаловаться, что её мышка скрипит — издаёт скрипы.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.אישה התקשרה ל-Apple להתלונן שהעכבר שלה צפצף -- עשה רעש צפצפני.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.اتصلت إمرأة على ماكنتوش تشتكي ان الفأرة تصرصر-- تصدر صوة صرصرة.
Bir keresinde... ...fare olduğunu zanneden iki hastam olmuştu.Am vãzut odatã... ... doi pacienþic care credeau cã sunt ºoareci.
Bir keresinde... ...fare olduğunu zanneden iki hastam olmuştu.Ich hatte früher mal ... zwei Patientinnen, die sich für Mäuse hielten.
Bir keresinde... ...fare olduğunu zanneden iki hastam olmuştu.J'ai déjà eu deux patientes... qui se prenaient pour des souris.
Bir keresinde... ...fare olduğunu zanneden iki hastam olmuştu.Widziałem kiedyś... Dwóch pacjentów którzy byli myszami.
Bir keresinde... ...fare olduğunu zanneden iki hastam olmuştu.Μια φορά είδα... Δύο ασθενείς που νόμιζαν οτι ήταν ποντίκια.
Bir kilise faresi kadar parasiz biraktigi icin birisine tesekkurler!Debido a cierta persona, soy pobre como un ratón de iglesia.
Bir kilise faresi kadar parasiz biraktigi icin birisine tesekkurler!Grâce à une certaine personne, je suis aussi pauvre qu'une souris d'église.
Bir kilise faresi kadar parasiz biraktigi icin birisine tesekkurler!Εξαιτίας κάποιας, είμαι πανί με πανί.
Bir kilise faresi kadar parasiz biraktigi icin birisine tesekkurler!お腹すいたんですけど
Bir kilise faresi kadar yoksul.Chudá jak kostelní myš.
Bir kilise faresi kadar yoksul.Od kje si?
Bir kilise faresi kadar yoksul.Skąd jesteś?
Bir kilise faresi kadar yoksul.Бедно като църковна мишка.
Bir kıçı, bir başı var, yeni hamile bir fareden henüz geldiği için küme küme süt saklıyor.Are un capăt, are un vârf, secretă mult lapte, deoarece provine de la un şoarece gestant.
Bir kıçı, bir başı var, yeni hamile bir fareden henüz geldiği için küme küme süt saklıyor.이 세포는 밑부분이 있고, 윗부분이 있어요. 이 것은 많은 양의 젖를 분비하고 있습니다. 왜냐하면 이 세포는 임신 초기의 쥐의 세포이기 때문이죠.
Bir kıçı, bir başı var, yeni hamile bir fareden henüz geldiği için küme küme süt saklıyor.Posiada dół, górę, produkuje duże ilości mleka, bo pochodzi od myszy we wczesnej ciąży.
Bir kıçı, bir başı var, yeni hamile bir fareden henüz geldiği için küme küme süt saklıyor.Има долна част, има горна част, секретира много много мляко, понеже е взета от мишка в ранна бременност.
Bir kıçı, bir başı var, yeni hamile bir fareden henüz geldiği için küme küme süt saklıyor.У неё есть низ, у неё есть верх, она выделяет много молока, потому что мы взяли её от беременной мыши.
Bir kıçı, bir başı var, yeni hamile bir fareden henüz geldiği için küme küme süt saklıyor.יש לו תחתית, יש לו חלק עליון, הוא מפריש כמויות של חלב, כי הוא נלקח זה עתה מעכברה בתחילת ההריון.
Bir kıçı, bir başı var, yeni hamile bir fareden henüz geldiği için küme küme süt saklıyor.لها قاع وقمة، هي تقوم بإفراز كتل وكتل من الحليب ، لأنها جاءت من أنثى فأر حامل في مراحل مبكرة،
Bir kıçı, bir başı var, yeni hamile bir fareden henüz geldiği için küme küme süt saklıyor.妊娠初期のマウスから採った細胞ですから 沢山のミルクを分泌しています 妊娠初期のマウスから採った細胞ですから 沢山のミルクを分泌しています これらの細胞を取り出し シャーレに入れ
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.Aby zmaksymalizować okno pionowo, kliknij w przycisk maksymalizuj środkowym przyciskiem.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.Egy ablak függőleges irányú maximalizálásához az egér középső gombjával kell a maximalizáló gombra kattintani.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.For at maksimere et vindue lodret, klik på maksimér- knappen med den midterste museknap.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.För att maximera ett fönster vertikalt, klicka på maximeringsknappen med den mittersta musknappen.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.창을 세로로 최대화하려면 최대화 버튼을 가운데 단추로 누르십시오.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.K vertikální maximalizaci okna klikněte prostředním tlačítkem myši na maximalizační tlačítko.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.Om een venster verticaal te maximaliseren, klik op het maximaliseerknopje met uw middelste muisknop.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.Para maximizar uma janela verticalmente, carregue no botão de maximizar com o botão do meio do rato.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.Para maximizar verticalmente una ventana, pulse en el botón de maximizar con el botón central del ratón.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.Pentru a maximiza o fereastră pe verticală, dați clic pe butonul de maximizare cu butonul din mijloc.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.Per massimizzare una finestra verticalmente, fai clic sul pulsante massimizza con il tasto centrale del mouse.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.Pour maximiser une fenêtre verticalement, cliquez sur le bouton d'agrandissement avec le bouton central.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.Pre maximalizáciu okna vertikálne, kliknite na tlačidlo pre maximalizáciu stredným tlačidlom myši.
Bir pencereyi dikey olarak büyütmek için, farenin orta tuşu ile büyüt düğmesine tıklayın.Suurentaaksesi ikkunan pystysuunnassa, klikkaa suurenna nappia hiiren keskinapilla.