Ana içeriğe geç
Sözlük

far ile cümle

far kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Başka kimse bunu fark etti mi?Did anybody else notice this?
Fark gören var mı?Does anyone see a difference?
Nasıl bir fark yaratıyor?What difference does this make?
Ne gibi bir fark yaratıyor?What difference does this make?
Farklı bir şey yapmıyorum.I'm not doing anything different.
Ben farklı bir şey fark etmedim.I didn't notice anything different.
Farklı olarak bir şey yapıyor musun?Are you doing something differently?
Keşke farklı olsam.I wish I were different.
Keşke her şey farklı olsaydı.I wish things had happened differently.
Bunun ne kadar ciddi olduğunu fark ediyor musun?Do you realize how serious this is?
Bunun ne kadar ciddi olduğunu fark ediyor gibi görünmüyorsun.You don't seem to realize how serious this is.
Bunun ne kadar ciddi olduğunu fark ediyor gibi görünmüyorsun!You don't seem to realize how serious this is!
Üzgünüm. Ben bunun ciddi olduğunu fark etmedim.I'm sorry. I didn't realize it was that serious.
Bilgimin sınırlarının farkındayım.I'm aware of the limits of my knowledge.
Bunun hakkında farklı olarak hissediyorum.I feel differently about this.
İplik farklı liflerden eğrilir.Yarn is spun from different fibers.
Tom iyi ve kötü arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between good and evil.
Ne farklı olacak?What's going to be different?
Biri sizi fark edecek.Somebody's going to notice you.
Artık her şey farklı.Everything's different now.
Tom neler olduğunun farkında.Tom's aware of what's happening.
Fare yatağın altında oradan oraya koşturuyordu.The mouse was running around under the bed.
Farklı şekillerde ve renklerde orkidelerim var.I have orchids of different shapes and colors.
Eh, o bölgede, tabii ki işler erkekler ve kadınlar için farklıdır.Well, in that area, of course things are different for men and women.
Benim farklı bir kültürden olduğumu biliyorsun.You know I'm from a different culture.
Sofra adabı ülkeden ülkeye farklılık gösterir.Table manners differ from country to country.
Bir kazananla bir kaybeden arasındaki fark nedir?What's the difference between a winner and a loser?
Hazırlanmakta olan bir hareket var ve hiç kimse bunu fark etmiyor.There is a movement afoot and nobody is noticing it.
Onu daha önce hiç fark etmedim.I've never noticed that before.
Ben onu hiç fark etmedim.I've never noticed that.
Bu çok farklı.It's very different.
O burada farklı.It's different here.
Farelerden korkuyor musunuz?Are you afraid of rats?
Fare için bir kedi bir aslandır.To the mouse a cat is a lion.
Dükkan farklı ürünler satmaktadır.The shop sells different products.
Akşam yemeği için dört farklı biçimde pişirilmiş kuzu etim vardı.For dinner, I had lamb cooked four different ways.
Fark eden tek kişinin ben olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm the only one who noticed.
Farkına varan tek kişinin ben olduğumu sanmıyorum.I don't think that I'm the only one who noticed.
Onu yanlış anladığımı fark etmeye başladım.I began to realize that I had misunderstood him.
Biz onun farkında değildik.We weren't aware of that.
Bizim farklılıklarımız vardı.We had our differences.
Tom diğer çocuklardan farklı.Tom is different from other boys.
Bir şey fark etmedi.It made no difference.
Hepsi farklı.All of them are different.
Fareler bütün kedilerin rüyasıdır.Mice are the dream of all cats.
Bu çok büyük bir fark.It's a very big difference.
Fakat farklı bir şey ortaya çıktı.But something different came out.
O büyük bir fark yaptı.It's made a big difference.
Bu sefer farklı değil.This time is no different.
Tek yumurta ikizlerinin farklı parmak izleri var.Identical twins have different fingerprints.
Bir fark yaratabilirsin.You can make a difference.
Bunu yapmak bir fark yaratacak mı?Will doing this make a difference?
Kişiliğe gelince, Tom ve Mary tebeşir ve peynir kadar farklı.When it comes to personality, Tom and Mary are as different as chalk and cheese.
Tom her zaman diğer çocuklardan farklıydı.Tom was always different from the other kids.
Tom'un kayıp olduğunu ilk olarak ne zaman fark ettin?When did you first notice that Tom was missing?
Tom melankoli ve depresyon arasındaki farkı söyleyemez.Tom can't tell the difference between melancholy and depression.
Kazanamayacağımı fark ettim.I realized that I can't win.
Bu zorlukla bir fark yarattı.It hardly made a difference.
Bu kesinlikle farklı.It sure is different.
Bu biraz farklı.It's a little bit different.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod